Lawrence Norfolk

Yabandomuzunun İzinde yazarı
Yazar
7.5/10
3 Kişi
17
Okunma
3
Beğeni
1.562
Görüntülenme

Hakkında

Lawrence Norfolk 1963'te Londra'da doğdu. Londra'daki King's College'da İngilizce okudu ve 1986'da mezun oldu. Öğretmenliğe başladı, ardından serbest yazar oldu ve Times Literary Supplement dahil olmak üzere dergilere ve gazetelere makaleler yazdı. İlk tarihsel kurgusu olan Lempriere's Dictionary (1991), Malcolm Bradbury tarafından "Doksanların en iyi romanlarından biri" [The Modern British Novel 1878-2001] olarak övüldü. Bunu The Pope's Rhinoceros (1996) ve In the Shape of a Boar (2000) izledi. Bu üç kitap 24 dile çevrildi. Somerset Maugham Ödülü ve Budapeşte Festivali Edebiyat Ödülü sahibidir. Kitapları IMPAC Ödülü, James Tait Black Memorial Ödülü ve Wingate/ Yahudi Üç Aylık Edebiyat Ödülü için kısa listeye alındı. En son romanı John Saturnall's Feast (2012). Eşi ve iki oğluyla birlikte Londra'da yaşıyor.
Ünvan:
İngiliz Yazar ve Öğretmen
Doğum:
Londra, İngiltere, 1963

Okurlar

3 okur beğendi.
17 okur okudu.
4 okur okuyor.
40 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Sıçanlar Towser'e ''Cellat'' adını taktı. (Vatikan sıçanlarının da bir mizah anlayışı vardır.) Towser asla gerçek anlamda bir sıçan yakalayamadı. Fakat onlar onu yaşlıları ve hastalarıyla, müzmin suçluları ve yozlaşmışlarıyla, nehri koruyan Roma sıçanlarıyla giriştikleri kavgalarda umutsuz bir şekilde yaralanmışlarıyla ve seçici iç üreme programlarının hatalarıyla, bacaksız, iki başlı canavarlarla ve buna benzer şeylerle beslediler. İlk önce onları öldürdüler sonra Towser'in önüne attılar. Towser'in bir gün işlerine yarayacağını düşündüler. Stratejik olarak, uzun vadede en iyisi Towser'in yerinde kalmasıydı. Vatikan sıçanları bir kediyi, bir krallığı beklercesine kolayca bekleyebilir. Bu alışkanlık onlarda, en iyi siyaset yavaş yavaş ve metotlu bir şekilde ilerlemek, yarışa kalkmış kalplerini disipline sokup daha yavaş ritimlere düşürmek, gözetlemek ve beklemek olduğu halde, sıçanca bir sabırsızlık gösterme, saldırma ve fırlama eğilimini, içgüdüsel davranma içgüdüsünü dengeleyici bir huy olarak kökleşmiştir. Bazen, çok ender olarak, şafak sökmeden önceki çok erken saatlerde içlerinden bir ikisi Belvedere’nin doğu duvarına tırmanır ve rakiplerinin şehrine bakar. Onlardan daha zayıf koloniler orda, nehrin karanlık sularının ötesinde onları beklemektedir. Seyreder, koklar ve seğirirlerken adrenalin ve glukokortikoidlerin tuhaf karışımları dolaşır arterlerinde. İleriye doğru koşup deşmek, ısırmak, öldürmek isterler ama yapmazlar bunu. Seyrederler. Zafer disiplin ve kendine hakim olmakla kazanılır. Beklerler, tıpkı Towser’i ve ondan yararlanacakları günü bekledikleri gibi; çünkü o günün geleceği, Borgo’ya çıkacakları ve bütün şehre yayılarak, bastırılıp birikmiş öfkelerini ve kana susamışlıklarını serbest bırakacakları, yollarına çıkan her yabancı sıçanı gebertecekleri
Reklam