Ağaçlar, taşlar zikirdeydi, sema zikirdeydi. Ruhumuzu saf sevgiyle berraklaştıran her şey zikirdeydi. İçlerine yerleştirilen güzellik misali bir dal sonsuzluk dairesine çeken bir ırmağa sahipti. Anlatılamıyordu ama içimizi kıpır kıpır eden bir vuslat vardı. Sonsuzluk vuslatı.
Aşkın ışığı, yıkmadan dökmeden aynı zamanda durmadan bir döngü halinde harekettir. Bulunduğu bedene ruh verir. O ruhta kendine ve etrafına da besmeleyle birlikte bereket verir. Tabii olan fıtrata doğru.