İnci Aslıer

İnci Aslıer

Çevirmen
0.0/10
0 Kişi
·
192
Okunma
·
0
Beğeni
·
5
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Mars'ta ki yaşam şartlarını simule etmek isteyen bir grup araştırmacı Meksika'nın Yukatan bölgesindeki derin mağaralarda mahsur kalmıştır. Grup ile tüm iletişim kesilmiş ve kendilerinden hiç bir şekilde haber alınamamaktadır. O sıralarda bir konferans için başkent Meksiko City'de bulunan dedektifimiz Martin Mystere, araştırmacıların izini aramaya başlar ancak bir anda kendini kanlı bir uyuşturucu trafiğinin içinde bulur. Öte yandan kökleri zaman ve uzayın derinliklerinde yer alan bir bilmece de çözülmeyi beklemektedir. Bu bilmeceyi çözmek için Martin'in hastalık ve ölümün ruhları tarafından yönetilen Maya yeraltı dünyasındaki Xibalba'nın (Maya mitolojisinde ölen ruhların birçok sınavdan geçtikten sonra ulaşabildiği yer) karanlık girişinden geçmek zorunda kalacaktır.
Gerçek olaylara referans vermede oldukça usta olan Martin Mystere yazarları bu macerada ünlü dedektiflik romanları yazarı Agatha Christie konusunu incelemişler. Hızlı akan ve sürükleyici bir hikaye ortaya çıkmış.

1926 Aralık ayında İngiltere'de tüm gazetelerin baş sayfasını Agatha Christie ismi süsler. Ünlü polisiye yazarı İngiltere'nin güneyindeki evinden esrarengiz şekilde kaybolmuştur. Aracı göl kenarında bir ağaca çarpmış, eşyaları etrafa dağılmış haldedir ama kendisinden bir iz yoktur. Her yerde aramalar yapılır ama bir sonuca varılamaz. Ve on bir gün sonra Yorkshire, Harrogate'de bir otelde bulunur. Yazar olanları hatırlamadığını ve hafıza kaybına uğradığını iddia eder. Bu olay yazarın ününe ün katmış olsa da yaşamı boyunca hep bir soru işareti olarak olarak kalır.

Martin Mystere, yayıncısının da ısrarıyla bir yandan Agatha Christie'nin kayıp günlerine mantıklı bir açıklama bulmaya çalışırken, beklenmedik olaylar onu Mısır'a, Nil'e, binlerce yıl öncesinde kalmış bir uygarlığa kadar götürüyor.

Romanda 2 yerde sanki konuşmalarda bir atlama oluyor; eksiklik varmış hissine kapıldım. Bu durum bende rahatsızlık yarattı, kafama takıldı. 1 yıldız oradan kırdım. Yoksa 9 yıldızlık bir hikayeydi. Bu eksik gibi gelen yeri orjinal İtalyan baskısından bir şekilde kontrol etme isteğim var.
Roman, isminden de anlaşılacağı üzere, Frigya kralı Midas'ın hikayesinden esinlenmiş. Dolayısıyla Türkiye'de geçen bölümleri de var. 1950li yıllarda Türkiye'de Gordion'da yapılan kazılarda bulunan ilginç bazı buluntuların günümüze uzanan etkilerinin anlatıldığı keyifli bir macera.
Çizgiroman ama malesef siyah-beyaz. Ve o kadar çok kare ve konuşma baloncugu var ki! Okumak çok zor. Bitirene kadar anam ağladı. Tabi çizgi romanın ilkelerinden olduğu için saygımız sonsuz. Çizimler fln muazzam emek var kitapta. Baya kalın, dolu dolu. Okunmayı hakkediyor.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 192 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.