M. Can Uzer

M. Can Uzer

Çevirmen
8.0/10
23 Kişi
·
71
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
328 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Hayatımız da yaptığımız şeylerden ve sonuçlarından her zaman memnun olmayız.Ve o his bizi ele geçirir ;Pişmanlık.
Ve ardından bitip tükenmeyen keşkeler.
Yazar bu konuyu gerçekten çok iyi ve derinlemesine anlatıyor.
Hatayı yapan ve hataya maruz kalan kahramanlarımızın yaşadıkları duyguları yüreğinizde hissedebiliyorsunuz.
iyi okumalar :))
328 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Erkek arkadaşı tarafından hamile iken terk edilen ve belli başlı hayat zorlukları çeken bir kadının hikayesi. Anafikir ana gibi yar bu baba gibi hıyar olmaz. Ama 5 yıl sonunda anca cesaret edip " aaa benim bir çocuğum vardı. Ben onun anasını 5 yıl önce ya çocuk ya bende diyerek terk etmiştim. Bu 5 yıl içerisinde hayatımdan kimler geldi kimler geçti. Ama artık pişman oldum, özür dileyeyimde bu 5 yılı affetsinler." dimesi bana yok artık yüzsüzlüğün bu kadarı dedirtiyor. Kusura bakma bacım bana böylesi denk gelse değil evden şehirden kovarım.
328 syf.
·9/10
Genel olarak konusu ise; Elizabeth ve Christian birbirlerine aşık, aynı amaçlara sahip iki kişidir. Burada zengin oğlan fakir kız durumu var. Hatta Christian'ın babası Elizabeth'i para avcısı olarak görüyor. Christian baba sevgisini hiç hissetmemiş biri. O nedenle var gücü ile çalışıp babasını gururlandıracak kadar iyi olmak ve onun işinin başına geçmek için yırtınıyor. Bu nedenle de Elizabeth hamile olduğunu söylediğinde kıza ültimatom verip ya ben ya bebek diyor ve sonra zamanda 5 senelik bir sıçrama yapıyoruz. Takdir edersiniz ki Elizabeth'in yaşadığı onca şeyden sonra Christian'a ikinci bir şans vermesi o kadar da kolay değildir. Bazı yerlerde belki okuyanlar aman Elizabeth ne çok naz yaptın diyebilir ama kadının 5 sene boyunca yaşadıkları ve kızını tek başına büyütmesi.. Başına gelenleri sindirmesi hiç de kolay değildir. O nedenle Elizabeth'e kitabın hiçbir yerinde kızamadım. Christian ise tam sopalık. Bir adam bu kadar babasının boyunduruğu altına girip, bu kadar korkak olamaz. Şimdi bunun bir de ikinci kitabı var. Ben daha fazla bu güzel ailenin içine drama girsin istemiyorum. Bence Elizabeth ve kızı yeterince zorluk yaşadı. Keşke yazar bu kitabı biraz daha uzun tutup güzelcene sonunu bağlasaydı. Ne diyelim umarım ikinci kitabı okurken fazla duygusallaşmayız. Kesinlikle tavsiye ederim.
328 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yıllar önce alınmış yanlış bir kararın derin pişmanlığı sade bir dille o kadar güzel anlatılmış ki yer yer kendi pişmanlıklarımızı sorgulamamıza neden olmuyor değil.
328 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Serinin ilk kitabı benim de yazara ait okuduğum ilk kitap. Hep satış sitelerinde gördüğüm ama sevebileceğimi düşünmediğim için pas geçtiğim bir kitap, daha doğrusu yazarın tüm kitaplarını bu sebeple pas geçtim. Tesadüf eseri “İçimdeki Sen” kitabını okuyunca ne kadar ön yargıyla yaklaştığımı gördüm.
Christian Davidson, aileden süregelen bir meslek olan avukatlığı, hakkını vererek, hep daha fazla kazanmak için yaparken o zamanlar hayatının aşkı olduğunu bilmediği Elizabeth Ayers’i karnındaki kendi bebeğiyle birlikte terk ediyor. Beş yıl boyunca da iş hayatındaki başarısı hedeflediği gibi gitse de içinde hissettiği boşluğun kaynağını aramamak için duygularını görmezden gelmeye devam ediyor.
Ve Lizzie’yi çok sevdim, onu okurken içim sıcacık oldu. Hüznün, buruk mutluluğun, sadakatin, ailenin ve aşkın iç içe olduğu her duyguyu okurken yaşatan bir kitaptı. Ben kitabı bayağı bir geç okudum ama yayınevi hala ikincisini çıkarmadı. Umarım en kısa sürede serinin ikinci kitabı çıkar.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 71 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.