7.5/10
12 Kişi
46
Okunma
3
Beğeni
2.969
Görüntülenme

Hakkında

Mustafa Yuka 1957 yılında Akçadağ’ın Altınlı (Keremis) köyünde doğdu. 1978 yılında Sivas Eğitim Enstitüsünü bitirdikten sonra 1979 yılında Tokat’ın Erbaa ilçesinin Keçeci köyünde sınıf öğretmenliğine başladı. 16 yıl köy öğretmenliği yaptıktan sonra 1994 yılında Malatya’ya tayin oldu. 1994 yılında hamle gazetesinde araştırma yazıları yayınlandı. Daha sonra Malatya yorum gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Malatya Çağrışım ve son nokta gazetelerinde köşe yazarlığine devam etti. Mustafa Yuka’nın öğretmen dünyası, Anadolu şiir ve MAKSAD sanat dergilerinde çeşitli araştırma yazıları ve şiirleri yayınlandı. Ulusal gazetelerde çeşitli araştırma yazıları yayınlandı. Mustafa Yuka’nın 1993 Yılında Kanla Çiçekler Açmaz ki adlı ilk şiir kitabı yılında; ikinci kitabı 2000 Yılında Dünya Toplumsal Süreç ve Türkiye Demokrasisi (Tarih ve inceleme) 2007 yılında Baba İshak Böyle buyurdu(Araştırma ve destan),Gazel vaktidir Eylül (şiir) adlı yapıtı yayınlandı. 2001 yılında bir gurup sanatçı ve sanatsever dostu ile birlikte Malatya Kültür Sanat Derneği’ni kurdu ve ilk kurucu başkan seçildi.Üç denem üst üste MAKSAD başkanlığına seçildi ve MAKSAD adlı bir sanat dergisi çıkardı. Mustafa Yuka, Eğitim,Tarih,Şiir ve edebiyat alanlarında birçok konferanslar verdi. enson kitabı olan Baba İshak Kefersudi ise Fabilinus yayın evi tarafından yayımlanmıştır. Halen son nokta ve güneştv internet sitesinde de güncel konularla ilgili yazılar yazmaktadır.
Ünvan:
Öğretmen, Şair, Yazar
Doğum:
Altınlı / Akçadağ, Malatya, 1957

Okurlar

3 okur beğendi.
46 okur okudu.
30 okur okuyacak.
3 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 36.4
Erkek% 63.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bilemezsin kim dost, kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkandan vuran.
Yavuz Sultan Selim (SELİMÎ)
Gözlerimden aktı deryalar gibi yaşım benim Dostlar çok nesne gördü anmadık başım benim Geçmek için seyl-i eşkimden hayalim askeri Bir direkli iki gözlü köprüdür kaşım benim Her gece altun benekli asmaniler giyip İşbu çarh-ı pire-zen olmuşdur oynaşım benim Ben geda gurbet diyarında kalırdımyalınız Mihnet ü derd ü bela olmasa yoldaşım benim Ey felek dokuz dolu cam içmeyince Han Selim Dehr içinde olmadı hergiz ayakdaşım benim Günümüz türkçesi Gözlerimden çok fazla gözyaşı aktı. Dostlarım birçok şey gördü ama benim derdimi görmezden geldi. Hayallerim, gözyaşlarımın akıntısından geçerken Kaşım, iki gözümün üzerinde bir köprü gibiydi. Her gece yıldızlı gökyüzüyle baş başa kaldım, Bu yaşlanmış gökyüzü benim tek eğlencem oldu. Ben bir yoksulum, gurbet ellerde hep yalnız kaldım, Yanımda sadece dert, sıkıntı ve belalar vardı. Ey kader! Yavuz Sultan Selim dokuz kadeh içmeden Bu dünyada bana denk kimse çıkmadı.
Reklam
Reklam