"Cumhuriyeti kuracaklar, 1918'i takip eden birkaç çetin sene boyunca 'Kürt realitesini' tanımakta bir beis görmemişti. Cumhuriyetin müstakbel kurucuları için Kürtler, kültürel ve siyasi hakları tanınması gereken bir kavimdi; Kürt meselesi de tanıma siyasetiyle meşgul olunması gereken bir iş. Lakin, Yunanistan ordusunu Anadoludan çıkarmaya muvaffak olup da Lozan'ı imzalayınca, Cumhuriyetin kurucuları çetin zamanların geride kaldığına kani oldular. Kazanılan başarının sağladığı meşruiyet ve özgüvenle olsa gerek, Kürt meselesinde önce tanıma siyasetinden vazgeçtiler, ardından da meselenin kültürel ve siyasi mahiyetini kabul etmekten. 1924'te ilan ettikleri anayasa, ülkede türklük haricindeki etnik kimliklerin yaşamasına izin vermeyeceklerini gösteriyordu."