Ökkeş Karaoğlu

Ökkeş Karaoğlu

Yazar
9.0/10
1 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
YEL DAĞI DESTANI

zemherinin en zorlu ayında,
kırk yedi candık yel dağı’nda
kökleri toprakta,
gözleri patlamaya yüz tutmuş tomurcukta,
kırk yedi can,
kırk yedi partizandık,
doksan üç’ün ocağında.
bahara gebe dağlarımın
lanet okunası kışında,
öfkemiz dorukta,
bilincimiz kızıl bir ufukta,
kırk yedi can,
kırk yedi partizan,
hain bir kuşatmadaydık.
lakin;
pülümür’den uzanıp,
pulur’a varmakta,
ve böylece kuşatmayı yarmakta
kararlıydık.
çünkü bir partizandık...
...düştük yollara,
vurduk dağlara.
karları yara yara,
dağları aşa aşa,
vardık köylerde yanan sıcak ocaklara;
o ocakları ısıtan sımsıcak insanlara.
o insanlar ki dosttular.
vurgun yemiş balıkları
sinesine çeken okyanustular.
o insanlar ki halktılar.
asi dağları kadar asi,
zulme boyun eğmez “baldırı çıplaktılar”
ve bu yüzden;
dağların ardından sökün eyleyenlere,
birer evlat gibi baktılar.
yaralarına merhem sürüp,
şehitlerini bağırlarına bastılar.
atalarının,
dedelerinin
ve gül yüzlü bebelerinin
yanı başına gömüp,
ağıtlar yaktılar.
yaşanan bir zulüm,
bir tufandı.
ve her bir anı,
acı yüklü,
umut yüklü,
sevda yüklü,
direnç yüklü,
ve kahramanlık yüklü,
bir türkü,
bir destandı.
ve “destanımızda
yalnız onların adları vardı.”
onlar ki,
tarih yazan
gerçek bir kahramandı.
kimileri savaşçı,
kimileri köylü,
ama her biri bir bütün,
bir ormandı.
ve bu ormanın
her bir ağacı aynı soydandı.
ve bu soya zulmeden,
onlara düşmandı.
düşman,
kan ve irin kokusu almış,
komprador bir yılandı.
yol, iki gün, iki gece sürmüştü.
ve sanki yaşanan
“uzun” bir “yürüyüş”tü.
ki her birimizi ayakta tutan
yoldaş yüzlü şehitlerimizin
suretlerinde kalan gülüş,
ve geleceğe dair kurduğumuz
o büyük düştü.
yol,
dünden bugüne;
bugünden yarına uzanan.
kan,
ter,
ve barut kokusuyla örülmüş,
ve dağ doruklarından,
ve kaya oyuklarından süzülmüş,
görkemli,
ama zorlu bir yürüyüştü.
ki bu zorlu yürüyüşte
niceleri çürümüş,
niceleri dökülmüştü.
lakin;
her dökülene inat,
daha bir kök salıp büyümüştü.
çünkü,
bu örgünün her bir ilmeğine
nice yoldaş bedeni düşmüş,
ve daha nice yoldaş bedeni,
yoldaşına sırdaş,
kavgasına omuzdaş olan
mavzerine sarılıp,
baharın kokusu kadar tatlı,
yarin dudağı kadar ballı
ve sevdalısına teslim olacak kadar harlı
namlusunu öpmüştü...
...hiçbir zaman akıtmaktan çekinmedik,
damarları zorlayan kanımızı,
hiç bir zaman tereddüt etmedik.
değiştirmek için “alınyazımızı.”
ki bu yüzden,
bir kez olsun yitirmedik inancımızı.
kırk yedi can,
kırk yedi partizan
ve birman,
ve mergasor,
ve xarşı,
ve mercan
yek vücut olup direndik,
tamamlamak için destanımızı.
...oysa ne bu zulüm onlara reva,
ne bu ölüm bizlere devadır.
çünkü, yüreğimizi saran
iflah olmaz bir sevdadır.
ki bu sevda uğruna
yeniden düştük yollar.
vurduk dağlara,
her seferinde
ihanete vura vura
yeniden tutuştuk kavgalara,
ki dana nice kavgalara tutuşup,
nice destanlar yazacağız
umut yüklü yarınlara…

ÖKKEŞ KARAOĞLU
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ökkeş Karaoğlu

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.