Mehmet Akbaş

Mehmet Akbaş

YazarÇevirmen
9.2/10
20 Kişi
·
67
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Mehmet Akbaş
Tam adı:
Doç. Dr. Mehmet Akbaş, Dr. Mehmet Akbaş
Unvan:
Akademisyen, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Şanlıurfa, Türkiye, 1972
Dr. Mehmet Akbaş


1972 Şanlıurfa doğumlu, imam-hatip mezunu, lisans, yüksek lisans ve doktorayı Marmara Üniversitesi ilahiyat fakültesinde tamamladı. 2012 yılında doçent oldu.
Suriye, Irak, Pakistan, Suud,Ürdün, Özbekistan, Bosna-Hersek ve Amerika’da araştırmalar yaptı.
İslam halklarının kaynaşması adına Uluslararası sempozyumlar düzenledi.
Savaş öncesinde Suriye sınır bölgesinde yaşayan kardeş halkların kaynaşması için bir grup arkadaşıyla beraber Dicle Kalkınma Ajansı destekli Sosyo-Kültürel sahada bir yıllık bir proje yaptı, fakat projenin uygulamasına bir ay kala Suriye savaşının patlak vermesi üzerine hedefini gerçekleştiremedi.
Dicle Kalkınma Ajansında kalkınma kurulu üyesi olarak çalıştı.
İslam halklarının manaya ve kardeşliğe daveti ve bu söylemde buluşması için Davet ve kardeşlik Vakfı mütevelli heyetinde yer aldı, temsilciliğini yaptı.
İnsanımızın kültür seviyesinin yükselmesi ve okuması için bir grup arkadaşıyla beraber İstanbul’da Oku-Der’i (Okuma Alışkanlığını Kazandırma Derneği) kurdu. Beş yıl başkanlığını yaptı.
Memurların hak-hukuk ve insani taleplerini savunma adına Hakkari Eğitim-Bir-Sen’i kurdu. Bir yıl başkanlığını yaptı. Ümraniye Eğitim-Bir-Sen şubesinde beş yıl sekreter olarak çalıştı.
MEB bünyesinde 14 yıl öğretmenlik yaptı.
Kürtçe’nin serbestiyet kazanmasıyla Kürtçe ezgi-ilahi-dua ve şiirlerden oluşan beş albüm yaptı.
Arapça-Türkçe-Kürtçe ve İngilizce konuşur.
Mardin Artuklu Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştı. Şuan Gaziantep Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalışıyor.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Benzeri Olmayan Adam: “Şehit İmam Hasan El Benna”

İslam ümmetinde eşi benzeri görülmemiş devasa bir şahsiyet: “Hasan El Benna.” Aylarca bu kitaba inceleme yapmak için bekliyordum. Fakat bir türlü kendimde bu satırları yazabilecek kabiliyeti ve gücü bulamıyordum. Çünkü yazacağınız kişi Şehit İmam. Ne yazarsanız eksik kalacak. Ne kadar iyi anlatsanız bile onun hayatı ve mücadelesinin yanında anlattıklarınız sönük kalacak. Siz ne kadar söz ile dava deseniz de onun gibi davasını kanıyla ispatlayan biri karşısında sözlerinizin tahakkümü kalmayacak. Kalplere tesir etmeyecek. Vel hâsılı kelam hala bile yazmaktan hayâ ettiğim, kararsız kaldığım büyük dava adamı Hasan En Benna’dan söz edeceğiz.

Peki, neydi onu eşsiz kılan. Büyük, İmam, Önder en güzeli de yaratılmışların en üstünlerinden şehitlik mertebesine ulaştıran.

İmam yaptıkları ile İslam Ümmetini yeniden inşa etmiş. Yeni nesillerin yeniden Saf İslami hareketle tanışmasını sağlamıştır. Halifeliğin dünya sahnesinden çekilmesinden sonra maalesef birçok konuda İslam toplumu geride kalmış ve sorunlar yaşamıştır. Bu sorunlarından en büyüğü de İslami hareketi gelecek nesillere taşıyacak binanın yıkılması olmuştur. Fakat İmam bütün bir ömrünü bu yola harcayarak İslami hareketinin binasını yeniden inşa etmiş. Bunu tüm dünyaya yaymayı başarmıştır.

17 Ekim 1906’da Mısır’da doğan İmam, dini ve ilmi yönden köklü bir aileye mensuptu. Böyle bir ailede büyümesi kısa zaman içinde İslami bilgileri edinmesine vesile oldu. 15 yaşına bastığında Kuran hafızı olduğu bilinmektedir. Henüz öğrencilik yıllarında kendi arkadaşlarıyla beraber “Kötülüğe Karşı Mücadele” adında bir teşkilat kurarak toplumdaki kötü gidişata dur demek istemiştir.

Öğrencilik yılları bittiğinde ise İslam dünyasında maalesef her türlü fesat başını almış yürümüş, haramlar helal hale getirilmiş. Özelikle 1924’de hilafetin kaldırılmasıyla bu durum giderek artmıştı. Müslüman ülkeler giderek bölünmüş. Her ülkeyi bir diktatör yönetmeye başlamış. Yıllarca güzelliklerle anılan İslam Ülkeleri zulümlerle, adaletsizliklere, kötülüklerle anılmaya başlamıştı. Batılılar sürekli İslami ve Müslümanları ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalışıyorlardı. Böyle bir atmosfer içinde İmam bu sorunlara karşı İslam Ümmeti için çözüm arıyordu.

Günlerce çözüm düşündükten sonra çok güvendiği altı arkadaşını yanına alarak biz “Müslüman Kardeşleriz” dedi. Böylece “Müslümanlar Kardeşler Cemiyeti”, “İhvan-i Müslimin” adıyla faaliyete başlamış oldu. Tüm ömrünü, kahvelerde zaman öldürmek için oyun oynayan insanlarla geçirdi. ALLAH’ın nasip etmesiyle o insanlardan İslam için şehit olan binlerce mümtaz şahsiyet yetiştirdi. Yıllarca köy köy, şehir şehir gezip yolda, sokakta, kahvede, evde, devlet dairesinde gördüğü bütün insanlara İslam’ı anlattı. Bu çalışmaların sonucunda kısa bir zaman içinde, Mısır’ın tümünde “İhvan-i Müslimin” şubeleri açılmış oldu. O zamanlar Filistin sorunu baş gösterince İmam, talebelerinden oluşan bir grup mücahidi Filistin’e yardım etmeye gönderdi. Bu o zaman Mısır’ın kukla başkanı tarafından kabul edilemez bulundu. Hasan El Benna 12 Şubat 1949 tarihinde cemiyetinin önünde kurşunlanarak şehit oldu.

İslam Ümmeti birçok yıldız birçok davetçi tanımıştır. Fakat davet başka bir şeydir. İnşa etmek başka bir şeydir. Bugüne kadar tanıdığımız davetçilerin davet ettiği İslami hakareti, inşa eden liderdir Hasan El Benna.

Hasan El Benna’dan sonra İslami Hareket teşkilatı bütün dünyaya yayılmış. Bütün hareketlerin temeli olmuştur. Kurduğu mükemmel sistemle bugün bile İslami Hareketler onun açtığı yoldan gitmektedirler. İmam yaşadığı zamanlarda şöyle bir söz söylemişti. “Şüphesiz bizim fikirlerimiz mumdan yapılmış gelinler gibidirler. Ne zaman ki onların uğrunda ölürüz işte o vakit, ruh kazanırlar, hayat bulurlar.” Kendisi söylediği bu sözün hakkını verdi Allah da onun hakkını verdi. Tüm dünya Müslümanlarına öncü olmasını sağladı. Daha ölümünün ilk günlerinde bile akıtılan kanı İslami davaya eşsiz bir başka önder daha kazandırdı. “Seyyid Kutup” Amerika’da yaşarken birden Amerikan kanallarının sevinç çığlıkları attığını, insanların kutlama yaptıklarını görür. Bunun sebebini anlamaya çalışır. Amerikalıların “Hasan el Benna” öldü diye sevindiklerini görür. Kendi kendine tefekkür etmeye başlar. Amerika gibi İslam düşmanı emperyalist bir ülkenin, bir Müslümanın öldürülmesine bu kadar sevinmesi onu düşündürür. Hasan El Benna’ın izinden gidilecek biri olduğunu düşünür. Mısır’a dönüp İhvan-i Müslimin hareketine katılır. İslam, bir yıldızın kanından yeni bir yıldız doğurur.

Elimizdeki bu kitap ise Hasan El Benna’nın ve kurduğu İhvan-i Müslimin Teşkilatının manifestosu, tüzüğü ve özüdür. Aynı zamanda bir Müslüman şahsiyetin hayat rehberidir. Tüm Müslümanların kesinlikle okuması ve hayatına tatbik etmesi gereken bir eserdir.

Dünya üzerinde İslam hakkında araştırmayı düşünen birinin, İslam’ı ve Müslümanları anlamak için okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..

Selam ve Dua ile…


Not: Şehit İmam Hasan El Benna’nın hayatını anlattığım yerlerde yine aynı kitaptan ve “Çağımız İslam Önderleri” kitaplarından faydalanılmıştır.
Şahit olduk ya Rab, bu eserin sahibi senin kutlu yolunda mücadele etti ve şehit oldu. Sen sehadetini kabul eyle. İmam Hasan el Benna'nın bu eserinden ömrüm yetiği kadar nasiplenmek niyetindeyim.
Şehit el Benna nın gerçekten okunması gereken ve insanın hayatına tam anlamıyla tatbik etmesi gerekn bir kitap. Hasan el Benna nın da dediği gibi Gayemiz Allah, Önderimiz Resulullah, Anayasamız Kur'an, Yolumuz Cihad, En Büyük Arzumuz Allah Yolunda Şehit Olmaktır..

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Akbaş
Tam adı:
Doç. Dr. Mehmet Akbaş, Dr. Mehmet Akbaş
Unvan:
Akademisyen, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Şanlıurfa, Türkiye, 1972
Dr. Mehmet Akbaş


1972 Şanlıurfa doğumlu, imam-hatip mezunu, lisans, yüksek lisans ve doktorayı Marmara Üniversitesi ilahiyat fakültesinde tamamladı. 2012 yılında doçent oldu.
Suriye, Irak, Pakistan, Suud,Ürdün, Özbekistan, Bosna-Hersek ve Amerika’da araştırmalar yaptı.
İslam halklarının kaynaşması adına Uluslararası sempozyumlar düzenledi.
Savaş öncesinde Suriye sınır bölgesinde yaşayan kardeş halkların kaynaşması için bir grup arkadaşıyla beraber Dicle Kalkınma Ajansı destekli Sosyo-Kültürel sahada bir yıllık bir proje yaptı, fakat projenin uygulamasına bir ay kala Suriye savaşının patlak vermesi üzerine hedefini gerçekleştiremedi.
Dicle Kalkınma Ajansında kalkınma kurulu üyesi olarak çalıştı.
İslam halklarının manaya ve kardeşliğe daveti ve bu söylemde buluşması için Davet ve kardeşlik Vakfı mütevelli heyetinde yer aldı, temsilciliğini yaptı.
İnsanımızın kültür seviyesinin yükselmesi ve okuması için bir grup arkadaşıyla beraber İstanbul’da Oku-Der’i (Okuma Alışkanlığını Kazandırma Derneği) kurdu. Beş yıl başkanlığını yaptı.
Memurların hak-hukuk ve insani taleplerini savunma adına Hakkari Eğitim-Bir-Sen’i kurdu. Bir yıl başkanlığını yaptı. Ümraniye Eğitim-Bir-Sen şubesinde beş yıl sekreter olarak çalıştı.
MEB bünyesinde 14 yıl öğretmenlik yaptı.
Kürtçe’nin serbestiyet kazanmasıyla Kürtçe ezgi-ilahi-dua ve şiirlerden oluşan beş albüm yaptı.
Arapça-Türkçe-Kürtçe ve İngilizce konuşur.
Mardin Artuklu Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştı. Şuan Gaziantep Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalışıyor.

Yazar istatistikleri

  • 67 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 96 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.