"Ne kurmaca ne gerçek olan bir şeyin peşindeyiz... bir 'hikaye'nin kapsayamayacağı, belirli bir açıdan anlaşılamayacak şeylerin arayışındayız.
...Aradığımız malzeme gerçeklikte, kurmaca yaratıcılarının ilham olduğu aynı gerçeklikte, gazetecilerin tarif ettiklerini sandıkları fakat teknikleri -başlı başına bir amaç haline gelen teknikleri- yüzünden kör oldukları için aslında görmedikleri aynı gerçeklikte bulunmaktadır.
Bir hikayeyi aramak... onu gizlemektir. Hakiki ya da yapay olsa da tek bir kalıbın vurgulanması, dünyanın parçaları önceden seçilmiş bir yapboz resmi gibi sunulması, onu saklamaktır.
Hikaye, Anlam, Çözüm ve Duygu arayışları yüzünden konunun özünü bizden esirgerler; yani, dünyanın, anlatması ya da ifşa etmesi bu denli kolay olmayan, ama varlıgı olmaksızın yaşayamayacağımız geriye kalanını!
(...)
Onu nasıl yeniden bulabiliriz? Ve onunla nasıl iletişim kurar, onu nasıl tarif edebiliriz? Gelecek bize böyle meydan okuyor işte; aramadan aramalı, odağı kaydırmalı! Odağı bulandıranlar, gelecegin iletişimcileri olacaktır, ne fazlası, ne de azı! "