Giriş Yap

Jake W. Stephenson

Yazar
7.8
16 Kişi
42
Okunma
0
Beğeni
854
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Türkiye’de 1960’lı yıllarda aydınlanmacı ve toplumla bütünleşmeyi önceliklendiren üretken bir genç neslin yeşermesinde, dünyadaki gençlik hareketleri kadar Türkiye’nin kendine has toplumsal süreçleri de etken olmuştur. Ahmet Sönmez, hem dünyayı hem de Türkiye’yi bir arada değerlendirebilen bu gençliğin doğup olgunlaştığı ortamın tüm koşullarını ve toplumsal iklimlerini yaşamış bir temsilcisidir. Mimar ve yazar Ahmet Sönmez, açık kaynaklardan yararlanarak yaptığı, yaklaşık kırk yıllık araştırma ve soruşturmaların sonucunda uluslararası terör saldırılarını, üç harfli istihbarat örgütlerini ve aslan Türk polisinin marifetlerini, Jake W. Stephenson mahlasıyla yazıyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)'deki mimarlık eğitimi sonrasında, 1970-1973 yılları arasında İller Bankası’nın İmar Planlama Dairesi’nde plancı mimar olarak çalışan Ahmet Sönmez, bu bu yıllarda Bodrum Yarımadası İmar Planlaması'nda görev almıştır. 1976 yılından bu yana, kurmuş olduğu MAP Organizasyon Mimarlık-Araştırma-Planlama şirketi bünyesinde mesleki çalışmalarını sürdürmektedir. Aynı zamanda meslek örgütlerinde aktif sorumluklar alan Sönmez, Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Sekreterliği, Mimarlar Odası Genel Başkanlığı ve Mimarlar Derneği 1927 Genel Başkanlığı sorumluluklarını üstlenmiştir. Türkiye’nin uluslararası mimarlık organizasyonları, bienaller ve konferanslarına katılımında delegasyon başkanlığı ve üyeliği görevleri alan Sönmez, teknoloji, iletişim ve bilişim kültürüne olan ilgisinin yanısıra son yıllarda peşi sıra yayımladığı polisiye romanlarıyla Türkiye’de bu alanda artan merak ve üretkenliğin, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’ndeki etkin katılımıyla yayılmasına da hizmet vermektedir. Ahmet Sönmez’in Brüksel Lahanası, Ankara Tavası ve Vaşington Portakalı adlı roman üçlemesini, 2014 yılında 1974 adlı romanı ve 2017 yılında Rezil Fabrikatör Dosyası ve Kaçak Mercedes Dosyası takip etmiştir. Jake W. Stephenson ismiyle yayımladığı bu kitaplara en yeni romanı olarak katılan Kompozit Jüpiter Dosyası.
Tam adı:
Ahmet Sönmez
Unvan:
Mimar, Yazar, Gazeteci
Doğum:
Ankara, 1946
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
298 syf.
·
6 günde okudu
·
Puan vermedi
Bir kaç yıl önce çıkan Kanlakarışık'tan sonra bu kitap da bir antoloji olarak bir çok polisiye öyküyü bir araya getiriyor. Güzel de yapıyor. İlk kitaba kıyasla Kanlakarışık daha nitelikli, iyi öykülerden oluşuyor. Türk polisiyeleri ya da Türkiye polisiyesinin yazarlarının giderek kalemine daha çok güvenmesi, anlatım biçimlerinde nitelik çıtasının yukarı çıktığını görmek de iyi. Çünkü çok kötü örnekler okudum, okumaya çalıştım. Daha doğru dürüst cümle kuramayan, ya da anlatamayan insanların yazar olarak kitap çıkardığını görebiliyoruz. Yazar olmak kolay bir şeye dönüştü elbette, her şeyin bayağılaştığı yerde kalem de basitleşti, bundan geçinen, bunun keyfini süren insanlar da var...Polisiyemiz de bu anlamda payına düşeni bol kepçe almış... Ancak Karmakarışık, ilk kitaba kıyasla daha iyi, daha nitelikli anlatımların ve kurguların bulunduğu bir kitap. Bu toplama kitaptaki öyküler beni okuyun diyor. Kitap Reha Avkıran'ın kısa ve etkileyici öyküsüyle başlıyor. Suat Duman zaten diyecek bir şey yok, öyküsü çok çok iyiydi. Ekin Açıkgöz'ün Genç Merter'in Acıları öyküsü de Goethe göndermeleriyle göze batan iyi anlatılmış bir öykü. Bunun gibi bir çok öykü sayabiliriz: Armağan Tunaboylu'nun öyküsü "Bir Kadın Kaçırıldı" mesela dikkat çekici, iyi yazılmış bir öykü. Ayrıca Jake W. Stephenson'ın "Hiç Bir Şey Göründüğü Gibi Değildir" adlı öyküsü de çok iyi. Arada bu kaliteli çizgiyi sürdüren veya onun bir kademe altından devam eden ama kötü olmayan öyküler de var. Kitabın kapanışını ise Doruk Ateş yapıyor. Doruk Ateş'in öyküsünü çok merak ediyordum, çünkü ilk kitaptaki öyküsünü pek sevememiştim. Evde iki romanı da okunmayı bekliyor, ciddiye alıyorum bir şekilde bu yazarı. Bu sebeple Kanlakarışık nasıl bitiyor, Doruk Ateş nasıl yazdı acaba diye düşünüyordum. Yazarın öyküsü iyiydi, anlatımı çok iyiydi, hikâyenin sarktığı, zorlama hissi veya olmamış hissi veren hiç bir şey yoktu. Ancak başka bir durum var ve bu durum yazarın lehine mi aleyhine mi bilmiyorum. Öyküdeki "ibne" meselesi çok ilginç. Burada eşcinsel bir adam öldürülüyor, yanında eşcinsel eşi var. Polis de cinayeti çözmeye çalışıyor. Anlatıcımız ve olay mahalline gelen polislerin eşcinsel adamlarla ilgili yaptığı espriler, ya da araya yüksek sesle ya da iç sesleriyle kattıkları "ibne" yorumları öyküde ilginç bir gerginlik yaratıyor. Öldürülmüş birisinin katilini bulma çalışmasında bu kadar ibne kelimesinin geçmesi, ve bir şekilde ince ince bu insanların aşağılanması ve küçük görülmeleri bence ilginç bir atmosfer yaratıyor. Çünkü normalde bu adamlar eşcinsel olduklarından dolayı öldürülseler katillerinin mantık yürütmesi de farklı olmamış olurdu büyük olasılıkla. Yani cinayeti çözmeye çalışan polis de bir cinayetin sebebi olabilecek o hissi, aşağılama, küçük görme ve tiksinme hissini taşıyor. Böyle yaparak belki de polisin karakteri üzerinden işlenmemiş cinayetlere işaret etmiş oluyor.Yazar bunu bilerek mi yapıyor bilmiyorum, ama sonuç iyi. Çok iyi bir kapanış öyküsü. Kitabı öneririm.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.8