İrfan Balıoğlu, 1946 yılında Erzincan, Eğin’de dünyaya geldi. İlkokula Eğin’de başladı, İstanbul’da tamamladı. 1963-1968 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi’nde okudu. Mezuniyetinden sonra yapısal tasarım mühendisliği alanında çalışmayı seçti ve bu konuda Türkiye’deki ilk bilgisayar programlarını yazdı. Konusundaki bilgisinin ve bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle programlarında da gelişmeler oldu. Meslektaşları arasında yaygın kullanılması gerektiğine inandığı için, programlarını bir dönem İnşaat Mühendisleri Odası’nın kullanımına sundu.
Kendi yarattığı imkanlarla, elle hesap döneminde yapılması neredeyse imkansız denebilecek, genelde projesi yurtdışında yaptırılan, aynı yolda çalışan çift kreynli Pendik Dizel Motor, Gebze AEG-ETİ, Aliağa HABAŞ Demir Çelik fabrikalarını, Orta Doğu’nun en büyük gemi yapım fabrikası olan ve 80 metre açıklık, 80 metre yükseklikteki UM Denizcilik tersanesini projelendirdi. Ağır sanayi tesisleri ve tersane projelerinin yanı sıra Akmerkez, Mersin İş Merkezi, İş Bankası Genel Müdürlük Binası gibi Türkiye’nin ilk yüksek yapılarına imza attı. Bu projeleri, İstanbul Sapphire, Skyland Istanbul, Ege Perla, İstanbul TV ve Radyo Kulesi ve diğer yüksek yapılar takip etti.
Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleştirdiği işlerin yanı sıra yurtdışında da çok sayıda proje üzerinde çalıştı. Rusya Vergi Dairesi projesi ile Rusya Devlet ödülü aldı. 2001 yılında İTÜ’de Fahri Doktora unvanına sahip oldu. 2008 yılında İnşaat Mühendisleri Odası tarafından Onursal Yetkin Mühendislik unvanına, 2019 yılında ise Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından Mimarlığa Katkı Ödülü’ne layık görüldü. Kurucusu olduğu Balkar Mühendislik’te, 2018 yılının Mayıs ayına kadar –sonradan kendi bürosunu açmış veya diğer müesseselere geçmiş– birçok mühendis ve teknik ressam yetişti. Bu tarihte, isim kullanma hakkıyla birlikte iki istisna hariç bürodaki tüm projeleri çalışma arkadaşlarına terk etti. Atatürk Kültür Merkezi ve İstanbul TV ve Radyo Kulesi projeleriyle aktif çalışma hayatını sonlandırdı.
Yetkin ve tutku dolu meslek yaşamının yanı sıra İrfan Balıoğlu, ilk gençlik yıllarında başlayan ve yaşamını zaman içinde giderek daha zorlu hale dönüştüren bir FSHD hastası olarak verdiği örnek mücadeleyle de saygınlığını sürdürdü; 2025 yılında yaşamını yitirdi.