Manil Suri

Vişnu'nun Ölümü yazarı
Yazar
7.5/10
4 Kişi
13
Okunma
0
Beğeni
1.269
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar
Doğum:
Hindistan, 10 Temmuz 1959

Okurlar

13 okur okudu.
7 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Ertelenen kitabı bitirme yolunda...
Arifa'nın kapıyı açmasını beklerken, aklında tek bir düşünce vardı: Vişnu'nun verdiği talimat. Duyduğu sözleri yaymak, insanları bilgilendirmek, onları Vişnu'nun tanrı olduğuna inandırmak zorundaydı. Evinin kapısında dururken, kendini yanşa başlamak üzere olan bir atlet gibi hazırlamıştı. Doğruca telefona koşacak, tanıdığı herkesi arayacak, hatta Times of India ile temas kuracaktı .
Sayfa 167
Otele girerken, Bay Asrani’nin kafasında uyarı çanları çalıyordu; oturdu, önüne dumanı tüten bir fincan çay konuldu. Bay Pathak kremalı bisküvileri ona doğru uzatırken, çanlar daha da tizleşti, ama bisküvinin çıtırtısının hemen ardından diline yayılan ahududu kremasının o ıslak, baygın tadı çan seslerini az çok bastırmaya başardı. Bayan Asrani onu kremalı bisküvi almak için sık sık aşağıya gönderirdi, ama bunlar hep çocuklar içindi; Bay Asrani paketten bir tanecik olsun almayı, yani karısını sinirlendirmeyi bir türlü göze alamazdı. Ahududulu bisküvi yemeyeli öyle uzun zaman olmuştu ki -gerçi asıl gövdesi portakallı bisküvilerdi, ama olsun. Krema pek çok tatlı anıyı uyandırıyordu; annesinin her akşam, okul dönüşü önüne dizdiği, çeşit çeşit lezzeti, örneğin. Bay Pathak’ın, “Bu sabah olanlar...” diye söze başladığını duyunca, irkildi, başını kremasını yalamak için ortadan kırdığı bisküviden kaldırıverdi. Bay Pathak ve Aruna ile yaşadığı sahneyi nasıl olmuş da unutabilmişti? Bisküvinin iki parçasını çabucak birleştirmeyi denedi, ama artık çok geçti. Diline çoktan yayılmış olan leziz krema; dudaklarında suç delilleri, kırıntılar. Bay Asrani’nin ensesi suçluluktan ahududu kadar kızardı. “Pathak sahib, ne diyeceğimi bilemiyorum,” diye başladı ama Bay Pathak onun sözünü kesti: “Yo, yo, bu tür şeyler olur. Önemli olan, bence, bunların canımızı sıkmasına izin vermememiz. Daha da önemlisi, karılarımızın canını sıkmasına...” Bay Pathak’ın göz bebeklerinden yayılan anlayışlı ışıltı, gözlüğün camını delip geçiyordu sanki. “Gerçekten, bunları ne diye dert edelim ki? Ayrıca bu tür sorunları halletmek, bizim işimiz. Onlardan izin almamız filan gerekmiyor.” Bay Asrani, Bay Pathak’ın sözcüğü vurgulayış biçimini duyunca, korkuyla irkildi, onunla göz göze gelmemeye çalıştı. “Güçlerimizi
Sayfa 36 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam