John Douglas

John Douglas

Yazar
9.3/10
4 Kişi
·
10
Okunma
·
1
Beğeni
·
27
Gösterim
Adı:
John Douglas
Unvan:
Yazar
Doğum:
New York/ABD, 18 Haziran 1945
FBI Davranış Bilimleri Birimi ile yirmi beş yıllık kariyeri boyunca, daha sonra Araştırmacı Bilim Birimi olarak değiştirildi. (Douglas ve Olshaker, 1995). John Douglas, suçlu kişilik profili konusunda lider uzman ve modern suçlu soruşturması analizinin öncüsü oldu. Douglas, seri suçlularla yaptığı araştırmayla suçluların nasıl düşündüklerini, yaptıklarını yaptıklarını ve neden yaptıklarını öğrendi. Douglas, bir suçlunun pek çok kişisel özelliklerini ve alışkanlıklarını sadece olay yerini inceleyerek belirleyebiliyor.
Şimdi bilim ve teknoloji alanlarındaki çarpıcı gelişmelere rağmen, bilgisayar çağının gelmesine rağmen, birçok polis memurunun çok daha iyi ve çok yönlü eğitim ve kaynaklara sahip olmasına rağmen, cinayet oranı artmaya ve çözüm oranı azalmaya devam ediyor.
John Douglas
Sayfa 40 - Diyojen Yayıncılık
Hareket tarzı, öğrenilmiş bir davranıştır. Failin suçu işlemek için yaptıkları anlamına gelir. Dinamiktir - yani değişebilir. Hareket tarzından ayırt etmek için türettiğim sözcük, yani imza, failin kendini tatmin etmek için yaptıklarıdır. Sabittir, değişmez.
Örneğin, bir çocuğun işlediği ilk suç mükemmel olmadığı sürece, sonradan büyürken işlediği suçların aynı şekilde olmasını bekleyemezsiniz. Ancak cezalandırılmaz ve yaptığı yanına kâr kalırsa, bundan ders alır ve yaptığı şeyde gittikçe daha iyi hale gelir. Hareket tarzının dinamik olduğunu söyleme nedenimiz de budur. Bir diğer yandan, diyelim ki bu adamın suç işleme nedeni kurbana hükmetmek, ona acı çektirmek veya yalvarmasını sağlamak ise, bu, adamın imzası demektir. İmza, katilin kişiliğini ifade eden bir parçadır. Yapmaya ihtiyaç duyduğu bir şeydir.
John Douglas
Sayfa 296 - Diyojen Yayıncılık
Uygarlığın başlangıcından beri gerçekleşen tüm dehşet verici suç yerlerinde her zaman için şu yakıcı, temel soru sorulmuştur: Nasıl bir insan böyle bir şey yapabilir?
John Douglas
Sayfa 36 - Diyojen Yayıncılık
İster Ted Kaczynski gibi bir posta bombacısı, ister Charles Whitman ya da çok sayıda okul nişancısı ya da dünyanın büyük bir çoğunluğunu bezdiren bir yığın dini terörist olsun, incelediğimiz zihinler birbirleriyle benzerlik taşıyor. Bu insanlar kendi umutsuzluklarını, hastalıklarını, başarısızlıklarını, ve/veya amaçsızlıklarını telafi etmek için kişisel bir iddia ya da siyasi bir bildiri olarak kitlesel şiddeti kullanıyorlar. Yine, bu içsel umutsuzluk, kişisel büyüklük duygusu ve karşılanmamış hak sahipliği duygusuyla sürekli bir çelişki içinde olabilir, ancak bu bireylerin istisnasız hepsi biri olmak ve yaşamlarında anlam bulmak isteyen, yetersiz ve önemsiz kişiler. Cesur olabilirler -yanlış yöne sapmış olsa da bir amaç uğruna ölmeyi seçmek, sıradan bir karar değildir- ancak güçlerinin tek dayanağı olarak şiddeti seçmişlerdir.
Bazı katil tiplerinin, işledikleri suçları tekrar etme ihtimallerinin diğer katil tiplerine göre daha yüksek olduğu açıktır. Ancak şiddet içeren, cinsel dürtülerle hareket eden seri katiller için, kendimi Dr. Park Dietz'in düşüncesiyle aynı fikirde buluyorum: "Tekrar serbest bırakılarak toplumun içine karışmaları gereken bir durum düşünemiyorum."
FBI, Adalet Bakanlığı ya da herhangi biri adına konuşamam. Fakat kendi adıma şunu söyleyebilirim ki, masum bir adamın, kadının ya da çocuğun o katilin serbest bırakılması sonucu ölmesindense; serbest bırakıldığı durumda tekrar öldürecek ya da öldürmeyecek bir katili hapiste tutarak vicdanımın sızlamasını tercih ederim.
John Douglas
Sayfa 397 - Diyojen Yayıncılık
Görüştüğüm bir suçluya, Oregon'da yirmili yaşlarındayken ona yöneltilen bir dizi genel ahlaka aykırı davranış, tecavüz girişimi, saldırı ve darp suçlamaları yapılmıştı. Ardından Portland'da bir barda tanışıp evine götürdüğü bir kadınla başarısız bir cinsel deneyim sonrası kadına tecavüz etmiş, onu öldürmüş ve vücudunu parçalara ayırmıştı. Bölgeden kaçmış, FBI'ın En Çok Arananlar Listesine girmiş ve California'da tutuklanmıştı. Kasten adam öldürmeden suçlu bulunmuş ve ömür boyu hapis cezasına mahkum edilmişti. On iki yıl sonra şartlı tahliye ile serbest bırakıldığında, tekrar yakalanmadan önce iki kadını daha öldürmüş ve cesetlerini parçalara ayırmıştı. Tanrı aşkına, şartlı tahliye kurulu bu adamın artık tehlikeli olmadığını nasıl düşündü?
432 syf.
·10/10
Gerçek suç vakalarını anlatan muazzam bir eserdi Zihin Avcısı. ABD Federal Araştırma Bürosu'nda görevli ajan John Douglas, seri katiller ve diğer çeşitli suçları işleyen kişilerin profilini çıkaran ilk suçlu profilcilerinden biri.
Çalışma hayatı boyunca birçok seri katille görüşmüş sonra da bunları kitap haline getirmiş. Eğer bu kitap kurgu olsaydı yazar çok abartmış derdim. Tüm o vahşetlere inanamadım, tüm o cinayetlere inanamadım. Bir insanın bu kadar canı ve vicdansız oluşuna inanamadım.

Douglas, seri katillerin zihinlerini ve motivasyonları araştırarak, davranışsal ipuçlarını bulmak için suç mahallini inceleyerek, suçu ve suçluyu ayırarak, kim olduğunu yansıtacak unsurlar elde etmek için çalışmaya başlar. Tüm kanıtları, tutanakları, vaka fotoğraflarını inceler, ardından kendini zihinsel ve duygusal olarak suçlunun yerine kendini koyar, onun düşündüğü gibi düşünmeye çalışır. Seri katillerin ve ağır suçlar işleyenlerin zihninde ve ruhunda, doğuştan, derinlerde var olan, suçu işlemeyi tetikleyen bir şeyler olup olmadığını araştırmaya başlar. Katili harekete geçiren şey nedir? Belirli koşullar altında cinayet işlemesini sağlayan şey nedir? gibi soruların cevaplarını arar. Seri katillerle yüzyüze görüşüp onların zihinlerinde geçen düşüncelerini çözmeye çalışır. Okudukça seri katiller yaşamın kendilerine kazık attığı, başarısız ve kaybeden insanlar oldukları ve bir tür fiziksel veya duygusal istismara maruz kaldıklarından bu cinayetleri işledikleri ve birçoğunun küçükken ailesi tarafından dışlanmış, sevgi görmemiş, dayak yemiş, istismara uğramış kişiler olduğunu anlıyoruz. Çocuk ve gençliğinde yatak ıslatma, yangın başlatma ve hayvanlara acı çektirme durumu hemen hemen her seri katilin ortak özellikleri.

Bunların işlediği cinayetler akıl alır gibi değil. İnsanın kanını donduran cinsten. Her biri tüyler ürpertici, dehşet verici. Aralarında en iğrenç bulduğum kişi Edward Gein. Mezarlardan cesetleri çıkarıp derilerini soyuyor ve çeşitli ev eşyalarını bu derilerle süsleyip kendi vücuduna da bu derileri sarıyor. Robert Bloch'un Sapık, Thomas Harris'in Kuzuların Sessizliği kitapları bu olaydan ilham alınarak yazılmış.

Yazarın biyografisi

Adı:
John Douglas
Unvan:
Yazar
Doğum:
New York/ABD, 18 Haziran 1945
FBI Davranış Bilimleri Birimi ile yirmi beş yıllık kariyeri boyunca, daha sonra Araştırmacı Bilim Birimi olarak değiştirildi. (Douglas ve Olshaker, 1995). John Douglas, suçlu kişilik profili konusunda lider uzman ve modern suçlu soruşturması analizinin öncüsü oldu. Douglas, seri suçlularla yaptığı araştırmayla suçluların nasıl düşündüklerini, yaptıklarını yaptıklarını ve neden yaptıklarını öğrendi. Douglas, bir suçlunun pek çok kişisel özelliklerini ve alışkanlıklarını sadece olay yerini inceleyerek belirleyebiliyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.