Çünkü Türkiye'deki edebiyat eleştirisi nerede ise XX. yüzyılın sonuna kadar ağırlıklı olarak ideolojik yakınlık, eş, dost, ahbaplık hususları gölgesinde ilerlemiştir. Edebiyat biliminin esaslarına uygun eleştiri zayıflığı gerek toplulukların gerekse bireysel olarak hareket eden sanatçıların yanlış ve doğrularının ölçülmesinde önemli bir terazidir. Eleştiri terazisi iyi işlemeyen bir edebiyatta akım oluşması mümkün değildir.