Mehmet Sağbaş

Mehmet Sağbaş

Yazar
9.7/10
15 Kişi
·
12
Okunma
·
14
Beğeni
·
115
Gösterim
Adı:
Mehmet Sağbaş
Unvan:
Mühendis, Yazar, Ressam
Doğum:
Rize, Türkiye, 1977
1977 yılında Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Rize'nin Pazar ilçesinde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisansını ardındansa Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı.
Akademik kariyerini sürdürürken eş zamanlı olarak resim alanında da dikkat çekici çalışmalara imza attı. Eserleri çeşitli sanat koleksiyonlarına girdi. Yurt içi ve yurt dışında sergiler açtı, ödüller aldı.
İmgelemini “Barbar Yeni Dünya” ile resim düzleminden edebiyat boyutuna aktaran Mehmet Sağbaş, Epsilon Yayınları’ndan yayımlanan çocuk romanlarını da resimledi.

Akademisyen ve sanatçı kimliğine yazarlığı da eklemleyen Sağbaş’ın -kendi alanında- uluslararası indekslere (SCI) giren dergilerde yayımlanan çok sayıda makalesi bulunmaktadır.
Sağbaş halen İstanbul’da bir üniversitede öğretim üyeliği görevini sürdürmekte bir yandan da Balat’taki atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.
Kimin kafasında filizlenip gövde buldu bu çılgınlık?
Hangi gök kubbenin altında tasarlanıp yapıldı kaderim?..
Mehmet Sağbaş
Sayfa 27 - Epsilon Yayınları
Umut, her şeyin dibe vurduğu anlarda varlığını hatırlatmayı sever
Mehmet Sağbaş
Sayfa 425 - Epsilon Yayınları
Neden cevabı saklı tutulan bu lanet yaşamı çözmeye çalışmakla
geçiyor hayatım? Neden herkes gibi basit bir yaşam süremiyorum?
Mehmet Sağbaş
Sayfa 362 - Epsilon Yayınları
Yaralar, ikinci ben’imiz…
Onlar olmasa ne farkımız olur ki diğerlerinden? Kim bilir, belki de tek farkımız hikâyelerimizdir. Belki onlar da aynıdır. Farklı olan o hikâyeyi yaşayışımızdır…
Mehmet Sağbaş
Sayfa 62 - Epsilon Yayınları
Yalnızlık: kimi anıların pişmanlıklara dönüşme sancısı taşıdığı zaman dilimi…
Mehmet Sağbaş
Sayfa 108 - Epsilon Yayınları
Kafayı sıyırmamanın tek yolu bazı sorulardan vazgeçmektir.
Mehmet Sağbaş
Sayfa 402 - Epsilon Yayınları
Kitabı yeni bitirdim. Sonda söyleyeceğimi başta yazayım. Kitap harika ötesi olmuş. Yazar, sistemi çok iyi eleştiren, bir çırpıda okunan şahane bir eser ortaya çıkarmış. Bir distopya hayranı olarak acayip beğendim.

Tek eleştireceğim bir nokta var. Huxley'in Cesur Yeni Dünya kitabından esinlenerek böyle bir isim konulduğunu düşünüyorum. İsim konusunda biraz daha özgün olunsaydı eminim ki kitap daha da iyi olurdu. Bir çok insan maalesef isimden dolayı ön yargıyla yaklaşacaktır. Ne yalan söyleyeyim hafiften ben de öyleydim ama okuyunca gerçekten isim falan bahane dedim.
Şiddetle tavsiye ederim.
Uzun bir inceleme yaptım. Belki okumak isteyene fikir verebilir. Ya da okumasına vesile olabilir diye. Çünkü toplum ve insan eleştirisini iyi verdiğini düşünüyorum. Bu sebepten kısası haksızlık olacağını düşündüm.

Çok katmanlı başarılı bir roman.
Kurgusu iki farklı hikaye üzerine kurulmuş. İlki Prens Kian’ın kaybettiği tahtı geri almak üzerine kurulu yolculuğu, ikincisi dış dünyadan yalıtılmış olarak yönetilen -Kian’nın ileride aşık olacağı kadın olan- Şana’nın da dahil olduğu bir topluluğun hikayesi.
Her iki hikayeyi de beğendim. Yazar romanın sonunu iyi bağlamış. Birden fazla hikayeyi içeren çoğu kitapta genelde böyle bir şey olmuyor ne yazık ki. Birinden biri "ee ne oldu şimdi bunlara?" ya da "diğer hikayeye ne gerek vardı!" dedirtiyor çoğu kitap.
Okurken atını çizdiğin çok yer de oldu. Özellikle psikolojik tahliller çok iyi yapılmış. Zindanda sıkışıp kalmış bir insanın ruh hali, o ruh halini zindandan kurtulduğunda da sürdürme şekli, Şana'ya aşkında ki git geller, kısacası karakterin dengesizliklerini. Bu karaktere fazlasıyla ısınmama sebep oldu desem yeridir. Bazı hallerinde kendimi gördüm. Bazense "yuh!" dedirtti. Belki de yazarın vermek istediği buydu.

Kısacası altı çizilecek o kadar nokta, söylenecek o kadar şey var ki... Okuyunuz efendim.

"Kimin kafasında filizlenip gövde buldu bu çılgınlık?
Hangi gök kubbenin altında tasarlanıp yapıldı kaderim?..", Sayfa 27.
Bana böyle kitaplarla gelin. Aç kurtlar gibi üzerine atılacağım, yalayıp yutacağım kitaplarla...
Sadece şunu söyleyebilirim ki bu türü sevmiyor olsanız bile muhakkak edinip okuyun asla pişman olmazsınız. Kitabı 3 günde bitirdim. Çalışmıyor olsam daha çabuk biterdi. Bir sonraki sayfa neyi sunacak diye merak ettiriyor? Tavsiye ederim.
Kitapta eksik bulduğum bir şey yoktu. Gerek kurgusu gerekse dili. Karakterler kusursuz. Ne olacak ne bitecek derken derken hikaye öyle bir yöne saptı ki satırlara kitlendim kaldım.
Şimdi başka bir kitap okumaya çekiniyorum. Sanki başka bir kitaba geçersem çok sevdiğim bir şeye ihanet edecekmişim gibi geliyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Sağbaş
Unvan:
Mühendis, Yazar, Ressam
Doğum:
Rize, Türkiye, 1977
1977 yılında Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Rize'nin Pazar ilçesinde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisansını ardındansa Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı.
Akademik kariyerini sürdürürken eş zamanlı olarak resim alanında da dikkat çekici çalışmalara imza attı. Eserleri çeşitli sanat koleksiyonlarına girdi. Yurt içi ve yurt dışında sergiler açtı, ödüller aldı.
İmgelemini “Barbar Yeni Dünya” ile resim düzleminden edebiyat boyutuna aktaran Mehmet Sağbaş, Epsilon Yayınları’ndan yayımlanan çocuk romanlarını da resimledi.

Akademisyen ve sanatçı kimliğine yazarlığı da eklemleyen Sağbaş’ın -kendi alanında- uluslararası indekslere (SCI) giren dergilerde yayımlanan çok sayıda makalesi bulunmaktadır.
Sağbaş halen İstanbul’da bir üniversitede öğretim üyeliği görevini sürdürmekte bir yandan da Balat’taki atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 12 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 12 okur okuyacak.