Kendi araştırmalarımı yürüttüğüm sıralarda, bitkilerin yalnızca çevrelerindeki öteki yaşam türlerine tepkide bulunmakla kalmayıp, bu tepkiyi oluşturan koşulları anımsama yeteneğinde de olduklarını düşündürecek durumlarla karşılaştım. Pek çok kez farklı laboratuvarlarda, farklı deney araç ve gereçleriyle çok eski bir salon oyunu olan 'katil kim'i bitkisel düzeyde oynadım. Oyun kurallarına göre gelişigüzel altı kişi seçilir ve ne yapacakları açıklanır. Oyuncular kura çeker ve üstü işaretli kartı çekmiş olan katil rolüne girer, ancak kimliğini gizli tutar. Herhangi bir türden, ancak her ikisi de aynı cinsten olmak koşuluyla iki saksı bitkisi bir odaya konur ve oyuncuların her biri teker teker odaya girerek bitkilerle on dakika geçirirler. Kendi sırası geldiğinde katil, bitkilerden birine istediği biçimde saldırıp onu ağır yaralar. Böylece test süresi dolduğunda cinayet işlenmiş ve belki de saksısından sökülüp dalları ve yaprakları paramparça edilerek ağır derecede yaralanmış, hatta 'öldürülmüş' olan bitki yerde yatmaktadır, ancak cinayetin bir tanığı vardır. Saldırıya uğramamış olan bitki bir elektroansefalografa ya da poligrafa bağlanır ve oyuna katılmış olan altı kişi sırayla yanına gelerek bir süre kalırlar. Bunların beşine, kimisi cinayet işlendikten sonra odaya girmiş olduğu halde, bitki hiçbir tepki göstermez; ancak, suçlu olan altıncı kişiyle karşılaştığı andan itibaren kayıt şeridine çok farklı sinyaller gelmeye başlar.
Makinenin ya da bitki makine bileşiminin, suçlunun suçluluk bilincinden doğan bir tür elektrik sinyaline tepkide bulunduğu düşünülebilir. Ayrıca süreli olarak testlerde bulunuşum nedeniyle, benim de makineyi etkileyebileceğim akla gelebilir. Ancak, testlerden birinde, bütün bu olasılıkların gerçek olmadığını ortaya koyan bir durumla karşılaştık: