Öyle sesler vardır ki, varmak istedikleri yere ulaşamadıkları için, hani bazen hedefini tutturamayan yıldırımlar olur ya işte öyle, içleri tehlikeyle şişik serseri toplara dönüşmüşlerdir. (...)
Sesler arasında tutuşulan öyle hava savaşları vardır ki, birbirlerine dolanır, döngüsel devinimler halini alarak gökle yer arasında, tıpkı kendini altıncı kattan atan intiharcının yarı yoldayken birden ölmek istemediğini fark etmesi gibi, geri dönüşsüz bir pişmanlığa benzer biçimde bir aşağı, bir yukarı dönüp dururlar.