Leonid Solovyov

Leonid Solovyov

Yazar
7.4/10
5 Kişi
·
9
Okunma
·
1
Beğeni
·
101
Gösterim
"Sen haklısın, ey bilge insan." dedi mazlum bir ifadeyle, kuşağını bir daha çözerken. "Buhara'da benim eşeğimin gerçekten de sayısızca akrabası var, yoksa sizin emiriniz bu nizamla çoktan tahtını yitirmiş, sen de, ey saygıdeğer insan, açgözlülüğün yüzünden kazığa oturtulmuş olurdun. "
"Kalbimi çaldı kaşların,
Beni suçluyorsun, ama kalbimi çalıyorsun kaşlarınla.
Çaldın kalbimi ve bir de bedelini istiyorsun.
Ey şahane! Ey mucize! Nerede görülmüştür?
Hırsızlara bedel ödendiği?
Bari bir iki öpücük hediye et bana.
Hayır, bana bu yetmez! Öpücükler vardır, acı su gibidir.
Ne kadar içersen o kadar susarsın.
Kapılarını yüzüme kapattın.
Varsın kanım yere aksın!
Şimdi kim beni teselli edecek?
Belki de sen öğretirsin?
İşte bundandır ok gibi gözlerine düşkünlüğüm!
Kıvırcıklarına düşkünüm, misk gibi kokan!"
“Keseni cebine koy, muhterem Niyaz ve lütfen yeryüzünün düzenini bozma. Bütün işverenler gelirinin yarısını işçileriyle paylaşmaya başlarsa dünya ne hale gelir? O zaman yeryüzünde ne işveren, ne işçi, ne zengin, ne yoksul ve ne muhafız ne de amir kalır."
216 syf.
·6/10
Kitabı alıp okumamdaki temel etken kapağıdır. Kapağı dikkatli incelerseniz Nasrettin Hocanın başında kavuk değil kocaman bir beyin olduğunu görürsünüz. Kitap bunu üzerine kurgulanmış ve Nasrettin Hoca dinî bir kişilik olarak değil aklıyla her cenderenin içinden kurtulmayı başaran biri olarak tasvir edilmiş. Kitap güzel kurguya sahip. Olayların ilerleyişi okuyucuda merak uyandırıyor ve bunun yanısıra temel yazılış amacının eleştiri olduğunu söyleyebilirim. Kitapta soylulukta zengin akılda yoksun bir Buhara halkından bahsedilmektedir. Bu halkın yuttuğu afyondan kurtulmasını sağlayıp sivri zekasıyla ön plana çıkan bir Nasrettin Hoca vardır. Adaletsizliğin, yalanın, tefeciliğin karşısındadır. Bir kaç ufak kusur dışında beğenerek okudum. Tavsiye ederim.
216 syf.
·1 günde·2/10
Bazıları Nasrettin Hoca'nın aslen İranlı olduğunu iddia ediyor.
Bu kitapta da İran'ın Buhara kentinden Nasrettin Hoca ile karşı karşıyayız.
Rus yazar Leonid Solovyov'un bize anlattığı Nasrettin Hoca, tamamen kafamızda şekillendirdiğimizden farklı .
Öncelikle genç ve çapkın bir de üzerine atesit.
Diğer taraftan bildiğimiz diğer özelliklerin hepsine sahip.
Kitap ,Nasrettin Hoca hikayelerinin gerçek hayatta gerçekleşmesini konu almış.
Nasrettin, bütün İran tarafından, idarenin işlerine çomak sokan "Huzur bozan " bir kişi olarak aranıyor . Ancak halk ona hayran ve Emirler ile dalga geçmesini büyük zevkle anlatıyorlar.

Oldukça naif bir kitap hikayeler de öyle .
Örneğin şehire girerken onu yolan gümrükçü içeride eşşeğinin akrabası var diye onun için de vergi istiyor.

Hoca, senin ve senin başındaki emirin hala bu görevde kalmanı sağladıkları için ,muhakkak vardır diyor ancak gümrükçü bu sözleri anlamadan hemen kaçıyor.
Bir diğeri hikaye , cimri molla boğulmak üzereyken elini ver diyenlere elini uzatmıyor ancak hoca elimi al deyince elini alıyor ve boğulmaktan kurtuluyor.
Yukaradaki hikayelerden anlayacağınız gibi hepimizin bildiği Hoca bu defa gençleşmiş ve bir roman kahramanı olmuş.
Daha önce dediğim gibi, bana biraz değil fazlaca naif geldi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 9 okur okuyacak.