Refik Algan

Refik Algan

YazarÇevirmen
7.4/10
9 Kişi
·
30
Okunma
·
0
Beğeni
·
378
Gösterim
Adı:
Refik Algan
Unvan:
Türk Danışman, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1952
1952 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İlköğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı. Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra tıbbi danışman olarak çalıştı.

Yazıları 1978’den itibaren çeşitli dergilerde yayımlanan Refik Algan, İngilizce’den yaptığı çevirilerle tanındı. 1978-1980 arasında kısa metin ve yazılarını Yazı ve Oluşum dergilerinde yayımladı.

Edebiyata ara vererek kendini tasavvufa verdi. Pek çok tasavvuf metni çevirdi. Şiir, öykü yazanların resmi ve müziği bilmesi gerektiğini düşüncesiyle resim ve ud ile ilgilendi. 20 yıl aradan sonra Geceyazısı ve Kitaplık dergilerinde 2003’te yayımlanmaya başlayan öyküleriyle edebiyata döndü. 2005 yılında yayımlanan Saat Kulesi, Kısa Metinler ve Hikâyeler adlı kitabı ile 2006 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. Aynı yıl Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği tarafından Kristal Martı ödülüne layık bulundu.

İkinci kitabı Umursamaz Uykucu 2007’de yayımlandı. Her iki kitabı da İspanyolca'ya çevrildi; Şili’de Cuarto Propio Yayınevi tarafından yayımlandı.
"Siz beni pek göremezsiniz zaten. Karanlık yüzümü sizlere döndüm de o tarafımı beyaza boyadım. Gerekirse görünmez bile olurum."
" Ay toz yağını değil mi?" diye sordu, "dünyanın çevresinde dönüp durmuyor mu? Peki siz neyin etrafında dönüp duruyorsunuz ki? O zaman sizler de birer toz yığını değil misiniz?"
Genç adam, "Siz dünkü kişi değil misiniz?" demiş, "Her yeriniz yanıklar içinde kalmıştı. Neredeyse tanınmayacak bir hale girmiştiniz!"

"Kitabın birinci dersi" demiş adam, "Yanacaksın, ama yandığını kimseye belli etmeyeceksin!"
Demek ki hayatta onun hiç evlenememesinin nedeni, anneniz ve sizdiniz. Hayatı boyunca size, "Madem ki siz beni 'kaptan'a vermediniz, o zaman da beni asla yalnız bırakmayacaksınız!" diyecekti.
O zamanlar böyle bugünkü gibi bir dev anası değildim; incecik, çıtı pıtı bir deniz kızıydım. Filmde de gördüm. Ben de bir deniz kızıymışım bir zamanlar. Hayaller Denizinde yüzer dururmuşum. Sonra da Denizci Sinbad'ın ağlarına takılmışım. Onun kalbi de daha kurşun değilmiş; zaten hiçbir zaman da olmadı! Bu iki bacağa sahip olmak için neler verdim! Hiç de acımadı. Zaten o şarkı da çok önceleri Deniz Kızı Eftelya için değil, benim için yazılmıştı. Hiç durmadan beni sevdiğini söylerdi. Bana çiçekli kartlar atardı. Ben de çıkar giderdim. "Denizin nazlı kızı benim. Çıktım, geldim." derdim.
120 syf.
·6/10
refik algan ismini yaptığı çevirilerden biliyordum ancak yazdığı metinlere dair bir bilgim yoktu. hava sıcaktı, zor bela kütüphaneye atmıştım kendimi. otobüste, metrobüste okuyabileceğim, beni yormayacak bir kitap alıp İstanbul'un varoşlarındaki evime dönmeyi arzuluyordum. işte o anda bu kitabı gördüm. neden olmasın, dedim içimden. kitabı araladım, 2006 sait faik en iyi öykü kitabı ödülü aldığını gördüm. evet evet, bu kitabı okumak istiyordum artık.

otobüse bindim, güzel bir yer bulduğuma şükrettim bir süre ve kitabı araladım. okudum, kısa yazıları görünce biraz garipsedim, yine de okudum. başlardaki kısa yazılar beni hiç açmadı. yazarın sıradan olaylara dair yazdığı basit yazılar nedense beni çekmedi. öyküleri ise çeşitli. noktalama işaretleri olmayan bir hikâye de var, daha gelenekçi bir dille yazılmış hikâye de var. doğrusu yazarın dilinde doğallığa fazla sığınmışlık gördüm. ama bu doğallık edebi bir lezzet yaratmadı bende. belki de sorun bendedir, kim bilir. koskoca sitede benden başka kimse okumamış, bu da enteresan.

Yazarın biyografisi

Adı:
Refik Algan
Unvan:
Türk Danışman, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1952
1952 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İlköğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı. Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra tıbbi danışman olarak çalıştı.

Yazıları 1978’den itibaren çeşitli dergilerde yayımlanan Refik Algan, İngilizce’den yaptığı çevirilerle tanındı. 1978-1980 arasında kısa metin ve yazılarını Yazı ve Oluşum dergilerinde yayımladı.

Edebiyata ara vererek kendini tasavvufa verdi. Pek çok tasavvuf metni çevirdi. Şiir, öykü yazanların resmi ve müziği bilmesi gerektiğini düşüncesiyle resim ve ud ile ilgilendi. 20 yıl aradan sonra Geceyazısı ve Kitaplık dergilerinde 2003’te yayımlanmaya başlayan öyküleriyle edebiyata döndü. 2005 yılında yayımlanan Saat Kulesi, Kısa Metinler ve Hikâyeler adlı kitabı ile 2006 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. Aynı yıl Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği tarafından Kristal Martı ödülüne layık bulundu.

İkinci kitabı Umursamaz Uykucu 2007’de yayımlandı. Her iki kitabı da İspanyolca'ya çevrildi; Şili’de Cuarto Propio Yayınevi tarafından yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 30 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.