Koray Sarıdoğan

Koray Sarıdoğan

YazarEditör
8.7/10
33 Kişi
·
59
Okunma
·
18
Beğeni
·
632
Gösterim
Adı:
Koray Sarıdoğan
Unvan:
Yazar
1987, Ankara doğumlu. ÇOMÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisansını, SAÜ Yeni Türk Edebiyatı dalında yüksek lisansını tamamladı. Yüksek lisans tezini Ahmet Midhat Efendi'nin Dağarcık adlı Osmanlıca matbu dergisinin çeviriyazısı ve analizi üzerine yaptı. Freelance editörlük ve yazarlık yapıyor.

2010 yılında kişisel bir blog olarak açılan, daha sonra kadrosunu ve kitlesini oluşturan bir edebiyat sitesi haline gelen ve 2014’ten beri aynı isimli dergisi de yayımlanan "KalemKahveKlavye "nin kurucu editörü ve aynı zamanda yazarı.

Kadran Kadraj; yazdığı üçüncü, yayımlanan ilk romanı.
"Klişelerle, biçilmiş roller ve görevlerle aslında bir gün geleceğini bildikleri ölüme direniyorlardı. Hatta direnmiyorlar, kafasını başka yöne çeviren koyunlar gibi, başka şeylerle oyalanıyorlardı. Evlilik, içi boşaltılmış aşklar, sevgiler, aile, millet, vatan, ideoloji... Aklına ne gelirse, hepsi ölüm içgüdüsünün endişesini yumuşatmak içindi."
"İletişim, diyalog, empati... Bunlar büyük yalanlar," dedim doğal bir vurguyla. "Sosyal hayat yürüsün, hayatın bir gün bitecek olduğunu kimse hatırlamasın diye sunulmuş oyalanma biçimleri."
"Bunun farkında olmak da bir şeyi değiştirmiyor ama işte," dedi Kumru.
"Öyle... Herkesin bir oyalanma biçimi var. Tek fark, bazılarının oyalandıklarını fark etmiş olmaları."
"Bizim adımız yok, vatanımız, mülkümüz yok. Seninle aynı yerden geldim, aynı yere gideceğim. Herkes gibi. Kendini benden ayıramazsın, beni de herhangi bir başkasından. Kocaman bir tekliğin sayısız küçük parçasıyız çocuk."
Kurt Cobain'in intiharının ardından Blue Jean'in Mayıs 1994 sayısındaki başlığı hatırlıyorum mesela: "Aslında o hep Nirvana'yı aradı."
Bulutsuzluk Özlemi'nin 'Üretmeliyim, üretmeliyim...' mırıldanışları gibi, üreten sadece üretmiş olduğuyla yetinmeli diye düşünenlerdenim.
Her şey ve herkes varsayarken beni, ne kadar hafiftim; hiç kimse ve hiçbir şey yok sayarken ne kadar da ağırım.
224 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle kitap hakkındaki genel fikrimi bir öz olarak söyleyecek olursam; bildiğim, aşina olduğum olayları, kişileri yeniden yaratma fikrini heyecan verici buldum. Tarihi kişileri, mekânları kurgusal bir dünyada izlemek hem içinde sıkıştığımız gerçek dünyayı hem de değiştirmek isteyip dokunamadığımız geçmişi ve onun içindeki kişileri benim için daha çekilir hale getirdi. Kültürel değerlerimizin ve coğrafyamıza dair eski inançlarımızın fantastik bir maceraya konu olması sevindirici. Türün edebiyatımızdaki gelişmesine böyle adımlar vesile oluyor. Bu açıdan sevindirici bulduğum Kaosun Kalbi, yer yer hakim olan iç karmaşasıyla, ana karakterimiz Tibet’in dramatik davranışlarıyla beklentimi bir parça karşılıksız bıraktı.

Kitabın ilk cümlesi beni Kafka’nın (fikrimce) hayranlık uyandıran kurguya sahip olan kitabı Dönüşüm’ün ilk cümlesine, Gregor Samsa’nın şaşkınlığına götürdü. Sarıdoğan’ın, “Sultan Süleyman bir gece bunaltıcı düşlerinden uyandığında karşısında devcileyin bir evliya buldu,” sözleriyle başlattığı macera, Dönüşüm’e soluk bir işaret bırakıyor: “Gregor Samsa, bir sabah, korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini korkunç bir hamam böceği olarak buldu,” “Dönüşüm” kelimesini bir tema olarak benimseyip tarihi dönüştürdüğüne, değiştirdiğine dair teorilerimi bir kenara bırakmam gerek.

Elif Şeyda Doğan

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...aridogan-incelemesi/
602 syf.
·44 günde·Beğendi·10/10 puan
Zamanın sonsuzluğu ve gerçekliği içinde kendini bulan ruhların hikayesi. Okuyanı sürükleyen bir kurgu, sanki yanıbaşınızda yaşıyor gibi tanıdık karakterler ve sizi aniden felsefenin, edebiyatın okyanusuna bırakan cümleler...
Can sıkıntısının insanın doğduğu günden bugüne ayağına dolanan halini ve bizleri boşlukların içinde kıskıvrak yakalayan "Ben ne yapıyorum? Ben kimim?" sorgulamalarını daha da derine inerek anlatan bir roman. Fantastik ögeler hayatın gerçekliği ile çok kararında karışmış. Kitabın ilerleyen bölümlerinde inanılmaz sürükleyici ve derin bir kurgunun içinde, derin bir felsefenin içinde buluyorsunuz kendinizi. İnsanın gerçekten inanacağı gerçekleri zaman mı belirler?
Bir yazarın ilk romanı için oldukça çarpıcı ve farklı bir roman Kadran Kadraj. Aklınızda kapılar açan, aşkın, hayatın, varoluşun bambaşka bir şeklini çok başarılı bir şekilde cümlelerine yedirmiş bir yazarın kaleminden çıkmış. Bence defalarca okunabilir, altı bolca çizilebilir ve okuyan hayatın her döneminde kendinden bir şeyler bulabilir.
Yazarın zihnindekileri özellikle sinematografik bir şekilde aktarması, romanı daha sürükleyici kılıyor.
Kıymetinin gün geçtikçe katlandığını düşündüğüm bu romanı okumanızı ve yazarı sevgili Koray Sarıdoğan'ı gecikmeden takip etmenizi tavsiye ederim.
Gizemin küflü kitaplığı
Gizemin küflü kitaplığı Edgar Allan Poe Gecenin Kıyısından Gelen Suratsız ve Yaşlı Kuzgun'u inceledi.
112 syf.
·8/10 puan
Koray Sarıdoğan'ı Kalem Kahve Klavye'den biliyor, elimden geldiğince takip etmeye çalışıyordum. Bu kitapla buluşmam ise bana bir arkadaşımın hediyesi sayesinde oldu. Poe hayranı biri olarak onun hakkında ne kadar az bilgim olduğunu öğrendim. Doğumundan ölümüne kadar her yaşının izini sürmüş ve çok güzel aktarmış yazar. Gotik edebiyata, korkuya, gizeme meraklı olanlara tavsiye.
224 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kadran kadraj kitabıyla tanıdığım değerli yazarımız koray sarıdoğan bu kitabında da hayal gücünün ötesinde sürükleyici, mükemmel bir roman serisi ile karşımızda.
Yalnızlık kavramının insan üzerindeki etkisini tüm sayfalarında görebileceğiniz bu eserde, mistik inançlar, tarihi bağlantılar( nazi Almanya’sı, Türk medeniyetleri, aryanlık), hırs ve tanrısal gücü üzerinde tutma yolunda yerleşmiş ideoloji tutkunlarıyla karşı karşıyayız.

Saat ustası celal ayarcı ile karşılaşmamdan dolayı, bu roman eski bir arkadaşımla karşılaşmışım hissi yarattı üzerimde.( Kadran kadraj da tanıdığım birisi kendileri)

Koray sarıdoğanın kaleminden kalitesiz bir eser çıkması mümkün değil diyorum her seferinde . Mükemmel bir eser
Okumayı sevenlere öneririm.
602 syf.
·3 günde·10/10 puan
Kitabın ilk inceleme yazısını yazma şerefine nail olduğuma göre kitap hakkındaki görüşlerimi sıralamaya başlayabilirim.

Öncelikle bu kadar az okur tarafından okunmasına hem üzüldüm hem de sevindim. Bir taraftan keşke kitabın hakkı verilse diye düşünürken bir taraftan da keşfedilmesini istemedim.

602 sayfalık bir kitap olmasına rağmen akıcı dili ve sürükleyici hikayesi sayesinde hızla okunur. Acaba nasıl bitecek diye sayfaları saymadan kendimi kaptırarak okudum. Yazarın dediği gibi anlamak yerine ‘hissederek’ okuyacağınız, ilk 300 sayfası Kalender ve diğer karakterlerin dramıyla başlayıp, diğer 300 sayfada bambaşka bir mistik boyuta geçiş yapan bir Koray Sarıdoğan eseri.Yazar, her karakteri detaylı karakter analizleriyle, yaşam öyküleriyle okuyucusu ile tanıştırır. Kalender, Nermin, Melis, Adnan, Celal ve diğerlerini çok net bir anlatım ile yakından tanırsınız. Ayrıca kitabın başından sonuna kadar karakterlerin değişimlerini, karakterlerin varoluşsal sorgulamalarını; zaman algısı, gerçeklik, rüyalar, bilgelik ve cehalet üzerinden harmanlayarak okuyucusuna aktarır.

Kalender’in intihar etmek üzereyken başlayan Koray Sarıdoğan kitabında, gerçekliği kadranda bulan Kalender ile kadraja sığdıran Melis’in aşkı, fantastik ve mistik bir hikayeyi, aile, ölüm, iyi ve kötü savaşı, bilgi, merak, zaman algısı gibi her şeyden bir parça bulabilirsiniz. Okumanızı tavsiye ederim.

“Her şeyin buradan sonra başladığına seni kim ikna edebilir?”
602 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
2. İncelemede benden gelsin.

Kitabı elinize aldığınızda hacimli ama içi inanılmaz güzel bir kurguyla ve felsefi altyapıyla dolu bir kitap olduğunu 11.sayfaya geldiğinizde anlıyorsunuz.
Zaman kavramına dair düşüncelerinizi 300.sayfalarda alt üst eden bir Sarıdoğan zekasıyla karşılaşıyorsunuz.
Kitap hakkında yapılacak o kadar güzel tespit var ki spoiler vermekten korkuyorum. Kitaba dair benzetmelerim;

Zamanı ve hayatı aşmış iki genç
Evren’i anlamaya çalışan ama aynı zamanda bilmek yerine hissetmeyi ve kör eşiğe ulaşmaya çalışan kalender insanlar topluluğu
Geçmiş zamanda yazılmış bir kitap olsa, Leyla ile mecnunu kıskandıracak düzeyde bir aşk hikayesi
Felsefi platformda değerlendirilecek olursa, spritualist ve panteist anlayışla yazılmış bir roman

Sarıdoğan çok önemli bir yazar. Saygılarımı sunuyorum.
224 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kaosun Kalbi
17.04.2021

Annesi birden ortadan kaybolan, babası onu ararken geçen yıllarda göz ardı edilen karakterimiz Yerebatan Sarnıcı içinde babasının cesedine rastlamasıyla kendini uzay ve zaman ötesi bir arayışta bulur.

Birçok efsane ve gizemi içinde barındırıyor. Sonu serinin devamına selam versede tek başına da etkileyici olmasına yetecek bir son olmuş.

Yazım hatası: 161.sayfada paragraf fazlalığı
232 syf.
·Puan vermedi
Yazar kitabın introsunda 90’lar rüyasını tartışma amacının yanında asıl amacının bir klavuz arşiv oluşturmak olduğundan bahsediyor. Ben kitapta arşivlik bir birikim bulmak bir yana 90’lar rüyasının tartışmasını bile göremedim. Röportajları ve fotoğrafları çıkardığımızda 130 sayfalık kitapta yazar tartışmak şöyle dursun herhangi bir olayı tam olarak anlatmamış bile etliye sütlüye karışmadan isimler vermiş birkaç okumalık kaynak göstermiş o kadar. Kitap boyunca yeraltı kültüründen bahsetmesine alttan alta özlem duyduğunu belli etmesine rağmen kitabın yazılış amacıyla ( o da başarılmış değil) alakası olmayan arka kapak yazısına kitapta bir cümleyle geçiştirilen sansasyonel başlıklar koymuş. Sonunda röportaj kısmında çağlan tekil böyle bir şey yapmayı biz de düşünüyorduk dediğinde kızmış koray bey. Keşke o zaman vazgeçip bu kültürde yetişmiş yıllarını vermiş yaşayış biçimiyle de bu kültüre sahip insanlara bıraksaymış böyle bir işi. Bu Ha bu yazı olmasa ben alır mıydım? Belki almazdım o yüzden o anlamda amacına ulaşmış sayılır.
Betül ÖZTÜRK
Betül ÖZTÜRK Edgar Allan Poe Gecenin Kıyısından Gelen Suratsız ve Yaşlı Kuzgun'u inceledi.
112 syf.
·Puan vermedi
Hastalığı ve sonucunda ölümü, kokusundan tanıyan, girdap gibi hayatının arka fonunda sevdiklerine dair bu olguları yakından yaşayan Poe'nun alkol açmazında inişli çıkışlı hayatını özet geçen kitap, bir dehanın delilikle sınanmasını gözler önüne seriyor.

Olağanın dışındaki bir hayat; bir dahi de yaratabilir, bir deli de.

Yazarın biyografisi

Adı:
Koray Sarıdoğan
Unvan:
Yazar
1987, Ankara doğumlu. ÇOMÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisansını, SAÜ Yeni Türk Edebiyatı dalında yüksek lisansını tamamladı. Yüksek lisans tezini Ahmet Midhat Efendi'nin Dağarcık adlı Osmanlıca matbu dergisinin çeviriyazısı ve analizi üzerine yaptı. Freelance editörlük ve yazarlık yapıyor.

2010 yılında kişisel bir blog olarak açılan, daha sonra kadrosunu ve kitlesini oluşturan bir edebiyat sitesi haline gelen ve 2014’ten beri aynı isimli dergisi de yayımlanan "KalemKahveKlavye "nin kurucu editörü ve aynı zamanda yazarı.

Kadran Kadraj; yazdığı üçüncü, yayımlanan ilk romanı.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 59 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 49 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.