Lee Kelly

Lee Kelly

7.8/10
53 Kişi
·
104
Okunma
·
3
Beğeni
·
311
Gösterim
Adı:
Lee Kelly
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
California, ABD
Sanırım bir suç ortağın olduğu zaman kimsenin mantığın sesine ihtiyacı olmuyor, değil mi?
Lee Kelly
Sayfa 134 - Yabancı Yayınları
''İnsanlar domino taşları gibidir.Birini devirirsen hepsi düşer.''
Lee Kelly
Sayfa 327 - Yabancı Yayınları
Günler birbirine karışıyor. Bir gün uyandığımda yılların geçmiş olmasından korkuyorum.
Lee Kelly
Sayfa 24 - Yabancı yayınları
Kitap 3 kısımdan oluşuyor. Distopya okuyanlar için önerebilirim ama başlangıç kitabı olur mu emin değilim. Çünkü biraz durgun.

Başlangıçta yani ilk iki kısımda biraz sıkıldığımı söyleyebilirim ama son kısımda kitap o kadar güzel gitti ki. Distopya dünyasını kesin olarak hissettim diyebilirim. O heyecanı, o ne yapacağını bilememe duygusunu ve nerede olduğunu bilmediğin ailene kavuşma arzularını yaşadım.

Kitabın iç kapağına bayıldığımı söyleyebilirim. Yabancı yayınları yapmış yine yapacağını. Bu iç kapağı görünce distopyanin yaninda gerilim ve korku yönü de olan bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama beni yanılttı. Ne gerilim vardı ne korku. Bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğramış olabilirim.

Kitabın ortalarında kitaba katılan karakterler güzel olmuş. Ben baş karakterlerden biriyle çift olarak yakıştırmıştım bir karakteri lakin beklediğim gibi olmadı yine. Diğer baş karakter muradına erdi bunun için sevindim.

Sanırım 2. Kisimdaydi bir olay oldu. Olayı tahmin edebilmem de biraz kötü oldu ama yine de kötü bir kitapti diyemeyeceğim.

İncelememi zahmet edip okuyanlara teşekkür eder iyi okumalar dilerim. :)
Okurken film izliyormuş havası veren bir kitap. Ben çok eğlenerek ve merak ederek okudum. Üstünde çok fazla konuşmak istemiyorum. Yanlışlıkla spoiler verebilirim :) Okunabilir.
Kitapları kapaklarına bakarak asla değerlendirmem ama eğer iç ve dış kapağında ilgimi çeken unsurlar olursa da okumak için ayrı bir heyecan duyduğumu söyleyebilirim.Barbarlar Şehri'nin iç ve dış kapağı,arka kapak yazısı,cildinin baskısı o kadar ilgi çekiciydi ki elime geçtiği anda vakit kaybetmeden okumaya başladım.İlk sayfalarda her şey karmaşık bir halle sunulduğu için kitap biraz yavaş ilerledi fakat kayıp günlüğün bulunmasından(spoi değil)sonra işler düzene girdi ve yavaş yavaş merak uyandıracak bölümlerde eş zamanlı olarak gelmeye başladı.Kurgu olarak distopya türüne giriyor ve benim distopyalarda aradığım en büyük özellik olan yönetimin ya da dünyanın çok acımasız bir şekilde sunulmasıdır.Barbarlar Şehri bana bu tatmini yaşattı mı? Hem evet hem hayır.Gerek Park'ta gerekse dışarıda yaşanan olaylar çok acımasızcaydı ama bence yazar Kırmızı Müttefikleri çok daha ayrıntılı olarak acımasızca önümüze sürebilirdi.Bunun dışında kitap boyunca iki karakter ağzından anlatılması ve okurken sürekli bunları karıştırdığım için bu etkeni kusur olarak almayı düşünüyordum ama yazar kitabın sonunda bu olayı çok güzel bir başka olaya bağlayınca bunu yapmaktan vazgeçtim.Ben genel olarak iki karakterin birbirine olan zıtlıklarını ve bunun kitapta işlenme biçimini sevdim ama ara ara ikisine de kızmadığım yerler olmadı değil.Bir de kitabın ortalarında verilen bir sırrı önceden tahmin ettiğim için epey korktum yazar tüm olayları buna bağlayacak ve ortada merakla okuyacağım hiçbir şey kalmayacak diye ama neyseki beni şaşırtarak her şeye farklı bir boyut kazandırdı.Kitabın sonu da ne bir eksik ne bir fazla tam istediğim gibi dozundaydı.Söylemeden geçemeyeceğim bir şey de yayınevi her ne kadar kitabın kapak baskısına çok özense de içi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Okurken birçok yazım ve noktalama işareti yanlışı yakaladım ve bazı yerlerde bu hatalar rahatsız olmama sağlayacak derecede fazlaca yapılmıştı.Bunun dışında kitapla ilgili diyebileceğim başka bir şey yok distopya sevenlere önerebileceğim güzel bir serüvendi.
Distopya türünde,klasik dünyanın savaştan harap olmasının sonucunda geriye kalan bir avuç insanın hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Sky ve Phee adlı iki kız kardeş arasında bölümlere ayrılmış. İkiside bu dünyanın içinde büyüdükleri için ve anneleri eski dünya hakkındaki anılarını sır gibi sakladığı için gerçekten neler olduğunu bilmiyorlar. Ta ki Sky annesinin günlüğünü bulana kadar. Kitaptaki en büyük eksiklik tıpkı kızların merak ettiği gibi bir şekilde bu düzene nasıl geçtiklerinin tam olarak açıklanmamasıydı. Günlükte yazılanlar birazını açıklasada benim beğenmeme yetecek kadar mantıklı ve açık bir şekilde oturtulmamıştı. Sanki yazar bir temel kurup gerisi sizin hayal gücünüze kalmış der gibi bırakmış. Zaten konuya direk ve hızlı giriş yaptı. Buna rağmen çok akıcı başladığını söyleyemeyeceğim. İlk 100 sayfa benim için okunması zor ve sıkıcıydı. Daha yaratılan bu dünyaya alışmadan,tünellerde yaşayan "yamyamlar"dan bahsedildi. İlk başta bir şekilde virüs bulaşmış,hastalıklı insanlar olduklarını düşündüm ama ne yaptıklarının,insanlara zarar verdiklerinin bilincindeydiler. Onları bu hale getirenin ne olduğunu bilmek isterdim açıkcası. Distopyanın bu kitaba tamamen hakim olduğunu söyleyemeyeceğim çünkü biraz romantizm de içeriyordu. Ryder denen çocuk olaya dahil olduğunda iki kız kardeşin arasına kala çalı gibi gireceği çok açıktı ve biraz da olsa öyle oldu diyebilirim. Neyse ki benim olmasını umut ettiğim kız kardeşi seçti o da. Ama sonradan gelişen olaylar ve "Standart" adlı garip ve saçma topluluğa dahil olmalarıyla kitabın seyri oldukça değişti. Zaten o kısıma kadar kitabı beğeneceğim varsa da bu ihtimal suya düştü. Kısacası otoriteye baş kaldırmayı,gerçekleri görmeye başlamayı ve hayatta kalmak için verilen mücadeleyi anlatan değişik bir distopyaydı.
| Barbarlar Şehri ~ Lee Kelly |
°
Kırmızı Müttefikler olarak adlandırılan topluluğun yıllar önce New York’a saldırması ve savaş tutsaklarının Park’ta Rolladin ve fuhuş efendileri tarafından yönetildiği bir kurgunun içindeyiz. Sarah Miller ve kızları Sky ile Phee bu tutsaklardan. Sky için burası bir hapishane, Phee için evi.
Her şey Sky’in annesin günlüğünü bulmasıyla başlıyor. Geçmişleri hakkında öğrendikleri şeyler bildiklerinden çok daha farklıdır ve bunun üstüne bir de sayım kayıtlarına geç kalınca asıl macera başlıyor.
Üç bölüme ayrılan kitabımızın ilk kısmı daha çok yaşadıkları ortam ve karakterleri tanımaya yönelikti. Bölümün sonlarına doğru yeni karakterler dahil oluyor ve ikinci kısımda bu karakterle olan yolculuğu ve yolculuğun getirdiklerini okuyoruz. Sarah Miller’ın günlüğü ve açığa çıkan sırlar her geçen sayfada devam ediyor. Olayların en yoğun olduğu kısım ise üçüncü yani son kısımdı. Ama spoiler vermeden anlatamıyorum
Kitaba başlarken Açlık Oyunları gözümün önüne geldi. Girişi bana o tadı verdi yani. Kitapta en sevdiğim şey iki kardeşin gözünden anlatılmasıydı. Normalde tek anlatım olunca o karakterle yakınlık kurup diğerini sevemiyorum gerçi burada da değişmedi. Sky hala sevmediğim bir karakter. Büyük çocuk olmasına rağmen kıskanç küçük kardeş modundaydı. Sürekli 'ben Phee kadar cesur değilim' 'Phee kadar güçlü değilim' triplerinde olması ondan hoşlanmamam için yeterliydi.
Bu kadar olayın arasında tabii ki aşk da var ama maalesef benim hayalimdeki çift okuduğumla aynı olmadı
Bazı boşluklar olsa da ( Mesela Kırmızı Müttefikler’i sadece isim olarak biliyoruz. Detaylarını ve saldırı nedenlerini okumak isterdim.) genel olarak hoş, heyecanlı bir kitaptı.
Distopya severlere tavsiye edebilirim!
Kitaba aslında çok isteksiz başlamıştım. Fakat kitapın ilerleyen satırları çok da olmasa da akıcıydı diyebilirim. Sanırım bu benim çok fazla distopya kitabi sevmememden kaynaklanan birşey. Fakat şunu söyleyebilir ki bu kategoride kitap severler için gerçekten güzel. Bence Pee ve Sky 'in zekice planları ve cesareti sizi kesinlikle kitaba bağlayacak..
Kİtabın ilk başlarında acayip sıkıldım hatta yarıda bırakıp yeni bir kitaba geçmeyi bile düşündüm ancak biraz daha okuyunca kitap beni sardı ve gittikçe daha da ilginçleşti. Bence okunulabilir bir kitap tavsiye ederim...
ine cok guzel bir distopya ornegi .. bitmesin diye yavas yavas okudugum kitaplardan biriydi. Sky in buyuk cocuk olmasina ragmen geri planda kalmisligi ... ama sabirli, dusunceli ve icinde sakladiklarini okumak harikaydi.. Phoneix ve Sky ... iki kiz kardes ... ayni adama asik iki kiz kardes .. guclu ve birbirine bagli iki kiz kardes .. sirali sekilde kiz kardeslerin agzindan, onlarin gordukleri sekilde kitabi okumak keyifliyfi .. Barbarlar Sehri iki yonlu bir kitapti .. bir yanim Sky gibi dusunurken birden Phoneix gibi dusunmeye basliyordum.. cunku ikoside farkli ve hakliydi.
1-2 yaş kadar aralıkla doğan iki kız kardeş. Sky ve Phee. Babaları yok. Anneleriyle yazları bulduklarını yağmalayıp avlanarak, kışları ise Park dedikleri yerde yöneticilerin emrinde çalışarak yaşıyorlar.

Tabii gün gelip düzen bozuluyor. Bunun sebep ve sonuçları ana karakterleri oradan oraya sürüklüyor.

İç kapak ve şömiz tasarımı çok güzel kitabın ama benim kitabımdan ayraç çıkmadığı için onu gösteremedim ne yazık ki.

İlk 100 sayfa benim için biraz işkence oldu. İlerlemekte çok zorlandım. Bu yüzden kitap elimde süründü epey süre. Sonra açıldı konu ama ben pek keyif aldığımı söyleyemem.

Benim için ortalarda kaldı kısacası. Beklentimi mi yüksek tuttum nedir? Distopya okuma niyetiniz varsa biraz daha bakının diğer taraflara doğru diyeyim.
Kapağıdır, cildidir, gerçekten lokum gibi maşallah :))

Kitabın içeriğine gelirsek, iki kardeşin atışmaları bir yana, Phoenix (doğru yazdım mı?) sürekli kendini üstün görür gibi geldi bana, ablasına yaptığı ağır konuşmalar beni sinirlendirmedi değil.
Distopya okumak istiyorsunuz buyrun,sizi bu köşeye alalım.^Su gibi akacak, konusunun az bir kısmını ve cildini, nasıl oldu bilmiyorum ama Piyon'a benzettim. Yeterince güzel bir kitaptı.
Beklentilerimi çok aşırı yüksek tutmamıştım. Ama beklentilerimi çok da güzel karşıladı.
Alacaksınız, muhtemelen okuoku, yine indirime koymuştur, oradan almanızı tavsiye ederim. Güzeldi ^^

Yazarın biyografisi

Adı:
Lee Kelly
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
California, ABD

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 104 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 65 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.