Jennifer Blake

Jennifer Blake

Yazar
7.1/10
27 Kişi
·
50
Okunma
·
2
Beğeni
·
889
Gösterim
"Erkekler bazen gümüşçülerin yaptığı aynalar gibidir. En iyileri bile soğuk ve serttir ama iyi parlatırsan onlara gösterilen şeyi yansıtırlar."
"Peki ya en kötüleri?"
"En kötülerine karşı önlem almalısın, çünkü bir kadının gözyaşlarına değmezler."
Üstelik hala saçı ve dişleri olan bir adamla evlendirilen herhangi bir kadının, koşullar ne olursa olsun tebrik edilmesi gerekirdi.
Aşk, seneler boyunca yan yana yaşamaktan oluşan sıcak bir sevgi, birlikte çocuk yapmanın neşesini paylaşmak ve birini kaybedince yaşanan hüznü paylaşmaktı. Bir adamın korumasına duyulan saygı ve minnettarlıktı. Birlikte bir hayatı inşa etmekti.
368 syf.
·5 günde·9/10
Bir Söze Mahkum
The Three Graces Serisi 2
Jennifer Blake
Bir şey söyleyeyim ben bu tür kitapları seviyorum gerçekten tarihi aşk kitaplarını
Kitabı iki üç gün önce bitirmiştim yorum yazmayı unutmuşum
kızlarımızdan ikinci olanın hikayesi
Ve İskoç oğlumuzun
Oğlumuz onu gördüğü an etkileniyor fakat bir hayli zorlu bir genç ama gel görün ki kralın istekleri herseyin önünde
bir gece yan yana kalmak zorunda kalan gençlerin evlenmek zorunda olduğunu söylüyor ve kızımızın lanet korkusu oğlumuzun ise baba istekleri ile çatışıyor
Engebelli güzel bir aşktı bana göre ilk kitabı daha da sevsem de bu kitapta doluydu.
Bu tür kitaplar insanı sersemleştirip olmadık hayaller kurulmasına öncülük ediyor bana göre
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Serinin önceki kitabında üç kız kardeşten en büyüğü Isabel 'in hikayesiydi.
Serinin ikinci kitabı Bir Söze mahkum da ise ortanca kız kardeş Catherine'in hikayesi anlatılıyor. Üç güzel kızların laneti.
Bir av partisinde Kral'ın koruması altında olan Cate bu organizasyon sırasında bir saldırıya uğrar ve kaçırılır...Ve Seksi İskoç savaşçısı Ross Dunbar onu bu saldırganlardan kurtarır.. Bir geceyi birlikte geçirmek zorunda kalırlar.. Ross gerçek bir beyefendi olsa da dönem şartları yüzünden onunla evlenmek zorundadır. Aslında bu saldırıyı planlayanın amacı tam da budur. Ross istemeden de olsa onun yerini almıştır... Gerçi pek istemeden de sayılmaz. Çünkü tüm gün ve avda gözleri hep Catherine'in üzerindeydi.
Kral ikisinin evlenmesine karar verir. Ama Catherine daha önceden Ross ile evlenmek istemediğini Ona söylemiştir. Ve Ondan da kabul etmemesi için söz almıştır. Ama pek planladıkları gitmez işler. İkisi birbirlerinden etkilenip aşık olurlar. Ve bir sürü entrika ve ihanetler olur.
368 syf.
·1 günde·7/10
Majestenin Emriyle
The Three Graces Serisi 1
Jennifer Blake
Önce başlarında acaip sıkıcı geldi . İkilinin olayı değil ama diğer yan karekterler nasıl karışık anlatılmış anlayamadım ama baş karekterleri sevdim
Özelikle lanet olarak kendilerini korumayı seçen isabel
O nasıl bir karekterdi öyle
Sevdim Seçici akıllı dürüst istediğini bilen
Ve rand onun sahneye girdiği an sevdim
Ve heyecanlandım
Suçlanması karşısında ki tuttumu ve özelikle Isabele karşı davranışları
Kitabı sevdim ben boş değildi en azından kolayca geçilen sayfaları yok. Konusu işleyişi iyiydi tek eleştiri yönüm fazlaca diğer şeylerin yazılmis olmasi ama onunda karışık olarak işlenmesi
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Isabel, 3 kız kardeşten en büyüğü ve bir üvey abisi var. 3 güzel kızın laneti diye bir şey ortaya atmış kardeşlerini ve kendini küçük yaşta evlenmekten kurtarmak için. Ama herkes bu lanete inanır olmuş. Onlardan biri ile evlenen ya da nişanlanan ölüyor. Bir gün kralın emriyle İsabel Rand ile evlenmesi uygun görüldü. Tabi ki İsabel kralın emrine itaat etmek zorunda kaldı. Tabi üvey abisinin baskısıyla da...
Rand ise, bir lordun piç oğlu ama krala bağlılığı ve savaşlarda kazandığı zaferlerle asillerden kabul edilmiş. Ve İsabel'in karısı olması şerefine nail edilmişti.
Rand, daha ilk gördüğünde İsabel'e vuruldu. Çok güzel, asil ve zarif bir kadındı. Lanete inanmıyordu. Tam düğün eğlencesi sırasında saraydan kralın emri ile bir tabur asker geldi. Ve Rand'ın kralın Fransız metresinin ve çocuğunun ölümü ile suçlandığını ve hemen saraya çağrıldığını öğrendiler. Bu süreden sonra işler karışıyor Rand masumluğunu ispatlama çalışıyor ve karısına da iyice bağlanıyor. İsabel ise farkına varmadan Rand'a aşık oluyor ve Onun masumluğunu ispatlamak için Rand kulede hapis iken çok uğraşıyor.
Güzel bir kitaptı. Tarih kokan, gizemli ve aşk dolu bir kitaptı.
368 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Tudor dönemini sevenlere tavsiye edebileceğim bir roman..IIV Henry zamanında geçen hikaye oldukça hızlı başladı..Serinin ilk kitabından daha başarılı bir kurgusu vardı. Ancak çeviriden mi? Yazardan mı? olduğuna karar veremediğim bir durağanlık vardı kitapta..Yine de okunmaya değer idi..
Üç kızkardeşin hikayesinin anlatıldığı bu serinin ilk kitabından sonra seriyi okumayacaktım ancak biraz merak biraz değişiklik isteği bu kitaba yönlendirdi beni...
368 syf.
·6/10
Tarihi kurgu okuyasım tutmuştu, şöyle pdf dosyalar arasında gezerken bir serinin üç kitabını yan yana gördüm ve tarihi kurgularda görmeye alışık olduğumuz kapaklardan birine tıkladım.

Bir Söze Mahkum.

Başlarda heyecanlandıran hikaye sayfalar ilerledikçe bir durağanlaştı sanki sonu beklediğim ve eminim ki kitabı okuyanların da beklediği gibi bitti. Kitapta klişe bir kurguyu okuyorsunuz, açıkçası ben böyle kurgulara ve hikayelere doydum, o yüzden pek ısınamadım;ama sayfaları heyecanla okumadığım yerler de olmadı değil. Krallık, siyaset, evlilik, İskoç bir adam, İngiliz bir kadın... bunları rahatlıkla kitapta görebilirsiniz. Ancak, bazı kitaplarda görmeye alıştığımız İskoç-İngiliz nefreti geri planlarda, onu göremeyeceksiniz.

Bir de öyle bir sayfa var ki... Allah'ım feministlik duygularımı kabarttı. O dönemde olağan bir konuşma olabilir ama ben bu zamanın kafasıyla düşünüyorum, sevemedim o sayfayı.(Spoi vermek istemiyoooorum.:()

Öyle yani. Bu kadar.

Şey son olarak, Ross Dunbar, defalarca adını kız ismi saydım. Kusura bakma adamım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jennifer Blake
Unvan:
Roman yazarı

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 50 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.