Okulu'na devam etti. Paris'e taşındıktan sonra Suzanne Valadon ve Max Jacob ile arkadaş oldu. Raul Dufy'nin stüdyosunu ziyaret etti. 1924 yılında resim yapmayı bırakan Dubuffet bu dönem boyunca seyahat etti. Tekrar sanata 1933 yılında döndü. Alaylı ressamlara olan ilgisinin gün yüzüne çıkmasının tarihi 1942 oldu ve Art Brut kelimesini onlar için türetti. 1948 yılında Dr. Hans Prinzhorn'un Artistry of the Mentally II isimli kitabını okuduktan sonra Andre Breton ile birlikte Art Brut topluluğunu kurdu. Amaçları kendi kendini yetiştiren ressamların eserlerini desteklemekti.
Dubuffet, kazanılmış kültürün ürünleri olan sanatları reddetti ve Art Brut'nun ateşli bir savunucusu oldu. Kendi resimlerinde de bu yaklaşımı açıkça görülmektedir.
O dönemden sonra sadece Art brut için çalışan Dubuffet 1985 yılında sanat için geldiği Paris'te hayatını kaybetti.
Kültür, kültürlü olanı bilgi(lilik) yanılsamasına düşürür, bu ise çok tehlikelidir, zira bilmeyen biri arar ve tartışır, ama bildiğini sanan biri halinden memnun uyur.
Halk artık sanatsal yaratıya değil, bazı sanatçıların çevresinde reklam yaygarasıyla yaratılan yapay saygınlığa saygı göstermeye çağrılıyor. Eserleri soruşturmak gelmiyor halkın aklına, sadece onları taşıyıp yayan reklam kanallarını soruşturmak geliyor. Yalnız halkın değil bizzat sanatçıların tutumları da, kültürel propagandanın gerçekleştirmeye çalıştığı, asıl değerin reklama verilmesi olayından dolayı değişime uğruyor. Onlar da reklamın eserlerin içeriğinden önce geldiğini düşünme noktasına geliyorlar. Ve böylece, reklamı eserin —yaratıldıktan sonraki— niteliğine bağlı sayacak yerde, eseri —yaratılma sürecindeyken— yapılmasına vesile olacağı reklama bağlı sayma durumuna düşüyorlar.