Mustafa Aydın

Mustafa Aydın

YazarEditör
8.9/10
18 Kişi
·
67
Okunma
·
5
Beğeni
·
608
Gösterim
Adı:
Mustafa Aydın
Unvan:
Türk Akademisyen, Sosyolog, Yazar
Doğum:
Konya, Türkiye, 1950
1950 Konya doğumlu ve yine Konya Yüksek İslâm Enstitüsü mezunu. İki yıl İstanbul’da basın¬da ve beş yıl da orta öğretimde öğretmen olarak çalıştıktan sonra 1985 yılında Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak geçti. Din Sosyolojisi alanında, 1987 yılında Yüksek Lisans, 1991 yılın¬da da doktorasını tamamladı. Kurumlar Sosyolojisi alanında 2005’te Doçent, 2010 yılın¬da da Profesör oldu. Hâlâ aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Mustafa Aydın’ın Umran, Bilgi ve Hikmet, Tezkire, Stratejik Düşünce gibi değişik dergilerde yayınlanmış pek çok makalesinin yanında İslâm’ın Tarih Sosyolojisi, Siyasetin Sosyolojisi, Bilgi Sosyolojisi, Moderniteye Dışarıdan Bakmak, Gençliğin Sosyal ve Dini Değerleri, Kur’ani Kavramlar, Güncel Kültürde Temel Kavramlar adlarını taşıyan kitap¬ları vardır.
İnsan ne aziz, ne de şeytan olarak doğar. İnsan, davranışında, doğumundan itibaren kendisi için önemli olan insanlarla geliştirdiği ilişkilerin doğasını yansıtır. (Homey)
Yöneticinin verdiği emirlerin etkili olabilmesi için, emrin usule uygun olması yani yasal olması (kabul kuramı) ve astların emri yerine getirebilecek bilgi ve beceriye sahip olması (yetenek kuramı) gerekir. Aksi halde Harwood Araştırmalarının da gösterdiği gibi, astların önce motivasyonu düşecek, sonra işi yavaşlatacak ve direnç göstereceklerdir. Bu durum ise performansı düşürecek ve uzun vadede iş gören devrinin artmasına neden olacaktır.
Kültür, insanın ve içinde yaşadığı koşulların birlikte yarattıkları yaşam bilgisidir. İnsan kültürü, kültür de insanı yaratır.
Mustafa Aydın
Sayfa 23 - Gazi Kitabevi
"Yöneticinin deneyimi arttıkça, yönetimsel davranışlarda bürokratik beklentiler ağırlık kazanmaktadır." Bu durumu şöyle yorumlayabiliriz, yönetim görevinin ilk yıllarında olan ve çoğu zaman o çok idealist kimi genç yöneticilerin şahsına münhasır bir takım farklı kişisel özelliklerini fark edersiniz. Bu yöneticilerin kişisel beklentileri ağır basar, kişisel ilgileri, prensipleri ön plandadır. Kimisi üstleriyle çatışabilir, çevreyle ilişkileri daha duygusaldır. Beyazı veya siyahı tercih ederler. Diğer yöneticileri (mdr. yardımcıları, müdürlerini) dalkavuklukla suçlarlar. Ancak konumu güçlendikçe, çevreyle ilişkileri sağlam zemine oturdukça ve daha çok deneyim kazandıklarında artık ilişkileri politik anlam kazanır. Daha bürokratik, daha politik davranmaya başlar. Rengi grileşir ve o farklı şahsiyet, bir süre sonra aynı banttan geçmiş bir ürün gibi, diğer tecrübeli yöneticilere benzemeye başlar.
Eğitimde fırsat eşitliği, her bireyin bireysel farklılığını kanıtlamada eşit şansa sahip olduklarında gerçekleşir.
Mustafa Aydın
Sayfa 78 - Gazi Kitabevi
Halkın değişimi her haliyle üstten buyurma ile gerçekleşen bir şey değildir; halka rağmen halk için bir değişim olmaz
Mustafa Aydın
Sayfa 56 - Açılımkitap
152 syf.
·3 günde·10/10
Kur'an ve Çağımız.

Yeryüzünü Dolaşan Nur

Anlam ve Yaşayış Yolunda

İnsanlığın doğuşu ve yaşayışı bir denge terazisi üstünde tamamlanması için doğru bir yolda olması zaruridir. Aksisi doğasının dışında birbirini yok eden, zalimler olabilirler. Bu gerçekle insan başıboş değildir. İnsan ile Yüce Yaratıcımız Allah ile idrak etme halinde bir yol üzerindedir. Bu yolun temsilcileri olan peygamberler, kendi cağlarında bir kimlik oluşturma doğası ortaya çıkmıştır. Son olarak Hz. Muhammed sav ile bu yolun son şekli ortaya çıkmıştır.

Müslüman kimliğin, ilk ve en önemli dayanağı Kur’an-ı Kerim olmuştur. Azîz ve Celîl olan Allah, yeryüzüne Rahmet ve Merhamet nimetlerini Kur’anı anlayan ve yaşayanları vesile yapmıştır. Bu hakikat, değişmemiş ve varlığını korumuştur.

Hassas bir denge üzerinde yaratılan insan, anlam verme ve hayata geçirme dinamiği halindedir. Beyin, düşünce ve sinyal verme işleviyle her an aktiftir. Allah'ın en büyük lütfu ise beyin fonksiyonlarını yönete bilmekte gizlidir. Bu noktada Kur'an'ın dinamikliği beyne giden mesajları anlama, sonrasında hareketlere geçirme hali olmuştur. İman; anlam ile kalp arasında filizlenen ahlaktır.
Allah'ın Nur'u (Kur'an-ı Kerim) yeryüzünü dolaşmaktadır. Aliya'nın hayatının her anında Kur'an’dan ibret alması, onun hassasiyetle zikrettiği bir konu olmuştur. Şöyle: “Her yeni okuma Kur'an'da yeni bir şeyi keşfeder. Tabiî ki Kur'an aynı kalmıştır, fakat değişen bir şey vardır: Siz, sizin şahsi şartlarınız veya yaşadığınız dünya değişmiştir. İşte bu değişimler sizin daha önce fark etmediğiniz katmanları Kur'an'da keşfetmenize imkan sağlar ve daha evvel üstlerinden fark etmeksizin geçtiğimiz bazı ayetler şimdi ruhumuzda başka türlü yankı bulmaktadır.”
Dil Ve Birikim Çerçevesinde
Çağdaş İslam Alimleri, hem fikirle “Yeniden Kur'an'a Dönüş" ihtiyacıyla fikir ve eylem birlikteliğiyle hareket etmeye başlanmıştır. Keza, 17 ve 18 yüzyıllarda başlayan sömürgecilik 19 ve 20 yüzyılda verdiği zararlar çok büyük olmuştur. Üçüncü dünya ve Müslümanlara nefes aldırmayan 300 yıllık süreç büyük tehlikeler getirmişti.

Sosyolog Mustafa Aydın, pozitivizmin iddiasının aksine dini şöyle anlatır: insanın kendini tanıma ve konumlandırma yoludur, der. Keza, pozitivizm gibi bir ideoloji ile dini karşılaştırmak pek dengeli olmayacaktır. İdeoloji içkin olguları soyut yönlerine rağmen tek boyutlu sosyal bir gerçeklikle sınırlı kalmıştır. Kanıt olarak diğer ideolojik akımlardan bahsede biliriz. İdeoloji bir kimliği temsil etmesi hem sınırlarını belirlemiş hemde ona karşılık bir ideolojinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Dil, insanın nöroloji işlevlerinin bir süreci demekle, kök-paradigmalar ile anlam üreten yapıdır. İnsan ile yasayan dil, tarihin var olmuş olgularını, yerine göre oluşan, gelişen bu durumun kuşaktan kuşağa aktarılan beşeri bir mekanizmadır.

Dinler de insanın inanç dünyasında ki işlevini yaşama ve hayata aktarma zaruriyeti ile kendisine has bir dil kullanmak ister. İslam, etkili olma durumu dile hakim olmasındandır. Mustafa Aydın, kitabın girişinde Kur'an çevresinde bir İslâm dili oluşmuştu. Kelimeler, sözcükler anlamlarının ötesinde bir anlam dünyasına sahipti. İslam’ın dili yalnızca bilişsel iletişim sağlayan bir dil değil, sufilerin ifadesiyle bir “hal dili"dir ve kendisini duruşta, hayat tarzında gösterir, İslâm’ı sonradan kabul eden pek çok Müslüman’ı çeken şeyin de bu sembolik dilin olduğu söylenebilinir.
“Gerçekten de göklerde ve yerde inananlar için işaretler vardır.” Hali akılcıl hesaplara dayanmayan bir alandır. Söyle ki, “Biz İbrahim’e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk ki kesin inananlardan olsun.” Hakikati İslam dilinin sembolik yönüne dem vurmaktadır. Mustafa Aydın, yazısını İslam Dilinin başlıca sorunları ve Kur'anî çizginin öneminden bahsederek tamamlar.

İslâmi birikimle, entelektüel bir çevre oluşması mümkün mü? Sorusunun cevabını arayarak başlar, Müslüman Wıllıam C. Chıttıck. Chıttıck, “İslâmi birikim" ile kastı Kur'an ve Hz. Peygamber tarafından kurulan ve uygulanan Müslüman nesillerce ayrıntılı biçimde yorumlanan Tanrı, dünya ve insan telakkileridir. Entelektüel teriminden kasıt “Akli" terimi tercih etmekte. Nesiller arası akli sorumluluğu yerine getiren ve ulaştıran/nakledilegelen (naklî) mirastır. İslam’ın mirasını dil ve hal taklidi, tarzı benimsenerek korunmuş/aktarılmıştır. Teorik yeterli değil, yaşayış olmalı fikrini savunur, Chıttıck.

İslâmî Alternatif

Roger Garaudy, aklın tam kullanılması hakkında savunduğu fikri; “Bilginin İslâmileşmesi"dir. Kur'an'ın bilimsel problemlere hazır cevapların toplandığı ansiklopediye dönüştürmek kastından çok onu hayatın amacı ve manasının açıklandığı bir “rehber"dir.

Başka bir dikkat çekici nokta ise; ilahi sosyal adalet kanunudur. İnsan, Allah'ın yeryüzündeki halifesi sıfatı gereği; adanmışlığıyla düşünce ve çabasıyla “Allah’ın İradesi”ni yaşatmasıdır. Ekonomik, siyasi ve kültürel imkanları Allah'ın iradesi çizgisinde yaşatmak, çağımızın gelişim modeli kıvamına getirmek elzemdir.

“Kur'an ve Çağımız” kitabı, Mustafa Aydın, Wıllıam C. Chıttıck, Abdullah Yıldız ve Roger Garaudy'in yazılarıyla, İslâm'ın teorikten pratiğe, cağımızın ihtiyacına dönük potansiyeli üzerinde bir soruşturma mahiyetini kazanmıştır, bu kitap. İslâm ile çağımız bir diyalog halinde konular ele alması; onu, farklı kılan bir okuma halini göstermektedir.


Mustafa Aydın, Wıllıam C. Chıttıck, Abdullah Yıldız ve Roger Garaudy, Kur'an ve Çağımız, Pınar Yayınları, Ağustos 2010.

Yunus Özdemir.
312 syf.
Siyasetin Sosyolojisi, bir kurum olarak siyaseti sosyolojik perspektif ile yorumluyor. Sosyoloji öğrencilerinin lisans dersleri için ideal bir başvuru kaynağı olan kitap, siyasetle ilgili önemli sayılan kavramları temel ve net çizgilerle anlamlandırıyor.

Okuyucunun zihninde sınırları net çizgilerle belirleyen kitabı okumak için siyasetle ilgilenmenize gerek yok. Çünkü siyaset biz kendisiyle ilgilenmesek bile bizimle ilgileniyor. Özellikle modern dönemlerde siyasetle ilgilenmeden ilgilenilen herhangi başka bir konu yok. Günümüzde siyaset toplumsal hayatın içine bu kadar girmiş ve nüfuz etmişken.

Türkiye’de siyasetin güncele bu kadar nüfuz etmesinin arkasındaki nedeni de tartışmaya açan Mustafa Aydın, sorunu siyasalın varlığında görmüyor. Aydın’a göre sorunun kaynağı siyasetin içeriği ve gerçekleştirilme şeklinde. Bu yüzden kitabın 7. Bölümü olan “Türkiye’de Siyasal Hayat” hem geçmişi hem de bugünü göz önünde bulundurarak özellikle okunmayı hak ediyor.

Her bir satırda hem geçmişi hem bugünü, aktör ve olaylarıyla zaten hafızanız size hatırlatıyor.
320 syf.
Kitap özellikle sosyoloji öğrencileri için kaynak kitap niteliğinde. Mustafa Aydın Hoca'nın uzun yıllardır verdiği derslerin birikimi ve sonucu olarak ortaya çıkan kitap giriş seviyede her sosyoloji öğrencisinin ihtiyacı olan bilgileri ve kategorilendirmeyi sunuyor. Fakat konuyu detaylandırmak ve değişim sosyolojisi konusunda daha ayrıntılı bilgiler için biraz daha fazlasına ihtiyaç var, bu akıldan çıkarılmamalı...
285 syf.
Sosyolojiyi anlamanın ve anlamlandırmanın yollarından bir tanesi de sosyolojik kurumları anlayabilmek ve algılayabilmektir. Özellikle sosyoloji öğrencilerinin okuması gereken "Kurumlar Sosyolojisi" kitabı, bir giriş ve ilk adım olarak görülebilir.
440 syf.
“Aile Sosyolojisi Yazıları”, içerik ve ismen akademiye hitap ediyorsa da yazılardaki dilin sadelik ve içeriği ele alış biçimi konuyla ilgilenen hemen herkesin yararlanabileceği bir kaynak niteliğinde.

“Aile Sosyolojisi Yazıları”, Mustafa Aydın’ın editörlüğünde birbirinden önemli akademisyenlerin aileyi farklı yönleriyle ele alan yazılarından oluşuyor.

Özellikle sosyoloji öğrencilerinin okuması gereken kitap, aileyi en ince detaylarına kadar inceliyor. Ayrıca kitabın sonunda verilen kaynakça farklı okumalar içinde önemli bir adım. Benim gibi aile üzerine çalışan akademisyenler içinde derli toplu faydalı bir çalışma olmuş.
304 syf.
Mustafa Aydın Hoca'nın kitaplarını birbiri ardına okuduğunuzda sosyolojinin alt dallarına giriş sağlamış oluyorsunuz. Bilgi Sosyolojisi kitabı da aynı şekilde kadim bir tartışma olan bilginin ve felsefesini ve sosyolojik arka planını okuyucusuna sunuyor. Bilgi sosyolojisi üzerine çalışma yapan hemen herkesin kendisine sınır çizmesi için ve bilgi sosyolojisi tartışmalarını anlaması için ideal bir başvuru kaynağı...
144 syf.
·34 günde·Beğendi·7/10
Lisans düzeyinde Eğitim Sosyolojisi dersinin Yüksek Lisansdaki karşılığı olan bir ders kitabıdır. Eğitimcilerin kütüphanesinde bulunması gereken kitaplardandır.
520 syf.
Özellikle tez, makale vb yazımlarda sıkça başvurulan kaynaklar sözlükler olmaktadır. "Güncel Kültürde Temel Kavramlar" kitabı da özellikle sosyal bilimler alanında çalışma yapanlar için rehber-sözlük olarak önemli bir açığı kapatıyor. Sosyal bilimci gözüyle hazırlanan çalışma A'dan Z'ye birçok kavramı detaylı olarak açıklıyor.
320 syf.
·9 günde·9/10
Sosyoloji bir bilim anlamında henüz göreceli olarak kısa bir tarihe sahipken yapmaya çalıştığı şey gerçekten zordur. Sosyoloji değişimin adını koymak ve insanın bu değişimdeki yerini konumlandırmak adına yapılan etkinliklerin tümüdür denebilir ve yapılan her şey bu temel görev anlamında şekillenir. İşte burada bu kitabın işlevi ortaya çıkıyor, değişimi anlayabilmek için onun adını koyup kategorizelendirmek gerekir ki bu da toplumların nereden gelip nereye evrildiği sorusunun cevabını anlamamızı sağlasın. Kitap bu anlamda tabiri caizse bir giriş kitabı.. Akıcı ve en güzel tarafı bir sosyoloji metninin bize temelde vaad ettiği şeyi gerçekleştiriyor, bize bizi anlatıyor ve ben de yaşadım bunu diyorsunuz kitabın sayfalarını karıştırırken. Farkındalık kazanmak sosyolojiyi ve bu kitabı okumaya değer kılan şey, keyifli okumalar..
206 syf.
kitap, İlahiyat fakültesi öğrencileri temel alınarak yazılmış ama Kur'an-ı Kerim ile ilgili araştırma yapan yada Kur'an-ı Kerim kavramlarının ayrıntılarını merak eden birisi için de mutlaka kütüphanesinde olması gereken bir kitap. Bazı kavramların öyle anlamları var ki insan "ben yanlış biliyormuşum" demekten kendini alamıyor. mutlaka okunması gerekiyor bence.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Aydın
Unvan:
Türk Akademisyen, Sosyolog, Yazar
Doğum:
Konya, Türkiye, 1950
1950 Konya doğumlu ve yine Konya Yüksek İslâm Enstitüsü mezunu. İki yıl İstanbul’da basın¬da ve beş yıl da orta öğretimde öğretmen olarak çalıştıktan sonra 1985 yılında Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak geçti. Din Sosyolojisi alanında, 1987 yılında Yüksek Lisans, 1991 yılın¬da da doktorasını tamamladı. Kurumlar Sosyolojisi alanında 2005’te Doçent, 2010 yılın¬da da Profesör oldu. Hâlâ aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Mustafa Aydın’ın Umran, Bilgi ve Hikmet, Tezkire, Stratejik Düşünce gibi değişik dergilerde yayınlanmış pek çok makalesinin yanında İslâm’ın Tarih Sosyolojisi, Siyasetin Sosyolojisi, Bilgi Sosyolojisi, Moderniteye Dışarıdan Bakmak, Gençliğin Sosyal ve Dini Değerleri, Kur’ani Kavramlar, Güncel Kültürde Temel Kavramlar adlarını taşıyan kitap¬ları vardır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 67 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.