Mustafa Cora

Kur'an'a Göre Heva yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
1
Okunma
0
Beğeni
128
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar

Okurlar

1 okur okudu.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Allah (c.c.)'ın yeryüzünde halîfe yaptığı insanoğlunun, hem şirkten uzak durması hem de kendi keyfine göre değil, hakka göre (hak ile) hükmetmesi gerekir.Zira O'nun hükümlerini yürütmekle görevlidir. Hz. Adem'in yaratılış hikmeti de budur. Ancak hevâya tâbi olmak ise, nefsin arzusu arkasından gitmek, keyfe göre hükmetmektir ki bu, insanı Allah (c.c.)'ın yolundan şaşırtır, saptırır. O zaman bunu yapan ve Firavun gibi hüküm yetkisini kendinin zannederek Allah (c.c.)'ın hükümlerini hiçe sayan için çok şiddetli bir azap vardır. Zan ile, hakikati bildiren gerçek ilmin temelde zıtlaşmasında şirk ve putperestlik sorunu vardır. Buna ilâveten hevâ daima zan, istikbâr (kendini beğenme) ve bilgisizlikle beraberdir; bunlar onun yardımcılarıdır.
Allah (c.c.)'ın hükmünü kabul etmemek, insana mü'minlik sıfatını kaybettirir. O zaman iş, iman-küfür veya din ve hevesler meselesine varır. Bu durumda bir orta yol veya çözüm imkânı kalmaz. O hâlde Allah (c.c.)'ın indirdiklerinin hiçbir harfini hiç kimse eksiltemeyeceği gibi hiçbir noktasını da değiştiremez. Allah (c.c.)'ın kulu olan herkes O'nun indirdiği hükümleri mutlaka dikkate almalıdır. Kur'ân'ın beyanına göre kâfirler, zâlimler, fâsıklar gibi topluluklar hevâları sebebiyle Allah (c.c.)'ın indirdikleriyle hükmetmemişler ve sapıtmışlardır. Halbuki Allah (c.c.)'nın dinine tam bir bağlılıkla iman çerçevesinde bağlanmalıydılar. Allah (c.c.) izin vermediği hâlde hevâya ittibâ ile başka bir dine bağlanmak, bu dine riâyetsizlik veya bunu kabul etmemek demek olur. Hiç kimse O'nun dinini kabul etmeme veya hükmünü terk etme hakkına sahip değildir. Dili veya fiili ile bunu yapan kişi, iman çerçevesinin hâricine çıkmış olur.
Reklam
Reklam