7.5/10
6 Kişi
60
Okunma
9
Beğeni
1.985
Görüntülenme

Hakkında

İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi. 1964 yılında Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu. Aynı yerden yüksek lisans derecesi aldı. Doktorasını Essex Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde tamamladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile ODTÜ Sosyoloji Bölümlerinde öğretim üyeliği yaptı. Türk milliyetçiliği, Kürt Sorunu ve Türkiye'de yurttaşlık meseleleri üzerinde yoğunlaşan Prof. Dr. Yeğen'in kitaplarından bazıları şunlardır: 'Müstakbel Türk'ten Sözde Vatandaşa: Cumhuriyet ve Kürtler' (İletişim, 2006), 'Son Kürt İsyanı' (İletişimi, 2011) ve 'İngiliz Belgelerinde Kürdistan: 1918-1958' (Dipnot Yayınları, 2012).
Ünvan:
Türk Öğretim Üyesi, Sosyolog, Yazar
Doğum:
Şanlıurfa, Siverek, 1964

Okurlar

9 okur beğendi.
60 okur okudu.
59 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 32.2
Erkek% 67.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
"1983 yılında çıkarılan ve 1991 yılında kaldırılan 2932 sayılı yasa Kürtçe'nin kullanımı üzerindeki kısıtlamayı daha da artırdı. Soyadlarının, yer adlarının ve köy isimlerinin türkçeleştirilmesi de aynı amaca matuftu. 1934 yılında kabul edilen 2525 sayılı Soyadı kanununun üçüncü maddesi 'rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimlerinin' soyadları olarak kullanılmasını yasakladı. 1949 yılında çıkarılan il idaresi kanunuysa yer adlarının değiştirilmesi yetkisini içişleri bakanlığına verdi ve ardından binlerce yerin ismi türkçeleştirildi. 1972 yılında çıkarılan 1587 sayılı nüfus kanununun 16. maddesi de çocuklara Kürtçe isim konmasını yasakladı."
Sayfa 32 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
"Cumhuriyeti kuracaklar, 1918'i takip eden birkaç çetin sene boyunca 'Kürt realitesini' tanımakta bir beis görmemişti. Cumhuriyetin müstakbel kurucuları için Kürtler, kültürel ve siyasi hakları tanınması gereken bir kavimdi; Kürt meselesi de tanıma siyasetiyle meşgul olunması gereken bir iş. Lakin, Yunanistan ordusunu Anadoludan çıkarmaya muvaffak olup da Lozan'ı imzalayınca, Cumhuriyetin kurucuları çetin zamanların geride kaldığına kani oldular. Kazanılan başarının sağladığı meşruiyet ve özgüvenle olsa gerek, Kürt meselesinde önce tanıma siyasetinden vazgeçtiler, ardından da meselenin kültürel ve siyasi mahiyetini kabul etmekten. 1924'te ilan ettikleri anayasa, ülkede türklük haricindeki etnik kimliklerin yaşamasına izin vermeyeceklerini gösteriyordu."
Sayfa 27 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam