15 Zilhicce 182 (27 Ocak 799) tarihinde doğdu. İmam Mâlik’in talebesi olan babasının yanı sıra Mâlik’in önde gelen diğer öğrencileri Eşheb el-Kaysî, İbn Vehb ve İbnü’l-Kāsım’dan fıkıh okudu. On yedi yaşlarında iken, Mısır’a gelen İmam Şâfiî’nin derslerine katıldı. Fıkha karşı olan alâkası ve zekâsının parlaklığı sebebiyle Şâfiî’nin takdirini kazandı ve uzun bir süre onun derslerine devam etti. Hocasının hastalığı esnasında ders halkasının idaresi konusunda Büveytî ile aralarında tartışma çıktığı, İmam Şâfiî kendi yerine Büveytî’yi tayin edince meclisini terkederek er-Red ʿale’ş-Şâfiʿî fîmâ ḫâlefe fîhi’l-Kitâb ve’s-Sünne adında bir eser kaleme aldığı söylenirse de (meselâ bk. Sübkî, II, 69) İbn Abdülhakem’in böyle bir sebeple kitap yazdığı iddiası ihtiyatlı karşılanmalıdır (krş. Kādî İyâz, IV, 160). Şâfiî’nin, yerine İbn Abdülhakem’i tayin etmeyişine o sırada henüz yirmi iki yaşlarında bir genç oluşu sebep gösterilebileceği gibi (Mustafa Şek‘a, s. 201) onun esasen Mâlikî fıkhı tahsil etmiş olması ve öncelikle bu mezhebe bağlı bulunmasının bunda etkili olduğu da düşünülebilir.
"...Gerçekten benim özlem dolu bir ruhum var. Ruhum en yüksek mertebeyi özledği kadar eriştiği hiçbir mertebeyi özlemedi. Öyle ki bugün ruhum kendisinden sonra hiçbir mertebenin olmadığı bir mertebeye ulaştı, doğrusu ruhum bugün cenneti arzuladı." Dedi.