Geri Bildirim
Pia UMY Y.G.

Pia UMY Y.G.

8.1/10
25 Kişi
·
54
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.009
Gösterim
Adı:
Pia UMY Y.G.
Unvan:
Yazar
"Sen hiç yağmur yağdı diye
uçurtmasını yırtan çocuk gördün mü?
Ben görmedim..."
En yakınımızın değerini kaybettiğimizde bilecek kadar...
Nankörüz her birimiz...
"Sevildiğini sandığı yerde başlıyor
kendini kandırmacaları insanın...
Önce kendine yalan söylüyorsun...
Sonra mutluyum diye herkese..."
Dünyamızın bu halini; denizsiz, ağaçsız ve hayvanların olmadığı, güneşin bile renginin solduğu bir yer olarak düşünün... Sanırım birçoğumuz bu görseli zihnimizde canlandırmakta zorlanacağız hatta başaramayacağız. Nedeni ise bugün bile insanoğlu hırsları ve daha çok yaşam alanı ( betonlaşarak) katletmekte çekinmediği,
doğanın bir gün bizim yaptıklarımızı bize geri dönderip intikam alacağını, gelecek nesiller için var olan dünyamızın yok olacağını, hesap etmemesinin acı bilançosunu yavaş yavaş hissettirip, insana hala şans vermesine, azınlık olarak hala dünyamız için umut besleyip dikkat etmemiz gerektiğini, geri kalan insanlığın sadece şu anı yaşayarak ileri ki dönemlere miras olarak kurak, katliamlarla dolu verimsiz bir dünya bırakmak için yarışmasının ne kadar acı bir tablo olduğunu zihnimiz bile kabul etmekte zorlanacak... Ama gerçek sandığımızdan daha hızlı bir şekilde bize kendini hatırlatıyor. Buzulların erimesi, sıcaklıkların artması ve bir çok hayvan ve bitkinin artık yok olmuş olması gelecek adına endişe etmemiz için yeterince açık ortada duruyor ve insanoğlu hala var olanı korumaktan ziyade, her şeyi talan etmekteki ısrarını sürdürüyor...

Önümüzde duran gerçeklerin insanoğlunun bu kadar acımasız bir şekilde, el birliği ile doğayı katletmesini, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin toprak olmadan tüm ekolojik dengenin geri dönülmez biçimde hasar görmesi ve bu anlamda
icat edilen hiç bir şeyin faydasının olmayacağını bilmek için kahin olmaya gerek olmadığını ve en azından birey olarak dünyamıza katkı sağlamamız gerekli olduğuna yazarlarımız dikkat çekiyor. Gelecek yaşamlarda dünya ile beraber insanoğlunun da kendi yok oluşuna nasıl katkıda bulunduğuna dair çarpıcı gerçeklerle yüzleşmemiz, düşünmemizi; biraz olsun gelecek nesiller için dünyamızın bize ait olmadığını, çocuklarımıza bırakacağımız mirası korumamızın önemini bizlere tekrar hatırlatılmış yazarlarımız...

Eser Ütopya'dan Distopya'ya doğru ilerlerken, bilim kurgu tarzına da çok yakın görünüyor...

Savcı Nancy hala dünya da insan ırkına zarar verecek davaları sonlandırarak gri dünyamızı en azından çocuklar için daha yaşanır bir hale getirmeye çalışmaktadır. Aşık olduğu adam onun hayatında yer almasa da bir gün oğlu Jason için geri gelip, Nancy'nin hiç bilmediği gerçekleri önüne serer...

Sevgi dolu bir aile içinde büyüyen bir çocukla, nefret ve intikam duyguları ile büyütülen bir çocuğun duygu dünyası kan bağı olsa da ne kadar farklı olabilir ki? Aldığımız genetik yatkınlık mı yoksa yetiştiriliş tarzımız mı birey olarak ileri ki yaşlarda hayatımıza etki ediyor? Nancy dünya üzerinde insan ırkını korumaya adadığı hayatını acaba ailesi için de sağlayabilecek mi? Hayatın bizi nerelere çekeceğinden emin olmadığımız an acaba en zayıf olduğumuz an mıdır? Sayfaları merakla çevirmeme sebep olan bu soruların cevabını üzülerek okudum...

Özellikle kitabın ilerleyen sayfalarında iki zıt dünya liderinin konu edilmesi çok ilginç
ve güzel olmuş...


İki yazarın birlikte kaleme aldığı kitabın yazım dili sade, akıcı ve merak uyandırıcı. Kapak tasarımı bana göre dikkat çekici olmuş. Teknoloji ile birlikte insan neslinin de gitgide robotlaştığını hatırlatıyor. Pia ve Yeşim Demir'in daha nice ortak eserlerde buluşmasını ve bizlerle buluşturmasını diliyorum...
Gençlik aşkı ve evliliğe giden ilk adımlar...
Bir yuva kurulurken hayal edilen ve en güvenilen kişi olan eşin şiddetle yönetmeye çalıştığı bir yuva...

Kadını kısıtlayan, çekinmeden gücünü üzerinde kullanan bir adamın yaptıklarından sonra verdiği sözler ve pişmanlığını okuduğum kitapta, kadının seviyor diyerek kabul edişi her sayfada canımın acımasına sebep oldu...

Etrafımızda yaşanan ve kadının hoş görüsü ile şiddetini kadının üzerinde kullanmakla kendini adam sayan insanların, karşı tarafın zayıflığını kullanarak kurdukları sözde saltanatlarının yıkılmaya ne kadar müsait olduğuna, kaba gücünü kadın karşı koymadığı sürece çoğaltarak devam etmesine, kendi acizliğini kadın üstünde gidermeye çalışan adamların; kadının ayağa kalktığında neleri başarabileceğine dair güzel bir örnek olmuş eser...

Düşünün bir kere kadın hamile ve adam sözde onu çok seviyor. Bu nasıl bir hastalıklı sevgiyse eşinin o haline bile merhamet göstermekten aciz ve üzerinde şiddet uygulayabiliyor. Toplum baskısı, el alem ne der sözleri ile yüzlere takılan maskelerin arkasına saklanan gerçekler ile kabusa dönen bir hayatın kahramanı olan kadının şahlanarak evladı için kaybettiği cesaretini yeniden bulması kararlar alıp, hayatına yeniden, yenilmeden zaferle yoluna devam edişinin öyküsü...

Eseri,duygulanarak, üzülerek okudum...
İnsan psikolojisinde korkunun nelere sebep olduğuna, bastırılmış öfkenin zihni ne kadar çabuk esir alabileceğini, bir annenin dolum noktasında başaramam dediği konularda kendi için olmasa da evladı için aynı ortamın terk edip, sağlıklı birey olabilmesi için verilen onur savaşında, küllerinden yeniden doğuşuna tanıklık etmek ise oldukça keyif vericiydi...

Eserin dili sade ve akıcı olsa da alışılmışın dışında cümleler ile dolu. Kadının gördüğü şiddeti sorgulayan ve sorgulatan kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim...
Aslinda çok dikkat çekici bir kurgusu var Gritopya'nin. Nedeni ise oldukça gerçekçi yazilmis olması. Kisa ama etkileyici bir şekilde Dünya'nin yok oluşuna giden süreci geçmişten geleceğe doğru yalin bir dille anlatmış olması. Yaşadığımız zamanda bilinçsizce doğayı katledişimizden kaynaklı ekolojik dengenin bozulmasi ve insan ırkının yavas yavaş yok olmasına giden sürecin korkunçluğuna tanıklık ediyoruz. Gelecek, doğumun bile yapay olduğu, yiyeceklerin bile tablet seklinde olması, yeşillik ve doğanın olmayışı bütün bunlara paralel bir şekilde gelişen teknoliji yüzünden insani duygularin da yitirildiği robotlaşmış bir platinum çağını anlatiyor. Platinum çağında geçmiş yüzyılları anlatan halogramlar izlenerek bu dönemdeki çocuklara yemyeşil doğa, masmavi gökyüzü ve lacivert derinlikleriyle uçsuz bucaksız okyanuslar gosterilerek, geçmişte dünyanın nasıl olduğu anlatılıyor ve o dönemin cocuklarinin içi gidiyor haliyle. Keşke dünya hic bozulmadan kalsaydı diye. Bence bir hologram da gelecekteki dünya icin hazırlanmalı ve günümüz insaninin seyretmesi saglanmali ki, gelecekte dunyanın nasil yok olacağı görülebilsin. Benim beğenerek okudugum bir kitap oldu. Yazarlarimizin yuregine sağlık böylesi gerçekçi ve çok önemli bir konuya temas ettikleri için.
Denizler,göller,ağaçlar ,hayvanlar ve duyguların olmadığı bir dünya....Düşüncesi bile korkunç değil mi ....Bambaşka bir dünya düzeni...İnsanoğlunun doyumsuzlugu sonucunda ruhsuzlasmis bir dünya...Bunları okumak sarsıcı öte yandan bilinclenmek ve farkindalik açısından faydalı olduğunu düşünüyorum....Kurgusu ve anlatımı güzeldi...Bilimkurgu kitaplarında sevdiğim, olmassa olmaz detaylar ve fazlaca bilgi verilmiş olmasıdır...Ki gritpoya da aynen öyleydi,ve verilen toplumsal mesajlarla birlikte güzel bir okuma oldu....Kitabın kesinlikle devamı olmalı.....
#kitapyorumu
#destekyayınları
Yıldız Umay Gülsu

Bir solukta okuduğum,muhteşem bir kitap,hiç bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim.
*Yanlış bir seçim,yanlış bir evlilik,pişmanlıklar,keşkeler,kafdağının görünmeyen yüzü aşk...
*Kadınların sessiz kabullenişi,erkeklerin hoyratça yıprattığı bir yaşamı içten içe kızı için kabullenen bir anne...
*Ne kadar tanıdık bir hikaye değil mi?
*Hepimiz ya duyduk,ya tanık olduk,ya da bir komşumuzun sessiz çığlıklarına kulak tıkayışımız,çokta uzaklarda aramayın belki de bu yorumu okuyan sizler...
*Bir kadın kolay kolay boşanmaz zannımca,bırakmaz yuvasını, sonuna kadar savaşır ama kiminle?
Cinsiyeti yok bu kitabın,okuyun, okutturun
Yazarımıza çok teşekkür ediyorum.
Konusu güzel bir kitap öncelikle. Lakin kurgusu ve dili çok sade kalmış. Gençlik dizisi tadında bir kitap olmuş haliyle. Bu yüzden de sürükleyici bir kitap. Çevreci mesajlar verip küresel ısınmaya dikkat çekerek distopyasını şekillendirmiş yazar. Kitaplarla kalın
Yıldız Umay Gülsu
#üveyKırmızı
#yorumum; genç yaşta aşık olan iki genç mantıklı düşünmeden, gelecek planları yapmadan sabırsız ve yanlış karar vererek daha askerlik bitmeden hızlı karar verip aşkın gölgesinde bir birini tanımadan evleniyor. Kadının kıymetinin bilinmediğini ve her şeyin dayakla çözüleceğini düşünen her sinirlendiğinde eşine şiddet uygulayan insanlıktan çıkmış zavallı koca. Ne kadar da sabırsız insanlar. Oturup konuşmak varken dinlemeden şiddete başvurmak en büyük aşağılıktır. Yaşanan sorunlara şiddete rağmen susmak, sabretmek kadının ne kadar güçlü olduğunu göstermiş. Ve hayatla mücadele edip güzel başarılara ulaşan bir kadının hayat hikayesini anlatan hüzünlü bir kitap. Kaleminiz daim olsun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pia UMY Y.G.
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 54 okur okudu.
  • 35 okur okuyacak.