Nadia Murad

Nadia Murad

Yazar
8.9/10
35 Kişi
·
79
Okunma
·
5
Beğeni
·
171
Gösterim
Adı:
Nadia Murad
Unvan:
İnsan Hakları Savunucusu
Doğum:
Irak, 1993
Nadia Murad, Nadia Murad Basee Taha'nın adıyla (1993 doğumlu, Kawjū (Kocho), Irak), Yazīdī kadınları için olduğu gibi, insan kaçakçılığı ve cinsel şiddet hakkında konuşmalar yapıyor. Murad ayrıca Yazīdī topluluğunun kötü muamelesinden daha geniş bir şekilde bahsediyor. 2016 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Kaçakçılığından Kurtulma Onuruna Karşı İyi Niyet Elçisi olarak atandı ve birkaç ödül aldı. 2018'de, Nobel Barış Ödülü'nden Kongolu doktor Denis Mukwege ile birlikte çalıştı.
Mutluluga Ondan Korunmamız Gereken Bir Hırsız Gibi Yaklaşırız , Çünkü Biliriz Ki Yitirdigimiz Sevdiklerimizin Hatırasını Kolayca Silebilir Ya Da Bizi Üzgün Olmamız Gereken Bir Zamanda Anlık Bir Neşeye Maruz Bırakabilir, Bu Yüzden Dikkatimizi Dagıtacak Şeyleri Sınırlarız..........
Musul'da sıradan biri için hayatın daha iyi olduğunu düşünmeme yol açacak bir şey görmemiştim. Bu şehir kendinin kabuğu gibiydi, boş ve karanlıktı, ölüm kokuyordu ve en baştan boş vaatlerde bulunan teröristlerce mesken tutulmuştu.
Bana tecavüz eden adamın gözlerinin içine bakmak istediğimi ve onun adaletin karşısına çıktığını görmek istediğimi söyledim. Her seyden çok, dedim, dünya üzerinde hikâyesi benimkine benzeyen son kız olmak istiyorum.
Hâlâ daha sırf korkudan kendi memleketini bırakmak zorunda kalmanın bir insanın karşılaşabileceği en büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sevdiğin ne varsa çalınıyor ve senin için hiçbir anlam ifade etmeyen bir yerde yaşamak için hayatını riske atıyorsun ve orada sırf ülken savaş ve terörizmle bilindiği için aslında istenmiyorsun. Bu yüzden de ömrünün geri kalanını sınır dışı edilmemek için dua ederken geride bıraktıklarının özlemiyle geçiriyorsun. Hezni'nin hikayesi bana şunu düşündürdü: Iraklı bir mültecinin yolu daima geriye doğrudur hapse ya da geldiği yere.
304 syf.
·Puan vermedi
Nadia, ailesi ile birlikte Sincar'ın Koço köyünde geçirdiği mutlu günleri anlatmış. Sonra Amerika'nın gelişi,saddamın devrilmesi,iktidarın el değiştirmesi ve IŞİD'in ortaya çıkması ve dağıtılan, katledilen ailesini anlatmış.
Yer yer çok zorlandım okurken gözümüzün önünde olan bitene böyle üç maymun oynamak zorunda kalmak insanı gerçekten yaralıyor.
Çok sorgulayacaksınız sonra bu yaşanılanların önüne geçemediğiniz her an için canınız acıyacak ve kitabı büyük bir hüzünle bitireceksiniz...
304 syf.
·7 günde·10/10
Buradan kaç kişinin içi kaldırır bu kitabı okumayı bilmiyorum ama ben zorlandım. Onu söyleyebilirim. Işid’in yaptıklarını az çok biliyorduk ama birinci ağızdan okumak epey zormuş. Umarım Nadia Murad gayesinde başarılı olur.
304 syf.
Bu kitap mürekkeple değil kanla yazılmıştır. Yazarın kendi kanıyla...

Yaşananlar tüm çıplaklığıyla karşınızda dururken içten içe kendinizi derin bir üzüntü içinde bulacaksınız. İnsanların uğradığı zulüm ve soykırım canınızı o denli sıkacak ki tırnaklarınızı avuçlarınıza batıracaksınız. Etkisinden uzun süre kurtulamayacak, insanlığınızdan utanacaksınız. Nereye giderseniz gidin barbarlık peşinizden geliyor. Gerçekten çok acı.
304 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
IŞİD tarafından ailesi (annesi, abileri, kardeşleri öldürülen, köyü yok edilen) Ezidi kızı Nadia Murad' ın hikâyesini okurken bile insan tahammül edemiyor. Bunca vahşeti, bunca kötülüğü anlamak mümkün değil. Sadece dini inançları nedeniyle uğradıkları zulüm ve soykırım korkunç ötesi.

Nadia Murad IŞİD tarafından kaçırıldıktan sonra köle olarak defalarca farklı kişilere satılır, her birinden tecavüz, dayak, aşağılanmaya maruz kalır. Buna rağmen asla pes etmez. Ve onların elinden kurtulmayı başarır. Her ne kadar ailesinden geriye küçük bir azınlık kalsa da, kendisi bir daha eskisi gibi olamayacak olsa da hayata tutunmayı bırakmaz, pes etmez...

Bugüne kadar zorlanarak okuduğum ender kitaplardan biri oldu.

Beni en çok etkileyen, içimi acıtan yer ise Nadia Murad' ın köyünün erkeklerinin hepsi kurşuna dizildikten sonra, normalde her güçlüğe göğüs geren annesinin, oğullarının ölümüne verdiği sessiz tepki... Köyün kadınlarının toplatıldığı okulun içinde herkes korkuyla beklerken annesinin, Nadia' nın bacaklarına başını yaslayarak, konuşmadan, ağlamadan derin düşüncelere dalıp, acının içinde kaybolması... Sözün, kelimelerin bittiği yerdi bana göre...

Her bünyenin kaldırabileceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum ama gene de okumak gerek. Onların birebir yaşadığı acıyı az da olsa anlayabilmek için okumak gerek, hala insan kalabilmek için okumak gerek...
304 syf.
·Beğendi·10/10
"Bu kitap mürekkeple değil kanla yazılmıştır. Yazarın kendi kanıyla." #zülfülivaneli
.
.
Yazar, Irak'ın küçük bir kasabası olan Koço'da doğmuş ve orada yaşamını sürdürmüştür. Ailesi çobanlık ve çiftçilikle hayatlarını idame ettiriyorlar. Ezidi bir ailedirler. Ezidiler hakkında da detaylıca bilgi var kitapta. Aslında herkes onları şeytana tapıyor olarak görüyormuş ama yazar, "Biz şeytana tapmıyoruz" diyor. Kutsal ekmekleri var ve yanında taşıyıp kötü şeylerin olmayacağına inanıyor. Değişik bir inançları ve şaşırdım ama yargılamak veya hüküm vermek gibi bir davranış sergilemedim tabii ki. Herkesin inancına saygı duyulmalıdır. Nadia 21 yaşında iken mutlu mesut olan hayatı cehenneme dönüyor. Isid militanları yaşadığı yere saldırıyor, erkeklerin hepsini öldürüyor, genç kızları ise köle olarak satmak üzere kaçırıyorlar. Yaşadığı şeyler öyle acı ki. Günlerce tutsak kalıp sayamadığım kadar da tecavüze maruz kalıyor. Bu satırları hele de onun ağzından bizzat okumak çok üzücü bir durum. Bu dünyadaki hiçbir kadın böyle kötülükleri hak etmiyor. Kitabın adı Son Kız ve yazar diyor ki: "Böyle şeyleri yaşayan Son Kız ben olayım." Keşke sen de yaşamasaydın diyorum. Umarım daha güzel bir dünya olur.
#parlakmeltemkitapligi
304 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Gerçek hikaye olması nedeniyle güzel bir kitap.Bu yaz hiç okumayacağım türlerde okumaya başlamam ayrı garip geliyor,bana.Tek kelime ile muhteşem bir kıtap ve her şeyi göz önüne seren bir kitap.Ayrıca bloğumdan da yorumumu okuyabilirsiniz. (https://sadeceyagmurr.blogspot.com/...in-hikayesi.html?m=1) okumalar.
304 syf.
Yetim ,tecavüz mağduru , seks kölesi olan Nadia Murad’ın IŞID (bazıları bu terör örgütününü “ÖFKELİ BİR ARAYA GELMİŞ BİR KAÇ GENÇ “olarak biliyor) ile olan mücadelesi .
Nadia bir ezididir, peki kimler mi bu eridiler

Allah’a inandığını iddia edip kafa kesen ve kafa kesenleri savunabilen müminlerin bulunduğu bir dünyada kafa kesenlerin ve savunduklarının şeytana taptıklarını iddia eden bir topluluk . Ve bu topluluk çok yakın bir zamanda “Allah’ın verdiği canı başkası alamaz,çok günah”diyenler tarafından soykırıma uğradı .
Zülümlere baş eğmeyip,yolu bataklıktan Nobel Ödül adaylığına , Kadın hakları savunuculuğuna ,BM iyi niyet elçiliğine kadar uzanan Nadia’nın içinizi burkan hikayesini okudukça isyan edip insanın insana ettiği zülümlerin bir an önce bitmesini dileyeceksiniz .Kesinlikle okunmadı gereken bir kitap
304 syf.
·Beğendi·10/10
Öncelikle okuduğum hiçbir kitap bu kadar ağır olmamıştı. Vücudum titreyerek sayfalari çevirdiğimi anımsıyorum ya da okuduğum gün kabuslarla uyandığımı... Hiçbir kadın yaşadıklarına karşı sessiz kalmamalı Nadia Murad gibi. Ve savaşını onun gibi mürekkebiyle vermeli. Onun da belirttiği gibi umarım bu ve benzer hikayeleri yaşayan son kız olur. Kitabı şiddetle tavsiye ederim.
304 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Nadıa Murad'ın başından geçenleri okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız...Kadınların yaşadıkları zulüm çoğu zaman ölmeyi yeğlemelerine sebep oluyor...Acı dolu direniş hikayesi...
304 syf.
·Beğendi·8/10
Ezidileri anlatir bu kitap. Yezidilerin nasil aci cektigini, nasil insan yerine konulmadigini, kadinlarin mahvolmus hayatlarini, ışid militanlarinin nasil asağılık oldugunu anlatır. Oysa birini sevmekle başlar her şey, birini sevmekle güneş dogar, yagmur yagar, tabiat uyanir. Bu dünya çok büyükse neden bi arada kardeşçe yaşanmıyor, neden herkes bir başkasının ekmegine, özgürlüğüne, hayatına göz dikiyor? Okuyun efendim, bu dünyayi okumak, bilmek, düşünmek kurtaracak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nadia Murad
Unvan:
İnsan Hakları Savunucusu
Doğum:
Irak, 1993
Nadia Murad, Nadia Murad Basee Taha'nın adıyla (1993 doğumlu, Kawjū (Kocho), Irak), Yazīdī kadınları için olduğu gibi, insan kaçakçılığı ve cinsel şiddet hakkında konuşmalar yapıyor. Murad ayrıca Yazīdī topluluğunun kötü muamelesinden daha geniş bir şekilde bahsediyor. 2016 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Kaçakçılığından Kurtulma Onuruna Karşı İyi Niyet Elçisi olarak atandı ve birkaç ödül aldı. 2018'de, Nobel Barış Ödülü'nden Kongolu doktor Denis Mukwege ile birlikte çalıştı.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 79 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 61 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.