"Kadiri Mutlakın emri mucibince, bütün hayatım boyunca mânen yerlerde sürünmeye mecbur tutulduğum halde dimdik yürümeyi tercih ettim. Üstelik hayatta hususi bir rol oynamaya, birbirlerini taklit etmekten, yabancıların bilgisi ile övünmekten başka bir şey yapmayan diğer insanlara benzemeye hevesli olmadığımı anladım. Bunun için mütemadiyen itilip kakıldım, ceza gördüm. Fakat ıztırap çekmek için ortada sebep görmediğimden, kendi yolumu kendim seçtim. Diğerlerinden ayrı yürümeye koyuldum. Karşımdaki hazin manzaraya tahammül edebilmek için, ondan kendime göre zevk duymanın çaresini aradım."