Michel Balivet

Michel Balivet

8.5/10
2 Kişi
·
6
Okunma
·
1
Beğeni
·
417
Gösterim
Adı:
Michel Balivet
Unvan:
Marsilyalı Tarihçi
Doğum:
Marsilya, 1944
Türk ve Osmanlı Tarihi üzerinde uzmanlaşmış tarihçi
Dininden dönenlerin çoğu için, "En güçlünün dini her zaman en meşru olandır" savı İslamiyeti doğrulayan savdır:XV. yüzyıl tarihli Saltuk-Name adlı Türkçe bir metinde İslamiyeti kabul etme eğiliminde olan genç bir Hristiyan şöyle der:"Yeryüzünde Hristiyanları tepeleyen Türkler, onları cennetten de tepeleyeceklerdir."
Michel Balivet
Sayfa 62 - Bilge Kültür Sanat
Türkler toplantılarında fatihler için özel olarak dua ederler. Özellikle yemeklerin ardından Tanrı'ya şükrederken, fatihlere bol bol dua ederler. Kibirle dolaşır ve Hristiyanlara kadın muamelesi çekip, onlara, "erkekleri" olduklarını söylerler. Daha fazla böbürlenebilmek için de atalarının zaferlerini türkü yapıp söyler, yüceltir ve ballandıra ballandıra anlatırlar.
Michel Balivet
Sayfa 72 - Bilge Kültür Sanat
Batı Avrupalıların en inatçı, en uzun süreli, en azılı rakibi Türklerden herkes nefret etmiştir. Çünkü Türk modeli, sosyokültürel açıdan olduğu kadar siyasal ve dinsel açıdan da Avrupa modeline alternatif bir Avrupa-Akdeniz modelidir. Türklerden korkulur çünkü dünyaya dehşet salar ve yüzyıllardır neredeyse hiç bileği bükülememiştir. Türklere imrenilir çünkü klasik çağlarda, devasa ve gösterişli başkentiyle, yaşam biçimiyle, hamamlarıyla, laleleriyle, kahveleriyle vb., daha ince ve narin, "gelişmiş" yaşam ve uygarlığıyla Hristiyan krallıklarından çok daha ileridedir;Doğu Avrupa'da sahip oldukları ve tabii Suriye'deki, Mısır ya da Mağrep'teki pazarları, Kızıldeniz'e, Hint Okyanusu'na ve Karadeniz'e uzanan ticaret kollarıyla herkesin iştahını kabartır.
Michel Balivet
Sayfa 147 - Bilge Kültür Sanat
Tüm şeytanlıklar ve her tür kaba sabalık, Türklerin ya da Asya'nın içlerindeki ırak bozkırlardan çıkıp gelen her göçebe yabancı ulusun harcıdır. Dev'in çağrışımlarıyla beşiğinde titrememiş bir çocuk var mıdır acaba? (Türkçe de dev ya da tepegöz çağrışımları yapan Fransızca "ogre" sözcüğü, Fransızcadaki Hongrois/Hun sözcüğünden, Türklerin, büyük ataları Attila'ya aynı biçimde hayranlık duydukları bozkırlardan Macar kuzenlerinden gelmektedir;Macarlar arasında Attila, Avrupalılarda olduğu gibi Tanrı'nın Cezası yani "flagellum Dei" olarak değil de Budapeşte' deki ve Ankara'daki küçük çocukların hayranlıktan gözlerini kamaştıran büyük ata olarak ünlenmiştir.)
Michel Balivet
Sayfa 148 - Bilge Kültür Sanat
Türklerin yapmış oldukları hinliklerle ilgili yazmak isterseniz, ciltlerce kitap yazabilirsiniz.
Michel Balivet
Sayfa 49 - Bilge Kültür Sanat Yayınları
Yandaşlarının Batı Anadolu’ya yerleşmesi ve Hıristiyanlarla temasları
açısından, kısa sürse de belirleyici bir nitelik taşıyan bu yolculuktan sonra,
Bedreddin doğduğu topraklara, Trakya’ya dönmeye karar verir. Ancak
Anadolu beyleri kendi aralarında savaştıklarından, denizyolu Saruhan’ın
donanması tarafından kesilmiştir ve şeyh Edirne’ye dönmek için karayolunu
izler. Kütahya ve Domaniç’ten Bursa’ya geçerek yolunu uzatmak zorunda
kalır. Burada Menakıbname’nin sözünü ettiği savaş olasılıkla,
8 0 8 /1 4 0 5 ’te Mehmed Çelebi’yi, kardeşi ve rakibi İsa’nın İzmir, Aydın
Menteşe ve Saruhan beyleriyle kurduğu koalisyonla karşı karşıya getiren
savaştır.
Bedreddin’in bu yolculuk sırasında, daha sonraki isyanda Manisa civarından
harekete geçecek olan diğer bir önemli müridini, Torlak Kemal’i
de saflarına kattığı dikkate alınırsa, bu yolculuk boyunca şeyhin yöre ahalisiyle
çok verimli temaslar kurduğu düşünülebilir. Bedreddin’in izlediği
güzergâh yalnızca Batı Anadolu’yu saran siyasi kargaşa tarafından belirlenmemişti:
Bu güzergâh yaylalardaki Türkmen nüfus arasında görüşlerini
vazetme arzusunu da yansıtıyordu. Türkmenler 14. yüzyıldan itibaren,
Domaniç dağından Keşişdağına [Uludağ] kadar uzanan bu engebeli bölgede
sürülerini otlatırlardı. Osmanlı beyleri de sıcak mevsimi buralarda
geçirmeyi severdi. Örneğin 14. yüzyıl ortasının Bizanslı bir tanığı, Gregorius
Palamas’a göre, Orhan Bursa yakınındaki yaylalardan birinde kalırdı.
Görünüşe göre, şeyhin düşünceleri dağlık arazide biraz tecrit olmuş durumda
yaşayan Türkmenler arasında her zaman iyi kabul görmüştür; Bed
reddin Edirne’ye varmadan önce Kurudağ’da [Korudağ] heyecanla karşılanacaktır.
Aynı şekilde Börklüce en ateşli taraftarlarını İzmir’in karşısındaki
Karaburun dağından toplayacaktır; ayrıca Antakya’daki Yayladağ’da
Bedreddinîlerin varlığı saptanmıştır.
Keşişdağı eteğindeki bir köyde şeyh bir Torlak topluluğuyla karşılaşır.
Köyün adı Sürme’dir ve Menakıbname’de bu adın belirtilmesinin
nedeni, Menderes yakınındaki Nizar ve daha sonra Bulgaristan’da Zağra
bölgesindeki Duğalar’la birlikte, Bedreddin’in düşüncelerinin yayıldığı
üç merkezden biri olmasıdır. Aydıneli (Börklüce), Saruhan (Kemal)
ve Rumeli isyanları olasılıkla bu merkezlerden düzenlenmiştir.
Türklere karşı güvensiz ve küçümseyici tutumun hemen akla gelen tarihsel bir açıklaması vardır:Avrupa bilinçli ya da bilinçsiz olarak, toplu hafızasında, dokuz yüz yıldır peşini bırakmayan Türk Korkusu'nu bir türlü unutamamakta, affedememektedir.
Michel Balivet
Sayfa 146 - Bilge Kültür Sanat
György Osmanlı aynasını, kötü alışkanlıklara, sapkın gelenek ve göreneklere sahip olduğunu gördüğü Hristiyan toplumunu eleştirmek için kullanmıştır.
Michel Balivet
Sayfa 19 - Bilge Kültür Sanat, Michel Balivet, György
Türk-Osmanli islam’indan ya da çagdaş politik ideolojiden kaynaklanan
nedenlerle, Simavnali şeyh Bedreddin birçok Türk için büyük bir
dava ugruna şehit olmuş insanın en yetkin orneklerinden birini temsil
ediyor. O bu nedenle, nesnel Tarih’in oldugu gibi şiirsel efsanenin de
nazarinda bir bakima, 15. yüzyilda muridlerinin dedikleri gibi, “Diyar-i
Rum’un pertevi” ve “Türklerin Hallac-i Mansur’u”dur.
György esir psikolojisinin vermiş olduğu ruhi ezikliğin altında kaleme aldığı notları gerçekten Türkler hakkında ilginç bilgiler veriyor. Bazen yerdiği bazen yiğidin hakkını verdiği değişik bir izlenimleri dönemin siyasi, sosyal ve dini yaşamı hakkında önemli tüyolar ortaya koyuyor. Notlarındaki dini öğelerin fazla bulunması okuyucunun sıkılmasına neden olabileceği söylenebilir. İslam dini hakkında ki farklı yorumlar ise bir yerde düşmanı deşifre etmek adına yazılamış olduğundan Hristiyanlığın İslama üstün olduğu fikri sık sık yinelenmiş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Michel Balivet
Unvan:
Marsilyalı Tarihçi
Doğum:
Marsilya, 1944
Türk ve Osmanlı Tarihi üzerinde uzmanlaşmış tarihçi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.