Bütün bunların üzerine yeniçerilerin ve halkın muhalefetlerini meşrulaştırıcı yanlışlar da vardır. Nizâm-ı Cedid askerine "mintan ve potur ve barata ve tüfeng verilip, bunun gibi nice bid'atlar vâz olub" ve bütün bunlara karşı yeniçerilerin; "Bizler Nizâm-ı Cedid'i kabul etmeyiz" (Yayla İmamı Risalesi, s. 217) şeklinde tepkilerine yol açar. III. Selim'in Nizâm-ı Cedid elbisesiyle cuma namazına gitmek düşüncesi; Karadeniz boğazındaki kalelerde görevli askerlere Nizâm-ı Cedid elbisesigiydirmek fikri (Yayla İmamı Risalesi, s. 221-222); İstanbul'da kolluk görevi için Nizâm-ı Cedid askerlerini görevlendirmek istemesi; bunu yeniçeri ağasından saklayarak uygulamak istemesi gibi icraatlar, yeniçerilerin ocaklarında türlü dedikodulara yol açar. Yeniçeriliğin kaldırılıp, herkesin Nizâm-ı Cedd askeri olmasının amaçlandığı, buna karşı çıkılması gerektiği şeklinde fitne ve fesad grupları oluşmaya başlar. (Tüfengçi-başı Arif Efendi Tarihçesi, s. 385)