Mevlânâ'ya göre akıl ve zekâ taslamak şeytana ait bir özellik iken, aşk Adem'e ait bir özelliktir. Ona göre hakikati bilmenin veya hakikate ermenin yolu kibrin belirtisi olan aklı bırakmak, hayranlığı satın almaktır. Akıl ve zekâ zandır; hayranlık ise kanıttır. Bunun için akıl Mustafa’nın önünde kurban etmeli ve "Bana Allah yeter" demeli insan." Akıl ve zekâ, insana kibir ve gurur verir; bunun yerine "aptalca bir hayranlığı seçmek" gerekir." Mevlânâ "aptallık' dediği hayranlığa Hz. Yûsuf'u görünce hayran olup ellerini kesen kadınlar örnek verir. İşte , insani 'seyirde' yürütecek olan bu hayranlıktır. Aklı bırakıp bu yola devam etmeyi başardıktan sonra Rûmi ye göre "insanın başındaki her saç bir baş, bir akıl kesilir."