Sene 1996
Fransa / Burgonof'ta bir sahurda yoğun kar yağışı devam ediyordu. Kimse beni almaya gelemez diyerek kuru gıdalarla soframı hazırlıyordum ki kapı çaldı, sırası gelen kişi kamyonetle çıkageldi. Kar kalınlığı 20-25 cm vardı. Aracına bindik, evine giderken bana, "Hocam saat 06'da makineler çıkar, ara sokaklar dâhil hiçbir yerde kar bırakmazlar" dedi. Gerçekten öyle oldu, asfalt çizgileri görünecek şekilde temizlenmişti.
Bahsettiğim yer 15000 nüfuslu bir yerdi. Bayram sonrası Çankırı'ya geldim. Şubatın son günleri idi. Öğle tatilinde eve doğru giderken kar yağışı başladı, yerde 5 cm kadar tutundu. Evimin tarafında şehrin önemli bir kısmı; okullar, hastane, pazar yeri, resmî kurumlar vardı. Kar yağışının yoğunlaşmasıyla trafik durdu. Evde yemek yedim, namaz kıldım, daireye dönerken trafik hâlâ kapalı idi. Üstelik belediye ekipmanları, köy hizmetleri ve karayolları ekipman ve hizmet binaları o tarafta idi. Hiçbirinden bir makine çıkıp müdahil olmadı. Neyse ki cemre düşmüş idi de hava yumuşayınca trafik açıldı. Avrupa'daki makineler bizde de var ama orası öyle burası böyle!..