Bir sandık saklıyorum, anahtarını öteden beridir yuttuğum, ne şairlerden ne mısralar; ne yazarlardan ne cümleler var, içinde saklı tuttuğum...
...
Sandığın kapısını açıyorum: Bir çift çocuksu bakış firari ve avare kalabalıkta, şaşkın. Çok kızıyorum. "Çabuk dön yerine, seni düşünce sızıntısı," diye azarlıyorum. Şimdi biri görecek, biri pişirecek biri yiyecek...
Biri de "Hani bana hani bana," diyecek, hepten bakışsız kalacağım.