(1860-1935)
"Mahmut Celâleddin Çapanoğlu, 1860 yılında Yozgat'ta (Arapseyfi Köyü) doğmuştur. Çapanoğlu Mahmut Celâleddin Bey, Vezir Mehmet Celâleddin Paşa’nın torunu, Akdağmadeni Kaymakamı Osman Nuri Bey’in oğludur. İlkokul ve ortaokulu, mahalle mektebinde ve rüştiyede okumuş, ağabeyi Edip Bey gibi birçok devlet hizmetinde bulunmuştur. İlk olarak (1884-1885) Tokat Tahrirat Kâtipliği ile 23 yaşında işe başlar. O sırada Sivas valisi, Halil Rıfat Paşa'dır. Celâl Bey, Halil Rıfat Paşa’nın başlatmış olduğu yol çalışmalarında görev alarak Paşa’nın takdirlerini kazanır. Bir ara görevinden istifa ederek Yozgat’a gelir. Sonra Malatya tahrirat müdürü (1885-1887) olur. Bu sırada egzama hastalığı nedeniyle İstanbul'a gelir. Tekrar Malatya'ya döner, oradan Konya maiyet memurluğuna (1893-1897) tayin olur. Konya'da 4,5 sene kadar görev yaptıktan sonra, Cidde(1893-1899)'ye mutasarrıf olarak tayini çıkar. Cidde'ye varışı sırasında âdet olduğu üzere 19 pare top atışı ile karşılanır. Cidde’de oğlu Osman Mekki ve Havva Aliye adında iki çocuğu olur. Cidde’de beş seneye yakın görev yaptıktan sonra ailecek iklimine uyum sağlayamadıkları için istifa ederek İstanbul’a döner. Bir süre İstanbul’da kalır ve tekrar görev verilerek Çorum'a (1900) mutasarrıf olur. Çorum'da bir seneye yakın görev yaptıktan sonra Berat Livası'na (1901-1902) atanır. Daha sonra sıra ile Tokat (1903-1908), eskiden Manastır yakınlarında şimdi Yunanistan sınırları içinde yer alan Serfice (1908), İstanbul/Çatalca (1908), Irak/Zor ve Afyonkarahisar (1913-1915) mutasarrıflıklarında bulunur. Zor’daki sıkıntılı görevi sırasında iki ay izinli olarak İstanbul'a gelir. Son olarak Afyon Mutasarrıflığı’na tayin edilir, oradan da emekliye ayrılır(1915).
Yozgat Çapanoğlu Camisi’nin mütevellisi olarak bu camiyi, daha sonra da Çorum Ulu Camisi’ni tamir ettirir.
Mustafa Edip ve Celâl Beyler ağırbaşlı, vakur, dirayetli, devlet tecrübesi olan bilgili ve görgülü, döneminin münevveri, okuryazar ve hatta birer divanları olan kimselerdi. Celâl Bey, II.Meşrutiyetin ilanı sonrasında İttihat ve Terakki Partisi’ne girdi. Partinin birçok konudaki tutumunu beğenmeyerek açıktan açığa eleştirdi. İttihat ve Terakki, Mustafa Edip ve kardeşi Celâl Beylerin bu durumlarını hoş karşılamadıkları için hem mutasarrıflıktan atmış, hem de emekliliği dâhil tüm haklarını ellerinden alarak ihraç etmişti. Daha sonra Yozgat’a yerleşen ve buna çok kızan kardeşler, İtilâf ve Hürriyet Partisi’ne girerek muhalefetlerini oradan sürdürürler ama bu faal birer muhalefet değildi. Celâl Bey, 1920 yılındaki Çapanoğlu ayaklanmasına katılımı nedeniyle İstanbul’da ikamete mecbur edildi. Çapanoğulları 1921’de af çıkıncaya kadar Aziziye’de Pınarbaşı’nda iki sene, Kayseri'de bir sene (1920) yaşarlar. Daha sonra Mahmut Celâleddin Bey affedilerek İstanbul'da ikamete mecbur edilir(1923), orada ölür(1935) ve Beşiktaş'ta Yahya Efendi Mezarlığı'na defnedilir."