İbrahim Çiftçi

İbrahim Çiftçi

YazarÇizer
9.5/10
112 Kişi
·
314
Okunma
·
0
Beğeni
·
80
Gösterim
Adı:
İbrahim Çiftçi
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu seriyi oğluma alıyorum fakat o okumadan önce mutlaka kendimde okuyorum. Çünkü çok eğlenceli ve bilgi dolu... Çocuklara kitap okumayı sevdiren bir yazar...
176 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Şu Acayip Beyin
Acayip Şeyler Serisinin son kitabı
Bir ebeveyn olarak böyle kitapların yazılmasından ne denli mutlu olduğumu ifade edemiyorum bile.
Hem beynin anatomik bölümleri, özellikleri ve görevleri tanıtılırken, evrendeki yerini, Yaradanın varlığını muhteşem bir şekilde anlatıyor.
Çok begendiğim serinin diğer kitaplarınıda okumayı düşünüyorum inşallah.
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Hem bilgilenmek hem de eğlenmek isteyen beşinci sınıf öğrencileri için tavsiye ediyorum. Ben okurken çok eğlendim ve bilgilendim. Yazarın okuduğum ilk eseri olup kalemini çok beğendim. Büyük küçük herkes okuyabilir ama özellikle beşinci sınıf öğrencilerine tavsiye ediyirum.
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
ÇEVRE tabiki bize emanet bunla ilgili bir kaç hikaye yazmış yazarımız eylenceli komik üzücü ve en önemli insanlara ders verici olması ... yaralı bir kurtla karşılaştığında bakımsız bir bahçede ve daha pek çok durumda canlılara saygı duymalıyız değer vermeliyiz.
176 syf.
·10/10 puan
On iki yıldır, sınıflara, kütüphanelere ve evlere misafir olan Tarık Uslu’nun Şu Acayip dizisini kendi kütüphanemde de misafir etmek için fırsat kolluyordum. Kısmet bu zamanaymış. Yirmi bir kitaplık seriyi nihayet okudum. Daha doğrusu yazarın akıcı ve sıkmayan üslubu okutturdu diyelim. Çünkü konular zor, bunu çocukların anlayabileceği şekilde anlatmak daha da zor. Yazarımızın kıymeti de işte tam olarak buradan geliyor. Zor konuları bir o kadar kolay anlatmak. Dikkat ederseniz kolay yazmak demiyorum, kolay anlatmak diyorum.

İlk kitabı okumadan önce merak ettim: Acayip ne demek? Sonradan gördüm: Yazar çok kitabında bunu açıklıyor ama, ben öncesinde sırtımı yasladığım, her daim arkamda duran İlhan Ayverdi’nin Misalli Büyük Türkçe Sözlük’üne baktım. “İnsanı şaşırtan şeyin çoğulu.” diyor acayip için. Bir alt satırda, “Garip, tuhaf, alışılanın dışında, değişik” yazıyor. “Hayretler içinde bırakan garip şey” i de okudum. Tam kapatıyordum ki “Şaşılacak şey”i de unutma dedi sözlük. Unutmam dedim.

“Kitapları okudukça güle eğlene pek çok acayip, şaşılacak, garip, açıklanamayan, mucizevî, şeyler öğreniyorsunuz. Ağaca, kuşa, böceğe, gökyüzünde akıp giden bulutlara ve geceleri ay ve yıldızlara bakıyorsunuz. Bir tohumun toprağın kara ve karanlık karnından çıkışını milim milim izliyorsunuz. Yeryüzünü dağ bayır dolaşıyorsunuz. Yanardağları seyrediyorsunuz. Evlerin saçak altlarına sığınıp yağmurun yağışına ve her biri buzdan bir mücevher gibi yaratılan kar tanelerine hayret ediyorsunuz. İnsan vücudunun mucizelerine tanık oluyorsunuz. Damarlarınızda akan kanın peşine takılıp neredeyse bütün bedeninizi dolaşıyorsunuz. Atomlar kadar küçülüp, bir hücrenin odacıklarında dolaşıyorsunuz. Karıncalar âlemine karışıyorsunuz. Arılarla bal yapıyorsunuz. Karpuz kabuğunun suya düşmesini beklemeden denizlere dalıp balıklarla yüzüyorsunuz. Kuşlarla ve kelebeklerle uçuyorsunuz. Dğal olarak sürüngenlerde de sürünüyorsunuz tabi. Aynaların karşısına geçip gözlerinize bakıyor, gözlerinizin nasıl baktığını görüyorsunuz. Bir başka kitapla ağaçlara çıkıyorsunuz bilhassa zeytin ağaçlarına, incir ağaçlarına… Derken beyninizi kullanıp hava titreşimlerinin çıkardığı seslere kulak veriyorsunuz.”

Bütün bu acayipliklerden Allah’ın güzel isimlerine yol buluyorsunuz. Taklitten tahkike geçiyorsunuz. İnsanın bu âlemde en önemli görevi O’nu tanıyıp layıkıyla O’na kul olmak. Layıkıyla O’na kul olmak için layıkıyla O’nu tanımamız gerekiyor. O’nu tanımaksa ancak isim ve sıfatlarını bilmekle mümkün. Saymakla demiyorum. Şu ismi şu kadar zikredersen demiyorum. Kâinat kitabında o ismin sayfasını bulup okumakla diyorum. İşte bu kitaplar bana o sayfaları gösterdi. Hazreti Ali değilim ki ben. Her öğrendiğim bilgiyle yakînim arttı, artırıyor.

Keşke bundan kırk beş yıl önce bu tarzdan kitaplar yazılabilseydi. Ya da Tarık Uslu ve Özkan Öze daha erken teşrif etselerdi dünyaya. O ilk öğretmenlerim onun kitaplarını okusaydı da fizik bilgim optikliğimle sınırlı kalıp sınavlarda fen derslerinden borçlu çıkmasaydım.

Yoktu o zamanlar, okuyamadık doğru, ama şimdiki çocukların keşke dememeleri için bu kitapları her öğretmenin mutlaka önce kendisinin okuması, sonra da yirmi bir kitabı en az yirmi bir çocuğa okutması gerekir diye düşünüyorum. Düşünüyorum şimdi bir okulda kırk öğretmen varsa her biri yirmi birer kişiye okutsalar sekiz yüz kırk kişi eder toplamda. Dur yahu merak ettim şimdi, ülkemizde faal kaç öğretmen vardı?
176 syf.
·8/10 puan
Şu Acayip Beyin, önce çocuklara sonra her yaştan insana en temel ve en keyifli şekilde beyni anlatmayı hedefleyen bir eser. İçerik olarak oldukça net ve somutlaştırmalarla zenginleştiren bir anlatıma sahip. gözümüzde canlandıram aldığımız biyolojik olayların günlük hayatımızda kullandığımız nesneler veya karşımıza çıkan olaylarla anlatılması çok zekice ve gerçekten keyifli, diye düşünüyorum. Bu açıdan da çocuklar için anlaşılır bir dile sahip. Görsel olarak da basit ve göz yormayan çizimleri aslında göze hoş gelse de, acaba renkli ve biraz daha detaylı çizimlere sahip olsa kitap nasıl olurdu diye düşünmekten de kendimi alamadım.:)
Hazırlanma aşamasında arkasında ciddi bir emeğin olduğu fark ediliyor. İnsan bedenini ve onun üzerinden okurun kendini, evreni tanıyabilmesi ve çözümleyebilmesini çok kıymetli buluyorum. Dolayısıyla yazara emeği için teşekkür etmek gerek. 9 yaş üstü herkese tavsiyemdir.
176 syf.
·Puan vermedi
Ah beyiiinnn altı üstü 1.5 kg ağrılında %77’si su ve geri kalanı ise yağ molekülü olan bir organ olmana rağmen SENSİZ OLMAZ dedirtiyorsun kendine
Kitapta ki detaylar hayran bırakırken bir ara kendini imha edecek zannettim
El hasıl;
Gerek beyinciğin işlevi (denge hareket kabiliyeti )
Gerek kafatası
Gerek bebeklerde bıngıldağın ( neden yumuşak ) oluşu
Gerekse sağ sol lop’un önemi vs gibi bir çok konu çarpıcıydı.. Sevdim seni
He birde olup kullanmayanlar var
( insan üzülüyor tabi )
176 syf.
·Puan vermedi
Kitap: Beynin; Anatomik, Fizyolojik şekilde incelenerek yapısal fonksiyonlarını hafif bir dilde aktarmıştır. Kapak yönü ile daha çok çocuk kitabını andırsa da her yaş grubuna hitap ettiğini düşünüyorum. Bir araştırma kitabı olarak da değerlendirip istifade edebilirsiniz. (Çocuk kitabı olduğunu biliyorum ama bence sadece çocuk kitabı değil vesselam :))
.
136 syf.
·Beğendi·10/10 puan
(Bu yazı 'spoiler' içerebilir.)

Bu kitap Erdem Baba, Kitap Kurdu, Numaratör, Susam ve Fırtına adlı karakterlerin maceralarını anlatır. Bu kitap Gizli İşler Tayfası'nın 3. bölümüdür.
Erdem Baba bize bu hikayeyi anlatan karakterimizdir. Kitap Kurdu kitaplara aşırı düşkün, Numaratör sürekli kötü şakalar yapan, Susam biraz yaramaz biraz obur biraz da tembel, Fırtına ise çok sert birisidir.

Gizli İşler Tayfası bu bölümde Fırtına'nın kedisi olan Gölge'yi kurtarmak için araştırma yapmaktadır. Karşılarında üç şüpheli, bir kayıp kedi, sıfır ipucu vardır. Erdem Baba'nın kuzeni Bilge onlara eşlik etmektedir. Bir kış günü kedi aramakta olan Tayfa'nın kitaplarını size tavsiye ederim. Bu kitapları Fatma Çağdaş Börekçi yazmıştır.

Erdem Baba yazarımızın kardeşidir. Yazarımız soyadı yüzünden küçük bir espri yapmıştır. Espride yazana göre "İlk aklınıza gelen böreği oldu ama üzgünüm bir tek böreğini bile görmedik." yazar.

Nesil Çocuk Yayınevi'nden çıkan bu kitap 7 veya 8 yaşların üstündeki çocuklar için çok uygundur.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbrahim Çiftçi

Yazar istatistikleri

  • 314 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 123 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.