Tıbbi açıdan çok gerilere, Hipokrat zamanına gittiğimizde, erkek doktorların kadınlarda nadiren pelvik muayeneler yaptığını, hatta kadın kadavralarını kesip incelemekten kaçındıklarını görürüz çünkü o dönemlerde bir erkeğin evlilik dışı bir ilişkide bir kadına dokunması uygunsuz ya da kaba bulunurdu. O zamanlar, kadın doktorlar olmadığı için de en eski tıp ders kitaplarında kadınlar hakkında yazılmış ve tarihin ilk doktorlarına öğretilmiş olan her şey, kadınların ve kadın ebelerin erkeklere aktarmasından ve erkeklerin de bu bilgileri kendilerince uygun buldukları şekilde yorumlamasından ibaretti. Dolayısıyla tıp en başından beri ataerkil söylemlerle dolu olmuştur.