BEBEK RUHLAR
Odak:
"Kural budur ve biz de buna uyacağız..."
"Birinin bana nelere uyacağımı ve ne yapacağımı söyleme sine ihtiyacım var."
"Eğer kurallara uymazsan, başına inanılmaz derecede kötü şeyler gelebilir." (totaliter toplumlar)
Bebek ruh dünyada daha fazla yaşam deneyimine -biraz daha incelikli düşünce ve davranışlara ve biraz daha az korkuya- sahiptir.
Tipik bir bebek-ruh toplumunun bir örneğinde yaşam bir saat gibi işler. Her şeyin yeri bellidir: Pazarları kiliseye gidi lir, erkekler beysbol oynar, kadınlar örgü örerler; erkekler geleneksel olarak uzun saatler boyunca çalışır, kadınlar da çocukları büyütürler vb.
Bebek-ruh çağı, "ben ve başka ben'ler" var, anlayışıyla tanımlanır. Bu aşamadaki ruh, iki ile dört yaşları arasındaki küçük bir çocuğunkine benzer ahlâki kural ve talimatlara sahiptir ve (yeni-doğmuş ruha kıyasla) daha serbest hareket eder, daha devingendir ve dünyayı daha beceriklilikle araştırabilir. Bununla birlikte, o hâlâ çevreyi korku verici bir yer olarak görür ve daha gelişkin ruhların rehberliğini arar.
Bebek ruhlar, kesin ve açık kurallar koyabilecek yüksek otoriteleri arayıp bulurlar. Onlar, tıpkı küçük çocukların idare edilmekten ve düzenden hoşlanmaları, ana-babalarından ve çevrelerinden ne bekleyeceklerini bilince rahatlamaları gibi, idare edilmekten ve düzenden hoşlanırlar. Gelenek, törenler, yasa ve düzen onlara temel bir güvenlik duygusu verir.
Bebek-ruh törenleri bizim toplumumuzda da arketipsel bir düzeyde hâlâ sürdürülür. Bir örnek olarak, evliliğin ilk kökeni, bir erkeğin bir kadını karısı yapmak üzere ele geçirmesine dayanır. Bu ele geçirerek evlenme, bugün de, gelini evin eşiğinden kucağında geçiren gururlu damat tarafından simgelenir.