İnsanlık eğer seçilmiş tür yahut meleklerle hayvanların arasındaki mevki değil de, milyarlarca yıldır süren fiziksel ve biyolojik süreçlerin büyük beyinli bir ürünüyse, bizim evren ve yaşam anlayışımız ne olacak?
Bizler geçmişe genellikle daha pembe gözlüklerle bakıyoruz ve bugün, ekonomik ve kültürel farklılık ve aykırılıkların zorladığı, eşi görülmemiş bir şiddet dünyasında yaşadığımızı sanıyoruz.
Türümüzün erken tarihi, bir ekosistemde bizim köpekle ortaklığımız gibi bir işbirliğinin gücünü ve rekabetin yol açtığı, diğer insan türlerinin yok edilmesi gibi bir tahribatı gösteren çarpıcı bir ibret hikâyesidir.