İşte bu yüzden çok tatlı gülümsüyordur.
EĞER BEN DE TATLI TATLI GÜLÜMSEMEYİ ÖĞRENİRSEM,
GÜLÜMSERKEN GÖZLERİM DE IŞIK SAÇARSA
BU DÜNYADA HİÇBİR ŞEYDEN KORKMAM!
Vika kapıda sanki bir şeyler bekliyordu.
“SANA KİTAP OKUMAMI MI İSTİYORSUN?” diye sordu babası.
Vika “KAHVENİ İÇER MİSİN LÜTFEN?” diyerek yerinde saymaya başladı. Babası kahvesinden bir yudum aldı ama az kalsın boğuluyordu.
“TUZLUYMUŞ!” dedi babası ve kahkaha attı.
Vika çok üzüldü. “TUZLU MUYMUŞ? BEN BİR İYİLİK YAPACAKTIM. AMA BU TUZ İYİLİĞİMİ BOZDU!”
“SEN TERSİNİ DÜŞÜN KIZIM.” dedi babası ve kocaman bir yudum daha aldı. “SEN TUZ İÇİN BİR İYİLİK YAPMIŞ OLDUN. DÜŞÜNSENE, O ŞİMDİ NASIL DA MUTLU!”
Doğru ya! Tuz ve kahve daha önce arkadaşlık kurmadılar ki! Kahveyi hemen hemen herkes sever. Şeker de bazen çok kibirli olurmuş... Vika, çok çok önemli bir şey anlamışçasına babasına bakıp kocaman bir yudum aldı.
“I-I-I-H, İĞRENÇMİŞ!” dedi ve kararlı adımlarla odadan çıktı.