Lyall Watson

Bilinmeyen'in Armağanı yazarı
Yazar
9.0/10
2 Kişi
9
Okunma
0
Beğeni
1.070
Görüntülenme

Hakkında

Tam adı:
Malcolm Lyall-Watson
Ünvan:
Güney Afrikalı bir botanikçi, zoolog, biyolog, antropolog, etolog ve yazar
Doğum:
Johannesburg, Güney Afrika, 12 Nisan 1939
Ölüm:
Gympie, Avustralya, 25 Haziran 2008

Okurlar

9 okur okudu.
1 okur okuyor.
8 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Çocuktaki ölüm bilincinin, açıkça belirlenebilecek birçok evreden geçtikten sonra biçimlendiği sanılmaktadır. Henüz beş yaşına gelmemiş küçüklerin ölümün varlığından bütünüyle habersiz olduğu görülüyor. Onlar için her şey canlıdır. Küçük çocuk, yalnız başlarına kalıp canları sıkılmasın diye evine birkaç çakıltaşı birden götürecek ya da hep aynı yöne bakmaktan bıkmasın düşüncesiyle korkuluğun yönünü değiştirecektir. Bu yaştaki çocuklar bütün nesneler arasında kesintisiz bir lişki olduğunu varsayar ve canlıyla cansız varlıklar arasında bir ayırım yapmak gereğini duymazlar. Bu bu tür ayırımları yapabilmek için ellerinde yeterli ölçütlerin bulunmayışına, kendilerine arada varolduğu varsayılan farklılıkların henüz öğretilmemiş olmasına bağlanabilir; ancak çocuğun bu ilkel animizmini yeni filizlenen 'kozmik bilinçlilik' görüşüyle karşılaştırmak son derecede ilginç olacaktır sanırım. Genellikle çocukların en karmaşık şeyleri bile ne denli olağanüstü bir açıklıkla kavradıkları göz önünde tutulduğunda, evrensel yaşam konusunda çok yaygın olan bu ilk inancın ne denli doğru olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Macaristan, Çin, Isveç, Isviçre ve Amerika Birleşik Devletleri doğumlu çocukların hepsi aynı kavrayış biçimini paylaştığında, acaba onların bu tutumunu çocukluk olarak niteleyip geçmek yerinde bir davranış biçimi olabilir mi ve buna cüret edebilir miyiz?
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı
Kendi araştırmalarımı yürüttüğüm sıralarda, bitkilerin yalnızca çevrelerindeki öteki yaşam türlerine tepkide bulunmakla kalmayıp, bu tepkiyi oluşturan koşulları anımsama yeteneğinde de olduklarını düşündürecek durumlarla karşılaştım. Pek çok kez farklı laboratuvarlarda, farklı deney araç ve gereçleriyle çok eski bir salon oyunu olan 'katil kim'i bitkisel düzeyde oynadım. Oyun kurallarına göre gelişigüzel altı kişi seçilir ve ne yapacakları açıklanır. Oyuncular kura çeker ve üstü işaretli kartı çekmiş olan katil rolüne girer, ancak kimliğini gizli tutar. Herhangi bir türden, ancak her ikisi de aynı cinsten olmak koşuluyla iki saksı bitkisi bir odaya konur ve oyuncuların her biri teker teker odaya girerek bitkilerle on dakika geçirirler. Kendi sırası geldiğinde katil, bitkilerden birine istediği biçimde saldırıp onu ağır yaralar. Böylece test süresi dolduğunda cinayet işlenmiş ve belki de saksısından sökülüp dalları ve yaprakları paramparça edilerek ağır derecede yaralanmış, hatta 'öldürülmüş' olan bitki yerde yatmaktadır, ancak cinayetin bir tanığı vardır. Saldırıya uğramamış olan bitki bir elektroansefalografa ya da poligrafa bağlanır ve oyuna katılmış olan altı kişi sırayla yanına gelerek bir süre kalırlar. Bunların beşine, kimisi cinayet işlendikten sonra odaya girmiş olduğu halde, bitki hiçbir tepki göstermez; ancak, suçlu olan altıncı kişiyle karşılaştığı andan itibaren kayıt şeridine çok farklı sinyaller gelmeye başlar. Makinenin ya da bitki makine bileşiminin, suçlunun suçluluk bilincinden doğan bir tür elektrik sinyaline tepkide bulunduğu düşünülebilir. Ayrıca süreli olarak testlerde bulunuşum nedeniyle, benim de makineyi etkileyebileceğim akla gelebilir. Ancak, testlerden birinde, bütün bu olasılıkların gerçek olmadığını ortaya koyan bir durumla karşılaştık:
Sayfa 78·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam