Jenny Huberman, geniş kapsamlı araştırma ilgi alanlarına sahip bir kültürel antropologdur. İlk etnografisi olan Kararsız Karşılaşmalar: Banaras, Hindistan'da Çocukluk, Turizm ve Sosyal Değişim (Rutgers University Press 2012), Hindistan'ın Banaras şehrinde resmi olmayan turizm ekonomisinde çalışan çocuklar ile Batılı turistler arasındaki etkileşimleri araştırdı. İkinci kitabı Transhümanizm: Atalardan Avatarlara (Cambridge University Press 2020), Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Transhümanist Hareketi canlandıran değerleri ve vizyonları inceliyor. Transhümanistlerin bilim ve teknolojiyi gelişmiş bir insan sonrası türe öncülük etmek için kullanma girişimlerinin, kültürel antropoloji disiplini içinde uzun süredir devam eden kaygılara nasıl hitap ettiğini gösteriyor. Jenny'nin üçüncü kitabı Dijital Kapitalizmin Ruhu (Polity Press Yakında 2022'de çıkacak), dijital kapitalizmin yükselişine eşlik eden ideolojik dönüşümleri araştırıyor ve dijital teknolojilerin yeni sermaye birikimi ve tahakküm biçimlerini nasıl mümkün kıldığını soruyor. Jenny ayrıca dijital çağda ölüm üzerine çok sayıda bölüm ve makale yayınladı ve gelecekte can sıkıntısının nasıl ve neden çağdaş toplumun merkezi bir hastalığı olarak ortaya çıktığını keşfetmeyi planlıyor. Öğrencilerine, antropoloji çalışmanın en güzel yanlarından birinin, "antropolojik değirmenin" "öğütünün" yalnızca onların hayal güçleri kadar sınırlı olması olduğunu hatırlatmayı seviyor.
Dijital kapitalizmin ruhu bize bir yandan özgürlüğümüze değer vermemizi söylerken, diğer yandan bizden mahremiyetimizi feda etmemizi talep ediyor. Bizi sürekli dijital gözetime tabi tutarken "kolaylaştırma" adına özgürlükten bahsediyor. Fırsatı demokratikleştirmeyi vaat ediyor fakat "kazananların her şeyi aldığı" ve yeni bir küresel seçkinler kadrosunun her şeye gücü yeten devler gibi dünyayı dolaştığı durumlara övgüler düzüyor.