korkunun izleri yalnız belgelerde değil, anlatılarda da izlenebilir. Külkedisi hikayesinde üvey anne figürü genç kızın karşısına çıkan temel engel olarak sunulur. Masallar çocukları oyalamanın ötesinde, toplumsal korkuların ve adaletsizliklerin biçim değiştirerek anlatıldığı metinlerdir. Çocukluk ta yaşanan kırılmalar, dışlanma ve korunma ihtiyacı, bu anlatılar içinde dolaylı yollarla dile gelir. Masal evreni, gerçek hayatta karşılık bulamayan duygulara bir alan açar;
travmalar hikayeye dönüşür, adalet yeniden kurulabilir gibi gösteri lir. Üvey annenin tekrar eden varlığı hem tarihsel düzenin
kalıcılığına hem de çocuklukta yaşanan içsel çatışmaların kül türel dile aktarılmasına işaret eder. Masallarda çözüm çoğu zaman dışarıdan gelir; ama gerçek hayatta, kişi yolunu ken di çabasıyla bulmak zorunda kalır. Kayseri'nin Zincidere Köyü'nde yaşayan Altun'un, üvey anne korkusunun gölgesinde biçimlenen hayatı ve kurtuluş çabası bu korkunun Osmanlı toplumundaki örneklerin den biridir.
Belge: Kayseri'ye bağlı Zincidere Köyü'nden Devlet adlı bir zimmi, aynı köyde yaşayan Hüseyin ve Osman bin Rıd van, anneleri Raziye binti Kilabi Dede ve Abdi'yi mahkeme ye vererek şu iddiada bulunmuştur:
"İki gün önce gece yarısına doğru, evimde saklı duran yir mi üç esedi kuruş, dokuz gümüş düğme, bir ( ... ) tülbent, altı parça çuha kumaşı, birkaç ek parça çuha, yedi top dimi kumaşı ve eşime ait kıymetli eşyaların dışında başka değer li giysi ve eşyalar çalınmıştır. Söz konusu kişiler, mühtedi
kızım Altun'u kandırarak bu işi yapmıştır .. Kendilerine bu du rum sorulsun. "
Sayfa 164 - Fol kitap 2025