İlyas Doğan

İlyas Doğan

YazarÇevirmen
9.9/10
13 Kişi
·
18
Okunma
·
7
Beğeni
·
205
Gösterim
Adı:
İlyas Doğan
Tam adı:
Prof. Dr. İlyas Doğan
Görev yaptığım yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede kendimce çok önemli bilgi ve deneyimler edindim. Bilim kurumlarının karşı karşıya oldukları temel sorunları sadece akademisyen sıfatıyla değil uzun bir süre yürüttüğüm Yükseköğretim Kurulu Denetleme Kurulu üyeliği ve başkanlık görevi sırasında idareci sıfatıyla da gözlemleme fırsatım oldu.

Sivil toplum yöneticiliklerinde bulundum. Binlerce öğrenci yetiştirmek nasip oldu. Birçok genç akademisyenin yetişmesinde katkım oldu ve olmaya devam etmektedir. Ancak ülkeme hizmetin sadece akademisyen ve idarecilikle yetinmekle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle sınırlarını ve içeriğini kendimin çizdiği ifade özgürlüğü alabildiğine tadabileceğim bir sayfam olsun istedim.

Burada ifade ettiğim görüşlerden dolayı sorumluluk kabul etmekten kaçınmayacağım. Daha özgürlükçü, barışa dayalı ve adaletin egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün asla sorgulanmayacağı bir dünya kurabilme ülküsünü okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Yazılarıma gelecek her türlü insaflı eleştiriyi benim için yenilenme ve hatalarımı gözden geçirme fırsatı olarak göreceğim. Burada ifade edeceğim kişisel ama bilim verilerine dayalı değerlendirmelerimden rahatsızlık duyabileceklerin olacağını biliyorum. Onların da benim görüşlerimi özgeci bir bilgelikle karşılamaları en büyük dileğimdir. Böyle yaparsak daha güçlü bir insan ve toplum hayali kurabiliriz.
-İlyas Doğan
Eserimi, 14 Kasım 1944'te sürüldükleri yurtlarına hâlâ dönemeyen Ahıska Türklerine, yurtları Rusya tarafından işgal edilen Kırım Tatarlarına ve Çin'in dünyanın gözü önünde soykırım uygulamasına rağmen kendileri için hiçbir şey yapamayışımdan duyduğum vicdani mahcubiyetimi telafi ümidiyle Doğu Türkistan'ın mazlum halkı Uygurlara ithaf ediyorum.
Unutulmamalıdır ki özgür basın var ise ve devletçe yönlendirilmeyen bir sivil toplum mevcutsa yöneticiler kendilerini kişi hak ve özgürlüklerine saygılı davranmak zorunda hissederler.
Bütün insanlar için geçerli insan hakları normlarının varlığının bölgesel veya kültürel farklılıklara dayanarak reddi yöntem olarak kolay olabilir. Fakat kanaatimizce kutsal kitaplar ve evrensel mesajlar içeren hiçbir din, dünya görüşü ya da ahlak anlayışı işkence, ırk ayrımcılığı, kölelik, insan ticareti gibi davranışları haklı göstermek için ikna edici bir zemin sağlamaz.
Özetle sivil toplumun güçlendiği toplumlarda devlet yöneticileri kendilerini, haklara saygı göstermeye ilişkin söze uymak zorunda hissederler. İstikrarlı bir toplumsal ve siyasi hayat da devletin toplum tarafından dengelendiği bir ortamda mümkündür. Buna karşılık sosyal örgütlenmelerin zayıf olduğu, kurumsallaşamadığı toplumlarda basit hukuk kurallarının uygulanması bile garanti edilemez ve bu tür toplumlarda huzursuzluklar süreklilik gösterir.
Toplumu aşırı öne çıkaran düşünürlerin ve ideolojilerin insanı önemsemekte duyarlı davranmadıklarını genel bir kanaat olarak ifade etmek yanlış olmayacaktır. Nitekim sosyalist ve faşist anlayışlar bireyi toplum ya da ulusun içinde yok sayarak totaliter ideolojilerini kurmuşlardır.
Eserimi, 14 Kasım 1944'te sürüldükleri yurtlarına hâlâ dönemeyen Ahıska Türklerine, yurtları Rusya tarafından işgal edilen Kırım Tatarlarına ve Çin'in dünyanın gözü önünde soykırım uygulamasına rağmen kendileri için hiçbir şey yapamayışımdan duyduğum vicdani mahcubiyetimi telafi ümidiyle Doğu Türkistan'ın mazlum halkı Uygurlara ithaf ediyorum.
İnsanın insan olmasından dolayı haklarına devletin saygı göstermesinin zorunlu olduğu görüşü de ahlaki değil seküler bir açıklamadır. Kısaca yöneticiler ahlaksızlık olduğu için insan haklarına saygı gösterme yükümlülüğü olduğunu düşünmekten çok, ihlal halinde oluşacak toplumsal tepkiyi dikkate almak zorunda hissederler.
Montesquieu özgürlük için ‘’bu kadar değişik anlama gelebilen, zihinleri bu kadar uğraştıran başka bir kelime yoktur’’ demiştir. Montesquieu özgürlüğü ‘’yasalarca yasaklanmamış her şeyi yapabilme’’ olarak tanımlar.
420 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitap inceleme Yazısı
Kitap Adı : Hukuka Giriş
Editör : Prof. Dr. İlyas Doğan
Yayınevi : Astana Yayınları
Baskısı : 1. Baskı Ocak 2017 / 413 Sayfa
Barkodu : 9786059623346

İlgilisine : Barkod numarasını Google ve yandex arama motorlarına yazarak, kitabı nerelerden temin edebileceğinizi kolaylıkla görebilirsiniz.


Kitabın adına bakıp da yalnızca hukukun temel ilke ve kavramlarını anlattığını zannetmeyelim.
Bunlarla birlikte, hukukun farklı ana bilim dallarının tanımı, içeriği ve uygulaması yalın bir dille
okura sunulmuştur. Teorik, bilimsel ve uygulama bilgilerinin yanı sıra, mevzuat bilgisi de verilmiştir.
13 farklı makale, farklı akademisyenlerce yazılmıştır. Toplu ve verimli bir kitap haline gelmesinde
sayın editörün deneyimli katkısı da göze çarpmaktadır.
Bireyin, toplum nezdindeki hak, ödev, görev ve sorumluluklarını bilmesi gerekir. Kanunları bilmemek, hukuken mazeret kabul edilmemektedir. Bilerek veya bilmeyerek suçlu duruma düşmemek için, hukukun genel ilkelerini, uygulamalarını, farklı alanlarını, kapsamını, mevzuatlarını
özet de olsa bilmekte, yaşam verimliliği, huzur ve kalitesi adına fayda vardır.
Hepimiz öğrenci olduk. Mühendis, doktor, avukat, öğretmen, hakim, savcı, müfettiş, politikacı, iş insanı…gibi görevler üstlendik. Öğrenim yıllarında, öğrenci psikolojisi gereği, ilk amacımızı; dersleri, bilimsel gereklilik, mesleki önem, toplumsal fayda açısından bakarak belirleyemeyiz.
“Geçerli not alalım, bir an önce mezun olalım” düşüncesi ile hareket edilir. Zaten ortada da pek kitap filan da yoktur. Fotokopiler, ders notları, daha önce çıkmış sorularla oyalanıp durur öğrenci.
Bu nedenle, bildiğimiz konuların tekrarı da olsa, daha iyi kavrayacağınızdan emin olabilirsiniz.
Sadece hukuk fakültesi mezunları değil, diğer meslek dallarında görev yapanların da en azından
toplumsal ortalama hukuk zihniyetimize katkı sağlaması için bu ve benzeri kitapları okumalarını öneriyorum.
“Bilim ayrı, yasa ayrı, doktrin-teori ayrı, uygulama apayrı” anlamında hukukun yanlı / yanlış yorumlandığını okumuşsunuzdur. Bu çelişki, açmaz ve aykırı kanıdan kurtulmanın yolu, hukuka
aşk ile bağlanmaktır. – ki doğurduğumuz adalet meşru olsun-
İster Hukuk adına yasa hazırlayan, üreten, onaylayan olun. İster hukuk adına iddia, hüküm, savunma argümanı üretin. İster müzakere, uzlaşma geliştiren bir irade sahibi olun.
Bu kitap içeriği, önerileri, öngörüleri, teorik anlatım ve uygulamaları ile baş ucu kaynağınız olacak.
Hukukun; mekanik bir düzenek, kimyasal formül, yasaların da gazete metni gibi olmadığından yola çıkarak; çok yönlü, mantıklı ve derinlikli argümanlar geliştirmek için güzel bir başlangıç kitabı.
İyi okumalar.

09.02.2019
Ali Rıza Malkoç
www. arm.web.tr
#armozdeyis
Sefa Akgül
Sefa Akgül Devlet ve Toplum Kuramlarına Yeni Yaklaşımlar'ı inceledi.
436 syf.
·4 günde
İlyas Doğan ‘Devlet ve Toplum Kuramlarına Yeni Yaklaşımlar’da, küreselleşmenin beraberinde getirdiği farklı yorumlar eşliğinde devleti ve toplumu açıklamaya dönük yeni kuramsal yaklaşımları anlatıyor. Doğan, küreselleşmenin devletlerin siyasî sınırlarının anlamını değiştirmesi ve yeni toplum anlayışlarını beraberinde getirmesi gerçeğinden hareketle, bu durumun ulus devletler, toplumlar ve bireyler için ne gibi tehditler barındırdığına odaklanıyor. Doğan ardından, ulus ötesi aşamada dünyada meydana gelecek devlet ve toplum kurgularını anlatıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
İlyas Doğan
Tam adı:
Prof. Dr. İlyas Doğan
Görev yaptığım yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede kendimce çok önemli bilgi ve deneyimler edindim. Bilim kurumlarının karşı karşıya oldukları temel sorunları sadece akademisyen sıfatıyla değil uzun bir süre yürüttüğüm Yükseköğretim Kurulu Denetleme Kurulu üyeliği ve başkanlık görevi sırasında idareci sıfatıyla da gözlemleme fırsatım oldu.

Sivil toplum yöneticiliklerinde bulundum. Binlerce öğrenci yetiştirmek nasip oldu. Birçok genç akademisyenin yetişmesinde katkım oldu ve olmaya devam etmektedir. Ancak ülkeme hizmetin sadece akademisyen ve idarecilikle yetinmekle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle sınırlarını ve içeriğini kendimin çizdiği ifade özgürlüğü alabildiğine tadabileceğim bir sayfam olsun istedim.

Burada ifade ettiğim görüşlerden dolayı sorumluluk kabul etmekten kaçınmayacağım. Daha özgürlükçü, barışa dayalı ve adaletin egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün asla sorgulanmayacağı bir dünya kurabilme ülküsünü okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Yazılarıma gelecek her türlü insaflı eleştiriyi benim için yenilenme ve hatalarımı gözden geçirme fırsatı olarak göreceğim. Burada ifade edeceğim kişisel ama bilim verilerine dayalı değerlendirmelerimden rahatsızlık duyabileceklerin olacağını biliyorum. Onların da benim görüşlerimi özgeci bir bilgelikle karşılamaları en büyük dileğimdir. Böyle yaparsak daha güçlü bir insan ve toplum hayali kurabiliriz.
-İlyas Doğan

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 18 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 15 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.