Manfred G. Schmidt

Demokrasi Kuramlarına Giriş yazarı
Yazar
7.5/10
1 Kişi
4
Okunma
0
Beğeni
459
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

4 okur okudu.
4 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
… Ampirik karşılaştırmalı tu­tumla ilgili anahtar cümle Aristoteles'in Politik'inin IV. kitabında yer almak­tadır: "Şimdi bazıları saf bir demokrasinin olduğunu düşünüyorlar (...). Oysa bu doğru değildir" (1288b). Daha çok demokrasinin dört temel şek­li bulunmaktadır. Bunlar, özellikle toplumsal bileşimleri bakımından, bil­ hassa topluluğun köylülük, esnaflık, ticaret, din adamlığı, askerlik, amele­lik gibi üyeliklerine göre ve de yönetim görevlerine giriş kuralları, halk meclisinin ve mahkemelerin durumu gibi değişik kurumsal şartlara ve ya­sanın egemenliği ile iktidarın icrası arasındaki farklılıkta belirleyici olan gruplara göre birbirinden ayrılırlar (Nichols 1992: 2. bölüm). Bu özelliklerin terkibi, ılımlı demokrasiden aşın demokrasiye uzanan bir eksende demokrasi tiplerinin ayrılmasına izin verir (Aristoteles, Po/ilik, VIII. kitap, 1293a ve 1297a). Bu demokrasi tipleri - P. Spahn'ın (1988) tekli­ fine dayanılarak- şöyle nitelenebilir: 1) İlk ve tarihsel olarak en eski olanı ılımlı demokrasidir. Bu demokraside yönetim görevleri için servetin niteli­ği karakteristiktir. Onun demosu çoğunlukla çiftçilerdir, siyasal katılma zahmetini en zorunlu olanla sınırlamaya çalışırlar ve yürütmeyi seçmek ve memurların hesap vermesini sağlamakla büyük ölçüde tatmin olurlar. 2) Demokrasinin ikinci şekli de ılımlı düzenler arasında sayılır, fakat bu tip, görevleri üstlenmede vatandaşlığı servete göre değerlendirmeyi öngör­mez. Yeterlilik için kural olarak sabıkasız bir aileden olmak yeterlidir. Bu demokrasi tipinde görevler maaşlı olmadıkları için, halk kitlesi, yasamaya, adalete ve yürütmenin kontrolüne sürekli aktif olarak katılmaz. Aristote­les'e göre bunun büyük yararı vardır: Bu demektir ki bu demokraside yasa yönetir, - siyasallaşmış halk meclislerinde değişen çoğunluğun
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
… Rousseau'ya göre egemen, her zaman egemen olandır. Ona göre egemenlik bölünemez ve devredilemez. Daha da fazlası var: Halk egemenliği tüm hukuk düzeninden önce gelir ve öncelikle onu temellen­dirir. Bu anlayışa göre halk egemenliği, hukukun egemenliği veya anaya­sanın egemenliği demek değildir, aksine tam vatandaşın kırılmamış üs­tünlüğüdür. Gerçek egemenlik anayasanın üstünde bir üstünlüğü içerir. Anayasanın koruyucusu olan bir kurum olarak anayasa mahkemesi ona uy gun değildi; eğer hükümet "egemenin hizmetçisi" ise, halkın iradesine bağlı bir kuvvet ise, ancak o zaman kabul edilebilir (Bu düşüncelerin de­vamı için bkz: Maus 1992a ve 1 992b) . …
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam