Margaret Randall

Margaret Randall

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
234
Gösterim
Adı:
Margaret Randall
Unvan:
Amerikalı Eğitimci, Yazar
Doğum:
New York, ABD, 1936
1936’da New York’ta doğdu. 1960’lı yıllarda sekiz yıl boyunca iki dilde yayımlanan, dönemin edebiyat çevrelerinde önemli bir etkisi olan El Corno Emplumado/The Plumed Horn dergisinin kurucularından biri oldu. Toplumsal olaylara karşı her zaman duyarlı olan Randall, Beat Kuşağı’nın içinde yer aldı, 1968 öğrenci hareketlerine destek verdi, Küba Devrimi’nin savunucularından oldu, Nikaragua’da Sandinistaları destekledi, Vietnam Savaşı’nda Vietkonglar’la birkaç ay geçirdi. ABD’ye döndüğü 1984 yılında, eserlerinde kullandığı bazı ifadelerin “Birleşik Devletler’in düzenini bozması” gibi suçlamalarla aleyhinde dava açıldı, dava 1989’da lehine sonuçlandı. 1994’e kadar ABD’nin çeşitli üniversitelerinde dersler veren Randall, 1990’da siyasi baskıya maruz kalan yazarlara verilen Lillian Hellman ve Dashiel Hammet Ödülü’ne, 2004’te PEN New Mexico’nun verdiği Dorothy Doyle Yazarlık ve İnsan Hakları Aktivizmi Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Birçok kitabı ve makalesi bulunan feminist şair, yazar, fotoğrafçı ve aktivist Randall’ın Türkçeye çevrilen eserleri şunlardır: Sandino’nun Kızları: Nikaragua Halk Devriminde Kadınlar (çev. Mehmet E. Yurtçu, Metis, 1985), Küba’da Kadınlar (çev. R. Şen Süer, Akademi Yayın, 2010).
Aşkım,
Sana, uzaklarda kalmış ve savrulmuş, kurumuş yaprakların toprağa düşmesi gibi bir elveda deme zamanı geldi. Bunu, kâğıdı kenarlarına kadar dolduramayacak satırlarla -genellikle şiir denilen şeylerle- becerebilmeyi isterdim ama yapamadım
Kadınlar bir araya gelip erkek kardeşleriyle eşit koşullarda savaşma hakkı istedi.İsyancı ordunun başkomutanı (Fidel) bu düşünceye yatkındı, ama erkek askerler karşı koydu.
"Kan görünce bayılan kadınlar", "öldürmek için çok yumuşak olan kadınlar" ve "kadının annelik içgüdüleri" gibi bütün Nuh nebiden kalma düşünceler bu tartışmalarda su yüzüne çıktı.Bu, modern Küba uygulamasında, kadınların tam katılımına yönelik bilinen ilk ideolojik tartışmaydı.Ne var ki Fidel ısrarlıydı ve en çok karşı çıkanlardan birini, Binbaşı Eddy Sunol'u, kadınlar müfrezesini cepheye götürmekle görevlendirdi.Zaman Eylül 1958'di.Kasım'da Sunol yeni askerlerinin cesaret ve dakikliğini övüyordu.
Erkeklerin ev içi yükün yarısını gerçekten üstlenmelerinin uzun zaman alacağı toplumda, bir kadının çalışması ve erkek kardeşlerine açık olan bütün gelişme olanaklarından yararlanması için, hiç değilse ev içi eşitsizliğinin kaba hatlarını ortadan kaldırmak amacıyla devlet tarafından geniş olanaklar sağlanmalıdır.Aslında, sosyalist amaç tek tek erkek ya da kadının bu görevleri yapmaya devam etmesi değil, onların kolektifleşmesi, toplumsallaşmasıdır.
Yaşamın biçimlendiği doğal bir atölyedir kadın.
Kadın insanoğlunun olağanüstü yaratıcısıdır. (Fidel Castro)
Fidel, 1961'de, genç insanlardan oluşan bir ordunun en uzak bölgelere gidip köylü ailelerle birlikte yaşamasını istedi; her genç bir grup okumaz yazmazın evlerinde yaşayacak, ekip biçme, sığır yetiştirme, odun kesme ya da köylü ailelerin yaşamak için yaptığı her şeye katılırken, onlara okuma yazma öğretecekti.
(Küba) Aile Yasası der ki: "Sosyalizmde aile temel çekirdek ve toplumsal gelişmenin doğal hücresi olarak büyük önem taşır.Komünist bir eğitimin onun içinde başlaması gerekir, böylece çocuklarla gençler sağlam ve sürekli karşılıklı yardım alışkanlıklarını, kolektiviteyi, sosyalist anavatan için çalışmayı, toplumsal disiplin ve kişilik gücüne sevgiyi geliştirebilir."
Sosyalizm, aslında cinsiyet ayrımcılığının otomatikman sona ermesi demek değildir, fakat bütün eşitsizlik biçimlerine karşı verilen savaşı kazanmak için gerekli bir ön koşuldur.Ekonomik eşitliğin uzlaşmaz karşıt sosyal sınıfları kaldırarak sağlanmasına karşın, sınıf savaşımı üstyapıda sürer........Cinsiyetçiliğe karşı savaşımın önemli bir kısmını oluşturduğu, süregelen ideolojik savaşımdır bu. Siyasal bilince sahip kadınların önderliğinde, kadınlarla erkeklerin birlikte ilgilenmeleri gereken bir görevdir.
İnsanlar kendi kolektif kaderlerini gerçekten kendi ellerinde tutup denetlemenin ne demek olduğunu kavramaya başlayınca, her şey değişmeye başladı.Yeni bir tür özgürlük doğdu.Kadınlar artık baskıcı kocalarına baş eğip evde oturmuyor, ya da kocalarına meydan okuyarak ev dışına çıkma gibi bireysel insan haklarını iddia etmiyordu.Artık üçüncü bir seçenek vardı:Yüz binlerce kadın ve erkekle birlikte, toplantılara,milislere, gönüllü çalışmalara katılarak ya da ücretli iş gücüne girerek sınırlı ufuklarının ötesine geçebilirlerdi. Ve geçtiler.
....Kadın kitlelerimizle sistematik olarak çalışmak zorundayız.Edilgin konumlarından kurtulmalarına yardımcı olabildiğimiz bu kadınları göreve çağırmalı, onları işçi sınıfı savaşı için hazırlamalı ve silahlandırmalıyız...salt fabrikalarda çalışan ya da evlerinde köle olan kadınlardan değil, köylü kadınlardan da, küçük burjuvazinin çeşitli katmanlarındaki kadınlardan da söz ediyorum.Onlar da kapitalizmin kurbanıdırlar...Onlar da dar ve sınırlı ufuklarla apolitik bir psikolojisi olan, asosyal, geri bir kadın kitlesine avdırlar.Bu durumun farkında olmamak anlaşılmaz, tamamen anlaşılmaz bir şeydir.Kendi özel ajitasyon ve örgüt yöntemlerimizi geliştirmek zorundayız."Kadın hakları"nın burjuvaca savunusundan değil, Devrimin pratik çıkarlarından söz ediyoruz. (Lenin)
Devrim geldiğinde
kalabalıklar odama girdi
Çekmeceleri, odaları dolaştı,
dikiş kutusunu değiştirdi
Bu eski yalnızlık artık yok
ve büyükannem bıraktı anıları dokumayı
konuşmayı bıraktı
şarkı söylemeyi bıraktı
Umutla gördüm, görmeliydim,
aydınlık nasıl da doldu odaya
annem pencereleri açınca
ilk kez. ( Miguel Barnet)
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Margaret Randall
Unvan:
Amerikalı Eğitimci, Yazar
Doğum:
New York, ABD, 1936
1936’da New York’ta doğdu. 1960’lı yıllarda sekiz yıl boyunca iki dilde yayımlanan, dönemin edebiyat çevrelerinde önemli bir etkisi olan El Corno Emplumado/The Plumed Horn dergisinin kurucularından biri oldu. Toplumsal olaylara karşı her zaman duyarlı olan Randall, Beat Kuşağı’nın içinde yer aldı, 1968 öğrenci hareketlerine destek verdi, Küba Devrimi’nin savunucularından oldu, Nikaragua’da Sandinistaları destekledi, Vietnam Savaşı’nda Vietkonglar’la birkaç ay geçirdi. ABD’ye döndüğü 1984 yılında, eserlerinde kullandığı bazı ifadelerin “Birleşik Devletler’in düzenini bozması” gibi suçlamalarla aleyhinde dava açıldı, dava 1989’da lehine sonuçlandı. 1994’e kadar ABD’nin çeşitli üniversitelerinde dersler veren Randall, 1990’da siyasi baskıya maruz kalan yazarlara verilen Lillian Hellman ve Dashiel Hammet Ödülü’ne, 2004’te PEN New Mexico’nun verdiği Dorothy Doyle Yazarlık ve İnsan Hakları Aktivizmi Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Birçok kitabı ve makalesi bulunan feminist şair, yazar, fotoğrafçı ve aktivist Randall’ın Türkçeye çevrilen eserleri şunlardır: Sandino’nun Kızları: Nikaragua Halk Devriminde Kadınlar (çev. Mehmet E. Yurtçu, Metis, 1985), Küba’da Kadınlar (çev. R. Şen Süer, Akademi Yayın, 2010).

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 6 okur okuyacak.