Lee Kelly

Lee Kelly

Yazar
7.6/10
189 Kişi
·
384
Okunma
·
7
Beğeni
·
614
Gösterim
Adı:
Lee Kelly
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
California, ABD
424 syf.
·11 günde·10/10
Normalde rahat 2 günde okunabilecek bir kitap ama benim hızımla anca 11 gün de bitti. Ah bu dersler...
Öncelikle şunu söyleyeyim kitap efsane ama devam kitabını acil yazmalı yazar sonrasında neler olacak aklım takıldı kaldı. Olağanüstü kurgusu ile kendine çekiyor. Olaylar tam ortadan başlayıp ilerleyince arada geriye dönmeler oluyor bu da konu bütünlüğünü korur nitelikte devam ediyor. Yazarın dili sade ve anlaşılır. Süslü anlatımlara, yabancı isim uydurmalarına gerek duymamasını çok beğendim. (Genelde bu tür kitaplarda aklımızda kalmayan değişik uydurma terimler kullanılıyor.)
Konusu güzel, gerçekte böyle şeyler büyü ile yapılabilir mi? Araştırmak gerek ama eğer yapılabiliyor veya yapılma ihtimali varsa vay dünyanın haline. :)
Ben kitabı beğendim. Önerir miyim önermem ama kafa dağıtmak için okunulabilir bir kitap. Çokta bir absürtlüğü yok bence.
Sevgiyle, kitapla kalın.
424 syf.
·93 günde·Beğendi·10/10
Geçmişe yolculuk yapacaksınız; bu sefer 1920'lere. Yazarımız Lee Kelly o dönemde uygulamaya geçen içki yasaklarından ilham almış ve bu kanun sihir karşıtı bir kanuna çevirerek tarihi bir fantastik eser ortaya çıkarmış.

Kitap bize iki büyücünün ağzından anlatılıyor: Joan ve Alex.

Joan küçücük bir kasabada yaşayan ve geçmişte yaptığı bir hatanın bedelini ödemek adına kız kardeşini ve kuzenini mutlu etmek ve geçindirmek görevini üstlenmiş, fakat elinde bunu yapabilecek bir güçü yok. Ta ki DC'den bir mafya babası gelip karşısına bir fırsat çıkarana kadar...

Alex ise DC'de yaşıyor. Babasıyla beraber yeraltı dünyasında yürüttükleri dolaplar babasının hapse girmesiyle sonuçlanınca kendi başını beladan korumak adına Yasak Birim'inde eğitime başlamış ama asıl yapmak istediği şey bu değil...

Yeraltı dünyası, gangsterler ve karanlık sırlarla örülü bir aşk hikâyesi sizleri bekliyor. Cadı Avcısı severler, bu kitap kaçmaz!
384 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitap 3 kısımdan oluşuyor. Distopya okuyanlar için önerebilirim ama başlangıç kitabı olur mu emin değilim. Çünkü biraz durgun.

Başlangıçta yani ilk iki kısımda biraz sıkıldığımı söyleyebilirim ama son kısımda kitap o kadar güzel gitti ki. Distopya dünyasını kesin olarak hissettim diyebilirim. O heyecanı, o ne yapacağını bilememe duygusunu ve nerede olduğunu bilmediğin ailene kavuşma arzularını yaşadım.

Kitabın iç kapağına bayıldığımı söyleyebilirim. Yabancı yayınları yapmış yine yapacağını. Bu iç kapağı görünce distopyanin yaninda gerilim ve korku yönü de olan bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama beni yanılttı. Ne gerilim vardı ne korku. Bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğramış olabilirim.

Kitabın ortalarında kitaba katılan karakterler güzel olmuş. Ben baş karakterlerden biriyle çift olarak yakıştırmıştım bir karakteri lakin beklediğim gibi olmadı yine. Diğer baş karakter muradına erdi bunun için sevindim.

Sanırım 2. Kisimdaydi bir olay oldu. Olayı tahmin edebilmem de biraz kötü oldu ama yine de kötü bir kitapti diyemeyeceğim.

İncelememi zahmet edip okuyanlara teşekkür eder iyi okumalar dilerim. :)
424 syf.
·7 günde·2/10
Arka kapak bile heyecanlanmama yetmişti. Kitabı okumaya başladıktan sonra da her şey güzel gidiyordu. Bir Joan'ın, bir Alex'in ağzından bölüm yazılması fikrini de sevdim zira ikisinin de hayatı ayrı ayrı merak uyandırıcıydı. Ne zaman ki Joan, büyücülük olaylarına tamamen girdi, işte o zaman işler değişti.

Yorumun hafif spoiler içerebileceğini belirterek başlıyorum.

Zaten büyü yapmanın yasak olduğu bir dünyada yaşayan Joan, eskiden yaptığı bir hata yüzünden hiç büyü yapmayı denememişken, gittiği yerde hop diye en iyi büyücülerden oluveriyor? Nasıl mı oluyor? Şöyle:

Joan: Ben hayatımda hiç büyü yapmadım.
X kişisi: Dur ben sana büyü yapmayı öğreteyim. Odaklan ve yapmak istediğini büyüyü düşün.
Joan: Odaklandım.
X kişisi: Yapabiliyor musun?
Joan: AY YAPTIM VALLA!

Yani cidden mi? Kitabın ana unsuru olan büyü bu mu? Bu büyüyü yapmak bu kadar kolay mı? Niye yazar Joan'ın büyücülüğü öğrendiği kısımları bu kadar geçiştirerek yazmış anlamak mümkün değil. Ayrıca, orada bulunan diğer büyücülerin tamamı, çocukluktan beri büyü yaparken, büyü yapmayı birazcık bile bilmeyen Joan'ın, herkesi ezip geçmesi inandırıcılık seviyesini fazlasıyla düşürmüş.

Kitapla ilgili bir diğer sıkıntıysa, yazarın oluşturduğu dünyayı tam olarak anlatamaması. Mesela, büyücülerin birbirleriyle kapıştığı sahnede, neler olup bittiğini anlamak için tekrar tekrar okumama rağmen, o ortamı hayal gücümde canlandıramadım. Yok bir gerçeklik yaratıyorlar, yok duvarı açıp içine giriyorlar, sonra kimisi orada kalıyor, kimisi aynı duvarın başka bir yerinden kaçıyor, bir yerden merdiven çıkarıyorlar, sonra Joan kilitleme büyüsü yapıyor, onu yapıyorlar, bunu yapıyorlar ama asıl yaptıkları, kafa karıştırmak. Zira yazar, olayları netlikle okuyucunun hayal gücünde canlandırmak yerine, kafa karıştırmayı seçiyor.

Joan ve diğer büyücülerin, Parıltı kulübünden çalışmaya başlamasından sonra olan bölümlerse en basit tabirle; sıkıcı. Büyüyle yapamayacakları şey yok. Ama bu ekip, patronları istiyor diye, mecburen sahnede gösteri yapıp para kazanma işiyle uğraşıyor. Yahu siz büyücüsünüz büyücü! Ellerinden şimşek atanlar, alev çıkaranlar var içlerinde. İsteseler dünyayı ele geçirebilirler, ama bizimkiler patron ne derse onu yapıyor.

Alex'in olduğu bölümleri okumak nispeten daha güzel olsa da bir noktada onun olduğu bölümlerde de olaylar saçma bir hal alıyor. Çoğu sahnede olduğu gibi, Alex'in, mafya dünyasına ajan olarak geldiği bölümler de hızlı hızlı yazıldı için, olaylar inandırıcı gelmediğinden, okumak da keyifli olmuyor.

Joan ve Alex arasındaki ilişkiye değinmek bile istemiyorum zira bir ilişki ancak bu kadar duygusuz yazılabilirdi herhalde.

Kitabın sonu desem, yazar eğer devam kitabı çıkarmayacaksa kötü. Belirsiz son, bu türde okumaktan en nefret ettiğim son şeklidir zira. Fakat eğer devam kitabı çıkaracaksa daha da kötü. Var olan konuyu bu kitapta bile işleyememişken, bir devam kitabı gelme ihtimali, neresinden bakarsak bakalım kötü bir ihtimal.
384 syf.
·Puan vermedi
ihtirasların kurbanı olup yok olmuş dünyada hayatta kalmaya çalışan bir avuç insan. bunların arasında özgürlük için savaşan minik bir aile. minik ailenin içindeki sakin ve hareketli iki kardeşin maceraları.

ben, iki kardeşin yaşam mücadelesinden çok, insanın kendi içerisindeki sakin ve hırslı karakteri gördüm. içimizdeki iyi ve kötünün ya da içimizdeki detaylara takılmayıp çabuk kabullenen ve detaylarda boğulup başka bir yol (çıkış yolu) arayan iki tarafın savaşı.
**
başlarda klasik bir örgü gibi gelse de ortalarda hareketlenen, üçüncü kısımdan sonra tansiyonun dozunu arttıran, merak uyandıran, okuru olayların içinde tutmayı başaran, akıcı bir anlatım.

kolay okudum. arada mola vermem gerektiğinde hiç kopmadan devam ettim. heyecanla bitirdim.
her ne kadar yıkılmış dünyada, karanlık ve kokuşmuş bir şehrin içindeki yaşam mücadelesinden bahsetse de; toplumsal olarak değil, bireysel mücadele olarak baktığımda daha güzel çıkarımlar yaptım.
**
Yabancı bir kitap olduğu için çevirmen çok önemli. bunca heves ve heyecan biraz da çevirmen sayesinde. emeğine sağlık olsun!
**
redaksiyon kısmı kimdeyse ona da selam olsun. birkaç yerde iyi güldüm
**
ezcümle; muhteşem bir distopya. mutlaka okunmalı mı bilmiyorum ama kitap elinizin altındaysa hemen okumalı.
424 syf.
·10/10
Kitaba ve karakterlere bayıldığımı söylemeliyim! Sonu öyle bir bitti ki devam kitabı gelir diye umuyorum. Bolca büyünün olduğu, romantizme de doyacağınız, sevimli bir kitaptı. Tabi bunun yanında kötü karakterler de yok değil
384 syf.
·Beğendi·9/10
Okurken film izliyormuş havası veren bir kitap. Ben çok eğlenerek ve merak ederek okudum. Üstünde çok fazla konuşmak istemiyorum. Yanlışlıkla spoiler verebilirim :) Okunabilir.
424 syf.
·3/10
Lee Kelly ile büyünün hakim olduğu yasak dünyalarda gezmeye çıkmıştım ama satırlara takılmaktan yolun sonunu zor gördüm. Konusunu sevsem de çok kötü bir çeviri ile her sayfada karşılaştığım anlam kaymalarına neden olan bolca yazım hatası kitaptan soğuttu. Hayatımda ilk defa bir kitabı yarım bırakmayı düşündüm. Kitabı indirimden almamış olsam verdiğim paraya acırdım.
424 syf.
·7 günde·7/10
Kitap iki baş karakterimiz olan Alex ve Joan tarafından anlatılıyor. Joan ailesinin refahı için her şeyi yapabilecek bir kız. Zaten olaylar bu sebepten dolayı gelişiyor. Alex de geçmişinden kurtulmak ve babası gibi bir adam olmamak için çalışan bir genç. Biraz uğraştığım bir kitap oldu. Olaylar güzel ama yazarın kaleminden mi benim kendimi kitaba veremememden mi dolayı bilmiyorum ama bazı yerlerde sıkıldım. Karakterleri çok beğendim. Zaten Joan’ın yaptığını kaçımız yaparız ki. Hele olayların geliştiği yerde sadece ailesi için yaptığı fedakarlıkları taktire şayandı. Sonu tahmin ettiğim gibi bitmedi. Yani keşke öyle bitmeseydi dedim. Benim saçma bulduğum bir diğer şey de büyücülerin büyü gücüne sahip olmalarına rağmen ikinci sınıf insan muamelesi görmeleri. Büyünün gücü sokak çetelerinin elinde onların görevleri büyü mayalamak ve insanlara gösteri yapmak. Sıkıldığım yerlerden biri de buydu. Ben büyünün gücünü Joan’ın kitabın sonlarına doğru yaptığı şeyde gördüm. Okunur bir kitap mı evet ama beklentiyi arşa çıkartmamak gerek.
384 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Distopik tarzda olan bir kitaba göre güzel konusu ile sizi içine çekip merak uyandıracak kadarda gizemli.
İki kız kardeşin birbirlerine zıt düşmeleri ve bir o kadarda birbirlerinden ayrı kalamamaları... sırlarla yüklü anneleri... savaştan geriye kalanlar. Kitapta aksiyon hiç düşmüyor başından sonuna kadar merak uyandırıcı. Daha neler olabilir ki? sorusunu kendime çok sık sordum. Güzel bir distopya kitabı olmuş. Ama daha çok aile bağları ve hayatta kalabilme çabaları ön planda. Sizde güzel bir distopya tarzı bir mecera kitabı arıyorsanız bu kitaba bakmalısınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Lee Kelly
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
California, ABD

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 384 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 217 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.