Annenin yeni doğmuş bebeğini kucaklaması, yanaklarına dokunması, ayak parmaklarını gıdıklaması ya da bebeğin kendi parmaklarını tutmasına izin vermesi duyusal-motor oyunların başlamasını sağlar.
Çocukların deneyimlerine ortak olabilir miyiz?Bu hayal ruhunu yakaladığımızda daha yaratıcı yetişkinler olabilir miyiz? Kendi anılarımız çocuklarımızın yetişmesinde bize yardımcı olur mu? Erich Kastner bunların olabileceğine inanıyor. “ Anılarımız içimizde yaşıyor. Anılarımız içimizde uyurlar, canlıdırlar ve nefes alıp verirler, bazen de gözlerini açarlar. Anılar avuçlarımızda, ayaklarımızda, burun deliklerimizde, kalbimizde, pantolonlarımızda yaşar, nefes alır ve uyurlar.”