Sir John Foster Fraser İskoç seyahat yazarıydı. Temmuz 1896'da o ve iki arkadaşı Samuel Edward Lunn ve Francis Herbert Lowe, Rover bisikletleriyle dünya çapında bir bisiklet turuna çıktılar. İki yıl iki ayda 17 ülkeyi ve üç kıtayı dolaşarak 19.237 mil yol kat ettiler. Round the World on a Wheel adlı kitabı yazdılar.
Kitap yazarlığının yanı sıra aynı zamanda gazeteciydi. 1901'de The Yorkshire Post'ta çalışırken, Kraliçe Victoria'nın cenazesinin 16 sayfalık bir tanımını yazdı. 1916'da İngiltere'de What I Saw in Russia konulu konferans verdi.
Fraser, Haziran 1917'de şövalye unvanını aldı. 7 Haziran 1936'da Londra'da öldü.
Günde 20-30 fincan kahve içen Türklerin bu kadar uyuşuk olmalarına şaşmamalı. Asırlar boyu haddinden fazla kahve içmişler. Doğan her Türk çocuğu, ebeveyninden düzgün çalışmayan bir karaciğer alıyor.
Balkan ahalisinin refahı için uğraşanların önündeki esas mesele, Türklerin idaresindeki yetersizliklere çare bulmak değil, birbirine rakip Hıristiyan mezhepler arasındaki şiddeti giderek artan iç savaşı kontrol altına alabilmekti. Bu mezheplerin taraftarları, birbirlerine karşı Türklerin yapmadığı kadar insanlık dışı ve gaddarca saldırılarda bulunuyor. Türklerse olan biteni bir kenarda tebessümle izliyor. Hıristiyanlar zaten birbirlerini vahşice katletmekteyken Türkler neden ellerini kirletsindi ki?