“Savaş istiyorsanız sizi bekliyoruz. Kıyamet gününün şafağına kadar, sizi yenmeye devam edeceğiz. Böyle bir şey olursa bu sefer burada savaşmakla kalmayıp denizleri de aşacağız. O toprakları almamız Allah’ı memnun edecektir. Zaten bizimle savaşacak savaşçınız da kalmadı. Buradaki tüm savaşçılarınız şimdi kumun altında gömülü.” Sallahaddin Kudüs’ü almıştır. Ancak biz biliyoruz ki Birinci Paylaşım Savaşında Fransızların bir generali Sallahaddin Eyyubi’nin mezarının üzerine gelipte; “Sallahaddin sana Kudüs’e girme demedik mi? Kalk, geleceğimizi sana yazmamış mıydık?” derken bile Fredrich Barbarosa’nın neredeyse bin yıl önce bir mektupla Sallahaddin’e yazdıklarını mezarını tekmeleyerek dile getirmesi yabana atılacak sözler değildir.