Mary Ellen Taylor

Mary Ellen Taylor

Yazar
6.4/10
25 Kişi
·
53
Okunma
·
1
Beğeni
·
875
Gösterim
Adı:
Mary Ellen Taylor
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
Richmond, VA, ABD
- Daisy neden dünyayı düzeltmen gerekiyormuş gibi hissediyorsun?
- Bilmiyorum,sadece düzeltilmesi gerektiğini biliyorum.
Hayatın bir anda değişebilir. Bu benim yeterince sık duyduğum yaygın bir görüş. İnsanlar ölür veya uzaklaşırlar. Yatırımcılar güneye gider. İşler biter. Sevdiklerimiz bize ihanet eder. Daima bir şeyler olur.
İnsanlar, çemberler içinde giden arabaları görmek için araba yarışlarını seyretmezler. Onlar büyük yıkımları izlerler.
Bazı zamanlar okuyacak bir kitabım kalmadığında,demir parmaklıklar ardına girmiş gibi hissediyorum.Yeni kitaplar keşfetmek istiyorum,her zaman okuduğum türden sıkılıp biraz uzaklaşmak,günlük hayattan bir nebze olsun kopmayı diliyorum



Yukarıdaki anlatımıma bu kitap uyuyor diyebilirim.Hakkında pek bir şey bilmediğim,kapağı,konu özeti ve ismi ilgimi çeken, üstüne üstlük kampanyaya denk gelip aldığım romanlardan birisi Küçük Mutluluklar Pastanesi.Yayın evinin hazırladığı rengarenk ve şirin kapak,içine hüzün de katılmış,umut ve cesaret dolu,eğlenceli bir aşk hikayesi okuyacağım fikrini vermişti bana.Ama ilk sayfalarına daldığımda hemen fark ettiğim şey durumun hiç de sandığım gibi olmamasıydı.




Kitap baş karakter Daisy McCrae tarafından insanı kasvete boğan bir şekilde anlatılıyor.Daisy,başarılı bir finansçıyken iş hayatı tepetaklak olur.Beklenmedik bir hamleyle işsiz kalan Daisy,kalbinde hiç istek olmamasına rağmen üvey ailesinin işlettiği pastanede çalışmak durumunda kalır.





Üvey aile diyorum çünkü Daisy,daha bebekken onu eteğindeki bisküvi kırıntılarıyla başbaşa bırakıp terk eden öz annesinin suretini bile hatırlamıyordur artık.Kendi anne ve babası olarak,30 yıl onu öz evlatlarından ayırmayıp büyüten bay ve bayan McCrae'yi görüyordur.Ne kadar sevgi dolu bir ortamda büyüse bile geçmişi,dönüp dolaşıp onu bulacaktır.








Pastanede hayat monoton bir şekilde devam ederken,Daisy duruma alışmıştır.Fakat alışkın olduğu hayat,pastaneye gelen Mabel adında yaşlı bir kadınla tanışması üzerine karmakarışık bir hal alır.Mabel,onun gerçek annesini bildiğini söylüyor ve Daisy'ye kendisi için özel olan 150 yıllık bir günlüğü vermek ister.Mabel,pastaneye gelişinden kısa bir süre sonra dünyadan göçüp gider.





Daisy ise cevaplanmayı bekleyen bilmecelerle başbaşa kalır.Mabel'ın kendisine verdiği günlüğü üvey kardeşi Margaret ile birlikte okumaya başlar.Bu günlükle birlikte olaylar daha gizemli hale geliyor ve biz de bir nevi geçmişe yelken açıyoruz.1800'lü yıllarda yaşayan,annesi ve kendisi köle olan küçük kız Susie'nin yürek yakan öyküsünü,tarihin tozlu sayfalarına gömmüş olan bu günlüğün sırrı çözülecek miydi? Peki Daisy,ipuçlarından yola çıkarak gerçek annesini tespit edebilecek miydi?






Kitap bu iki büyük sır üzerine kurgulanmış.Aslında kitabın konusu efsane olacak kadar güzel seçilmiş ama yazar konuyu gereksiz detaylarla heba etmiş.Ki bu da kitabı akıcılık ve sürükleyicilikten bir hayli uzak tutmuş.Sonu ise ucu açık bırakılmış ve "Ee,ne o
ldu şimdi?" dedirtmiş.Umarım,bu serinin ikinci kitabı da çevrilir ve merakım giderilir.Çünkü okurun aklında pek çok soru işareti bırakıyor.





Kitaba renk katan unsurlardan birisi ise pastane temasının işlenmiş olması.Daisy,tarifleri hazırlarken benim bile ağzım sulandı.Öte yandan içindeki sırlar,gizemler ve şaşırtıcı ama yarım kalmış son bir sonraki sayfayı merakla çevirmenizi sağlıyor.Açıkçası ben sadece çözülmeyi bekleyen gizemler için devam ettirdim romanı,yoksa yazarın üslubu beni biraz sıkmıştı ve daraltmıştı.Tüm unsurlara rağmen kısa sürede bitirdim.Arkanıza yaslanıp,elinize sütlü bir kahve alıp okuyabileceğiniz türden bir kitap.
Çok güzel bir kitap. Hayatın gerçek yüzünü bir kez daha okuyucuya en ayrıntılı şekilde anlatıyor. Çok minnoş bir kitap gibi gorunsede içinde birçok acıyı gizliyor. Muhteşem bir anlatımı var. Olayları biraz uzun anlatsada okuyucuyu sıkacak kadar değil. Ben begendim. Okumanızı tavsiye ederim.
Kızın şu hayaletleri görme meselesini anlamadım.. Yavaş ilerleyen bir kitap.. Olay az.. Bu yüzden sıkılabilirsiniz..
İşinden ayrılmak zorunda kalan bir kızın aile fırınına girip hayatını yeniden toplamaya çalışmasını konu ediniyor.. Yıllar önce bu kız annesinin onu bu pastaneye bırakıp gitmesiyle hikaye başlıyor..
Oncelikle şunu söylemeliyim ki sakın kitabın kapağına bakıp da kitabı basite indirgemeyin. Aslında ben de kitabı Yakamoz 'un kampanyasından alırken acaba diye aldım ancak kitabı okudukça içinden âdeta bir Sarah Jio fırlamış sandım. Gerçekten bu zamana kadar bir çok bu tarz yazılmaya çalışılmış kitaplar okudum. Ancak şunu net olarak diyebilirim ki (Sarah jio hayranıyım ) en çok benzeyen ve kendini merak içinde okutan kitap bence. Kitabın ana teması dünyaya getiren mi, büyüten anne olmalı. ?
İtiraf ediyorum ki kitap kapakları çok yanıltıcı olabiliyor...
Bu kitabı bir arkadaşım hediye etmeseydi merak edip de almazdım.
Cıvıl cıvıl kapak görünce nasıl anlatsam gençlik kitabı gibi boş beleş diye tabir ettiğim sınıfa girdiğini düşünürdüm.
Fakat ne kadar güzel bir hikaye çıktı arkadaşıma tekrar teşekkürler ediyorum.
İlk başta tedirgin olduğum bir kitaptı. Zaten kitabın başları biraz sıkıcı. pastanede geçen günlerini anlatıyor. ama sonra ablası margaret ile birlikte tarihi geçmişe göz atıyorlar. sevdiğim bir kitap oldu. heyecanlı da. Başarılı bir kitap.
Yayınevinin yaptığı muhteşem kapak ve konusuyla bana cazip gelen bir kitap olmuştur. Aslında arka kapağıyla çok alakası yoktu bence ama çok heyecanlı bir kitaptı.Acaba neler olacak diye bekledim.

Kokusu ve dokusu çok hoştu,kütüphaneme renk kattı.Ama kapağı kadar şirin bir hikaye beklemeyin,daha çok dram ağırlıklı bir roman.Başları çok sıkıcı olmasına rağmen gitgide meraklandırmaya başladı.İşin kısası okumanızı önereceğim bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mary Ellen Taylor
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
Richmond, VA, ABD

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 53 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 19 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.