İstanbul'da doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ni bitirdi. Sahne sanatları ve tasarımı çalışmaları, akademi eğitimi sırasında, eski eserler ve heykel konularını da içermeye başladı. Tasarım, malzeme ve sanat konularına eğilerek neredeyse tüm çalışmalarını bu çerçevede toparladı. Öğrencilik döneminden itibaren geleneksel teknikler ile dekorasyon çalışmaları yaptı. Yalı, cami ve kilise gibi eski eserlerin restorasyonlarında çalıştı. Çeşitli firma ve kişiler için heykel, mobilya, aksesuar gibi ürünler tasarladı ve üretti. Kendi gibi tasarımcı olan Küba Köprülüoğlu ile evlendi. Birlikte tasarım firması kurup, İstanbul'dan gittiler. Dağlarda, teperlerde gezerken ülkenin dört bir yanındaki yerel mimari tekniklerini araştırıp, fotoğraf arşivi yaparken yıllar geçti. Halen bu arşivciliği devam etmektedir.
Yıllardır bahsettiği ekolojik mimari ve doğal yaşam konularının son dönemde popüler olması ile herkesin doğada kendi başına ev yapmaya başlaması, yapılan uygulama hataları, teknik bilgi yetersizliği, kaynak kitap problemi gibi sorunlar ve yakın çevresindeki baskılar yüzünden bir blog yazma niyetiyle bu kitabın ilk notlarını tutmaya başladı. Geçtiğimiz üç yıl boyunca okul notlarından şantiye sohbetlerine, danışmanlıklarından işçiliklerine gerekli gördüğü her bilgiyi topladı. Blog fikri zaman içinde kitaba dönüştü ve Türkiye'deki kapsamlı ilk yerel çalışmayı tamamlamış oldu. Ailesi ile birlikte kendi kırsalında yeni deneyimler peşinde yaşamaya devam ediyor.
“Sırtımızı döndüğümüz, iki yüz yıl öncesinde yaşayan insanların evlerini kendi başlarına yapabilme kabiliyetleri, avlanabilme ve toprağı işleyebilmeleri, ihtiyaç duydukları aletleri üretebilmeleri ve keşfedebilmelerine baktığımızda sadece son birkaç yüz yıllık pasif hayatımızı görürüz. Ve son birkaç yüz yıldır onur, olgunluk, dinginlik ve dürüstlük konusunda sorunlar yaşayan bir canlı türü olduğumuz ortada.”